22/2/2007 - SENDEKATIL KAMPANYAYAMIZA BAYRAK EKLE SAYFANA BAŞLATAN ARKADASI
SENDEKATIL KAMPANYAYAMIZA BAYRAK EKLE SAYFANA BAŞLATAN ARKADASIMIZ http://00gezginciler.blogcu.com/
HAYAT YOKUŞUNDA

   
ZZORLU SEVDAM
|
HAYAT YOKUŞUNDA KAYIP KENTİN GİZİ
      
  
      
 

   |
| iskelet
iskeletiskelet

DOST-LA-RIM
|
flash player
Aslında biten değil, bitmeyen aşklar acı verirler... Aslında, dibine kadar yaşadığın değil, doymadan kalktığın aşklar ızdırap verirler...
Aslında, karşındakinin suçlu olduğuna değil, kendinin suçlu olduğuna inandığın aşklar, hayatı mahvederler... Sorumluluğu karşı tarafa değil, kendine de yıktığın aşklar, içini acıtırlar...Cız ettirirler... Aşkın acısı, keşkelerin sayısıyla orantılıdır... Keşkeler fazlaysa, aşkın acısı çoktur..
Keşkeler yoksa, artık aşk da yoktur... Aşkı bitirmek, suçun karşı tarafta olduğuna inanmaktan geçer... Suçun karşı tarafta olduğuna inanamayanlar, keşke şunu da yapsaydım diyenler, aşkı bitiremezler... Aşkı bitirmiş gözükseler de, acıyı yok edemezler... Aslında biten değil, bitmeyen aşklar acı verirler... Kalbin çok önemli gördüğü birini, sevme, arzulama ve içinde hissetme durumudur aşk... Dibine kadar yaşayıp tükettiğin değil, doymadan kalktığın, hala arzuladığın aşklar ızdırap verirler... Artık ulaşamazsın... Oysa hala ulaşmak istersin... Aşk ya direkten dönmüştür... Ya da bir nebze yaşanıp, yarım kalmıştır... O durumda yarım kalan ya da direkten dönen sevgiliyi görmek istemez insan... Umudu yoksa görmek istemez... Umudu varsa, yarım kalan aşkı takip etmeye devam eder... Kadın ve erkeğin yarım kalan aşkları değişiktir... Kadın yarım kalan aşkının, bir başka kadınla mutlu olmasını hiç istemez... Onu biriyle görmek istemez... Mutluluk haberini duymak istemez... Hele hele evlendiğini hiç işitmek istemez...
Acı çeker...
Acı öfkeyi biriktirir...
İntikamı çağırır...
İntikam, nispet yapacak erkekleri buldurur...
Yarım kalan aşklar, ihtiras ve intikamlarla dolu egolarca yerlerde sürüklenir...
Çamura bulanır, balçıkla sıvanır...
hayatta vazgeçemeyeceğiniz şeyleri sıralarken sevgilinizin adını söyleyebiliyor musunuz?Her şeyden vazgeçerim ama ondan asla diyebiliyor musunuz? İşte ancak o zaman gerçekten seviyorsunuz demektir. Çok sevin, çok sevmekten korkmadan sevin. Korkuyla aşk bir arda olmaz. Korkunun başladığı yerde aşk biter.
Öyle çok sevin ki güne onunla başlayın. Yanınızdaysa, uykudan uyanır uyanmaz deyip sarılın. Öyle çok sevin ki yanınızda değilse uyanınca aklınıza gelen ilk düşünce o olsun. Yatağınızdan kalkıp güne doğru ilk adımlarınızı attığınızda dudaklarınızda onun adı olsun. Yüreğiniz gün boyu sadece onun için çarpsın.
Öyle çok sevin ki pencerenizi açtığınızda onun kokusu girsin içeri. Doğadaki tüm çiçekler sevgiliniz koksun. Çekin içinize kokusunu, hücrelerinize yayılsın.
Öyle çok sevin ki rüzgar olsun essin, güneş olsun açsın, yağmur olsun yağsın. Bugününüz olsun, yarınınız olsun, her şeyiniz olsun. Siz onsuz olmayın, o da sizsiz. Ağladığınızda, güldüğünüzde yanınızda olsun. Öyle çok sevin ki kaybetme korkusu sizi deli etsin.Sen gidersen ruhum da seninle birlikte gider diyecek kadar çok sevin. Onu her şeyiyle kabul edecek kadar çok sevin.
Öyle çok sevin ki yıllar yıllara eklenirken, şöyle bir geçmişi yoklamak için geriye dönüp baktığınızda başınıza gelen iyi şeyin o olduğunu düşünebilin.Ya o olmasaydı, nasıl geçerdi bu hayat diyebilin.
Öyle çok sevin ki ömrünüzü onun yoluna adayabilme cesaretini bulun kendinizde.Yoksan, yokum bende diyecek kadar çok sevin. Öyle çok sevin ki onsuz geçirdiğiniz her gün kaybınız olsun. Geri dönüp o günleri getirmeniz mümkün değil ama, bir sonra ki günü iki günlük yaşayın. O olmadan geçirdiğiniz zamana hep yanın.
Kimi severseniz sevin, ama çok sevin. Yarım yamalak sevdalar uzak olsun size. Bir koca yıl var önünüzde. Sevmeyi seçmek sizin elinizde. Aşk, bir yere gitmiyor, dibinizde sizi bekliyor. Bu yıl hayatınızda sevebileceğiniz biri olsun. Aşk olsun.... Sizi sizin kadar tanıyan biri
sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş,
sakin, uslu, efendi, oturmayı kalkmayı bilen,
sevmeden edemediğiniz biri
size sizi anlatmayı herşeyden çok seven,
sizin için çok şey başarmaya hazır biri
bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız ama ne söylediğini
bildiğinden hep emin olduğunuz,
sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatı tanıyan biri
yalnızca eşinize anlatabildiğiniz sırlarınızı anlatmaktaN çekinmediginiz,
bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri
sabahın üçünde ´ayıp olur mu´ diye endişelenmeden arayabildiğiniz
ve
üçüne beşine bakmadan size duymanız gerekenleri söyleyen,
gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan,
masasının başına geçen biri
kaleminiz, kağıdınız,
aynanız, saatiniz, kravatınız olan,
bazen gölgeniz olan biri
ve
bazen vicdanımız,
bazen de uykusuz bıraktıgınız için,
vicdan azabınız olan biri...
Hayatınız da böyle biri ... var mı ?
Varsa,kıymetini bilin.
Ve sessiz... Ve kimsesiz... Bir vapur kalkar köpük köpük yüreğimin en tehlikeli sularından sana doğru. Beyaz bir güvercin havalanır kanat çırpışı kalp atışlarımla eşzamanlı. Beyaz bir bulut olur umutlarım o vapurun kapkara bacasından gökyüzüne süzülen. Bir yudum damıtılmış aşk olur gözyaşım boğazımdan süzülen. Biliyorum sessizce yutkunup ağlamasak bağırsak söz olur. Ya da duyursak cihana, bir tefrika sunsak aşkımıza dair... Kimbilir belki göz olur. İyisimi böyle sessizce çığlık atalım sevgilim. Bırakalım o vapur bağırsın avazı çıktığı kadar bizim yerimize aşkımızı mavi sulara. Bırakalım o güvercin fısıldasın her kanat çırpışıyla aşkımızı kainata. Ve bırakalım o beyaz bulut yağsın insalığın üzerine gözyaşlarımızla. Islansın dost düşman cümlesi bilmeden yağmurun gözyaşlarımız olduğunu. Islak tenin gibi buğulu bu gece oldukça nemli... Gözpınarların gibi... Ve sessiz... Ve kimsesiz...
Aşk biter... İçin hüzün doludur. Bir yanın bittiğini kabul etse de diğer yanın, "Belki daha yapılacak bir şey vardır" der. Öylece durup gözlerinin içine bakarsın. Sana yeniden, "Gel" demesini beklersin. "Ben de senden ayrılamam" demesini beklersin. Ama o söz hiç çıkmaz ağzından, duyamazsın.
Gururlusundur, istenmediğin yerde durmazsın. Üstelik ihanet vardır işin içinde. Ağzından, "Evet, bence de bitmeliydi bu aşk" sözcükleri çıkar ama buna sen bile inanmazsın. Gururun sana oyun oynamaya başlar. Önce, " Belki biraz zaman vermeliyiz birbirimize" diyerek gururunu ucundan köşesinden yemeye başlarsın. Öyle bir an gelir ki, "Ne olur ayrılmayalım" demeye kadar vardırırsın. Bu sözleri nasıl söylediğine inanamazsın.
Onun sıcaklığını hiç kimsede bulamayacağını bilirsin. Kimse onun gibi gülemez, kimse onun gibi dokunamaz. Kimseyi onun kadar sevemezsin. Bunlar içini sıkar. Nefes alamaz hale gelirsin. Ne geceler gecedir, ne uykular uyku. Artık birkaç dakika huzurlu uykuya hasretsindir.
Uyuyamazsın.
Ondan gelecek bir tek haberi umutsuzca beklersin. Telefonun yanında kaç gece sabahladığını hatırlayamazsın. Beklemek ölüm gibi gelir insana. Aslında ölüm fikri de pek garip değildir artık. Öylesine umutsuz kalırsın ki, ölümü tek çare olarak görmeye başlarsın. Ölümle ilgili planlar yaparken bile onun tekrar geri dönme olasılığını hiç aklından çıkarmazsın. Bu yüzden ölemezsin. Hayat devam ediyordur ama bir şey hep yarım, hep eksiktir.
Yüreğin asla eskisi gibi atmayacaktır. Başka aşklar seni kandıramayacaktır. Kiminle beraber olursan ol, onu her zaman hatırlayacaksındır. Yıllar sonra bile olsa bir gün sana, "Gel" dese nerede ve kiminle olduğuna bakmadan ona koşacaksındır. Kahredici bir gerçektir bu. Bunu bilmek çok daha acı vericidir. Katlanırsın çünkü acı senin kardeşindir. O kim bilir kiminle, hangi mutlu hayatın içinde yeni aşkının adını çıkarmaktadır. Bunu da bilirsin. Bilirsin ama...
Ayrılamazsın!!!
Hiçbir ilişki sadece mantık üzerine kurulmaz... Aynı şekilde sadece aşk da mutlu olmaya yetmez. İlişki, dünyanın en zor işidir ve uyulması gereken kuralları vardır.
Kabullen: İki şeyi kabulleneceksin. Birincisi "aramızda iktidar problemi olmasın şekerim" gibi girişimler tamamen hayalcidir; kabul edeceksin. İkincisi, bir insanın bir başkasını hep aynı şiddette sevmesi mümkün değildir, bunu da kabul edeceksin.
İzin ver: Karşındakinin kendisi olmasına izin vereceksin; en sana uymayan yanlarını bile budamaya kalkmayacaksın. Sen de uyum sağlamak için kendini eksilten bir çabaya girişmeyeceksin. Bu, hiçbir zaman sandığın kadar iyi olmaz; her zaman sandığından kötü olur.
Belden aşağı vurma: Hiçbir kavgada, asla belden aşağı vurmayacaksın. Onun kişiliğini yıkacak şeyler söylemeyeceksin; onun zaaflarını kavgada koz olarak kullanmayacaksın. Sevdiğin insanla "yenmek" için kavga etmeyeceksin.
İki kişilik evren kur: Kanepede uzanıp yaptığınız dedikodularla, komik küçük sohbetlerle sadece ikinizin anlayacağı bir dil ve bu dilin etrafında iki kişilik bir evren kuracaksın. Dünya işleri zaten ağır; sen hafifleteceksin!
Onun tarafını tut: Ne olursa olsun üçüncü kişilerin yanında ve üçüncü kişilere karşı onu tutacaksın! Hiç "objektif" gibi görünmeyebilir bu sana ama zaten ilişki subjektiftir.
Yıkılma: En ölümcül haller dışında hiçbir üzüntünde onun üzerine yıkılmayacaksın. O senin doktorun, psikoloğun değil, sevgilin. Kendi derdini mümkünse kendin halledeceksin.
Emek harca: İlişkinin ihtiyaçlarını hassas bir görüş ile saptamaya gayret edeceksin. Örneğin onun yalnız kalmaya ihtiyacı varsa, tepesine binip sevgi performansları yapmayacaksın.
Öğren: Birlikte yeni şeyler görmeye, öğrenmeye, yeni maceralar yaşamaya bakacaksın. İlişkinin enerjiye ihtiyacı varsa, kendini akışa bırakmayacaksın.
Antrenman yap: Birbirinize çok yapışıp kaldığınız anlarda derhal ufak çaplı tek başına yaşama antrenmanları yapacaksın. Ona da yaptıracaksın! Bu, ilişkiye yeni enerji girişini sağlayacaktır.
Dikkat et: Bu en önemli emirdir. En önemli şey ilişkiniz değildir. En önemli şey, o ve sensin; ayrı ayrı... İkiniz de birer insansınız.. Onu ve kendini olduğun gibi kabul etmeye dikkat et...
İlk hissedilen duygular asla yalan olamaz, bende olmadığı gibi, sevdim gerçekten sevdim. Ama sevilmekte önemli... Aslında mektup yazmasını sevmediğim gibi bilmediğimde gerçektir. Bu mektup eline geçmeyecek ama olsun belki sana anlatamadığımı kendime anlatırım. Yalanlar yalanlar yalanlar...! Gerçekleri bile olumsuz kılacak kadar güçlü, soğuk ve itici bir durumdur. Aşkım sevgilim seni çok seviyorum dediğim anlar yalan değildi.
Yalan olan kavuşmamızın en başta senin ve bazı olumsuzlukların olduğu ve beni istemeyeceğin gerçeğidir. Ben mutlu olayım diye, verdiğin karşılık şimdi bana acı veriyor. Hayaller kurdum savaştım savaştım,. 3.kasım Pazar günü hayata yeniden gözlerimi açtığımı sandığım. Çok güzel ve o kadar da beni üzen ve kıran tarihtir..1 ay ,15 gün ,1 gün derken ve o gün yaklaşmıştı, heyecanlıydım koşa koşa geldim. Belki bir çiçek bile sunamadığımın burukluğu vardı içimde ama telafi ederim düşüncesindeydim. Ama kavuşmaz olsaydık sarılırsın diye beklerken, artık görüşemeyeceğiz demen her şeyi belirleyen bir kelime idi. Kazandığım savaşın renkli buğusuna çok kaptırmışım demek ki kendimi.... Sana söyleyecek bir kelime bulamıyordum. Kelimeler boğazımda düğümlenmişti sanki, nerdeyse ağlayacaktım. Bu mektubu kendimi toparlarım diye geldiğim o yerde yazıyorum gecenin bu saatinde seni düşünmek ne güzel, düşünülmesemde olsun farketmez. Soğuk bir hava, senin sıcaklığınla duygu doluyum, ama yazdıklarımdan bende bir şey anlamıyorum. Neyse zaten eline geçmeyecek bu...... Sen yoksun sevgilim olmayacak mısın?.. İçimde bir korku var, sanki bir şey olacakmış hissine kapılıyorum. Bugün yola çıkacağım sabahın ilk ışıklarında biletimi almış olacağım. Korkular işte, hiç bırakmıyor peşimi, Şuan zaten çok kötü bir durumdayım. Yalan işte, adını beyaz yalan koyalım... Seni alacak götürecek meçhule beni istemen artık hiç önemli değil. En azından aileni ve kendini düşün, bak ben ne haldeyim. Beni düşünen var mı? sende düşünme boşver. Artık rahatsız edilmeyeceksin. Hayatına girmeyeceğim. Beni öldü bil, ben öldüm varsay. Ama şunu unutma!.. Seni çok ama çok seviyorum. Şu andan itibaren gönlüme kilit vuruyorum. Sevda yasak bana, artık sevmeyeceğim. Kendinle birlikte beni de öldürdün, son nefesimi veriyorum hissine kapıldım dedim ya, şuan gözlerimden yaşlar boşalıyor bir görsen ahhhh!!!...
Dayanamazsın ama acınmaktan nefret ederim. Boş ver görme bilme, ben mutluyum seni unuttum, aldattım varsay, ve sende kendini düşün sadece... Yaa baksana denizler bile beni anlamıyor surat asmış bana çok soğuk davranıyor tıpkı senin gibi.. Aşkım sevgilim, aramızda olumsuz olan şeyleri bir kenara fırlatsan, hep yanında olsam, başını yaslayabileceğin güveneceğin birdost, bir arkadaş, bir sevgili olsam sana, ne olurdu be, canım yanıyor, aşkım yüreğim yanıyor, sevgilim ama sen hissetmiyorsun. Çünkü belki birgün ben öldüm haberini alırsın. O zaman beni anlarsın, kaybettiğine ağlarsın...Ne o ağlıyormusun? seni üzenler mi var. Ben yanındayım sevgilim, sen yoksun.Yine kayboldun, nerdesin gel yanıma, çok korkuyorum aşkım, Neden neden, diye sormak istiyorum. Yine hüzün...ben sevdim yine eller almasın. Beni yakan hasret olmasın... Yine yalnızlık baş ucumda bekliyor beni, sevgimizi kıskanıyor. Nasıl yenebiliriz hiç düşündün mü? ne yapmalı nasıl kazanmalı. Sevgim gün geçtikçe büyüyor altında eziliyorum.Sana bağlamışım kendimi, istesemde çözülemem, bir bilmece gibi. Bazen çok zor, bazen çok kolay, ben zor olanı seçmişim. Seni sevmenin sana ulaşmanın zorluğunu her geçen gün daha iyi kavrıyorum. Senden çok şey öğrendim, sende öğreneceksin. Güzel olan nedir biliyor musun? Her şeyi paylaşıyorsun işte ben seni bu yüzden çok seviyorum. Seni bu çileden kurtarmaya söz verdim. sbiliyorum. Sensizken cenneti neyleyim. Aşkım sevgilim seni seviyorum .. sevemediğin ama çok seven birisi......
Benim Kırgınlığım Aşka...Sen Üstüne Alınma sakın...
Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç birşeyimiz yok.Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum...Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım.,sevgimi aldım avuçlarımın arasına,ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım hayata karşı hep kısa cümleler kuruyorum bir sen sözkonusu olunca uzayıp gidiyor cümlelerim.Kelimelerim buruk,dudaklarımda istenmeyen eğreti duran gülüşlerim yarım... Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine...Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor...Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum...Çalmayan telefonuma elim gidiyor. Sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum...Bende olan seni, hiç kırmadım,değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum... İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı...Tutunabileceğim hiç bir güzellik yok,hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında...Isınabilmek için onlara sarılıyorum.Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor,ben görmemeye çalışıyorum...Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...Belki de görmeyi istemek gerekiyordu...Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma...Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda...Düşüncelerim gururlu,hayallerim ve sevdam değil...Gelseydin kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı,kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa,mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi dokunacaktım,sarılacaktım. Ama gelmedin,gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında...Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum... Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor...Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin yokluğun gösterdi bana...Her şarkıda sen varsın,her yerde, her gördüğüm insanda,denizde,gecede,uykumda ve uyanık gördüğüm düşlerin içinde...Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi...Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin ki? Gözyaşlarım asiliğini yitiryor ve yenik düşüyorum sevdana...Gittin! Belki de hiç gelmemiştin. ben geldiğini sandım...Ayak uyduramadım yorgunluğuna...Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım... Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın dokunuşlarında kendini bulan...Ama! En çok da imkansızın oldum, imkansızım oldun! Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanmadığın,yenemediğin,üzerinden atlayamadığın korkuların oldum...Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların,birikmişliğin oldum...Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum... Haketmediklerin,artık yeter dediklerin ve her şeyin olmak isterken belki de hiç bir şeyin oldum...Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim...Bilseydim bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim hiç? Şimdi bir mevsimlik bir aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen bir aşk...Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini,öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum...Seni hala benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi...Suskunluğun en büyük silahındı,suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan,canımı acıtan unutulmak...
Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor...
Merak etme, üstüne giydirmedim, giydiremedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor...Görüyorsun işte, aşka ve sana ihanet edemiyorum. Benim kırgınlığım aşka... Sen üstüne alınma... 01:45 |
|
BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Kİ:
Bir kuruluşun tepe noktasında yetkili olsam bile, bunu asla başka şekilde kullanmamalıyım. Günlük yaşamda ´ben´ yerine, daha çok ´sen´ sözcüğünü kullanabileyim...
BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ:
Sonsuz bir hazine gibi bitmesin, çoğalsın daha da sevdikçe, doldursun sarsın çevremi. Hatta düşmanlarımı da sevebileyim...
BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ:
Herkesten daha çok çalışabileyim, tutsak düşmeyeyim doğanın koşullarına, eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki, mutluluğu başkalarına da götürebileyim...
BANA ÖYLE BİR SAĞLIK VER Kİ:
Düşünebileyim, konuşabileyim.
BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Kİ:
İbadet edebileyim, iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış gözlerle, teşekkür edenlereÿÿ; bir şey yapmadım, anımsamıyorum diyebileyim.
BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ:
İyi eş, baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş olabileyim.
BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ:
Bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için karamsarlığa düşmeyeyim, herşeyden aklanmış olarak yaşama yeniden başlamak üzere bağışlanabileceğimi bileyim.
BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ:
düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum, varolduğum şu anda bu sözleri söyleyebildiğim için şükredebileyim.
BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ :
Yıllar sonra beni hatırlayanlar ´herkese iyilik eden, tüm insanları seven, o düzeyde de sevilen bir kişiydi ´ diye konuşsanlar ve ben de huzur içinde olabileyim.
BANA ÖYLE BİR İRADE VER Kİ: Birgün yenilip, içimdeki şeytanın kurallarına doğru yönelirsemÿÿ; bu bir düşünce ise düşüncemi, bu bir adım ise ayağımı, bu bir uzanma ise elimi durdurabileyim.
BANA ÖYLE BİR SABIR VER Kİ:
Sükûneti bulayım, durabileyim, düşünebileyim.
canım yinemi sensiz kaldım. yoksa dibi olmayan bir kuyuyamı düştüm farketmeden ,gözlerinmiydi aydınlatan dünyamı? nerelerdesin. kaderimizmiydi bu . bunumu reva gördüler bize. sensiz ölürüm diyordum ama bunuda beceremiyorum. hayır sakın yanlış anlama sana gel demiyorum aksine git, git istediğin yere
ama dilerdim ki istediğin yer benim yanım olsun.
sana gel demiyorum .ama ruhum yüreğim dinlemiyor beni , sen duymasanda... hep gidersen diyordum,ama bunu hiç düşünmüyordum sanki hiç sensiz kalmayacaktım ... çünkü insan ruhu olmadan yaşayabilir mi? ruhumdun sen benim. ama şimdi yoksun. bir kerecik daha ,başımı yaslasam omzuna. saklasan beni dünyamın çirkin yüzünden... yeniden nefes alabilsem, ellerinin sıcaklığı bakışlarının ışıltısı bu kadar uzakmı olacak tı özledim seni, ama yinede , boşver sen beni ,istediğin yere git. ama dilerdim ki...
Sen Uzaklardayken...
Sana dokunmak istediğimde uzaktaydın, uyuduğumda gecede, beklerken kayıptın. Karanlık bir odadayım. Yüreğime senin nefesini çekiyorum. Aynalar yüzüme gülüyor alaylı alaylı. Aynalarda sensizliğimi ve bakamadığım yüzünü görüyorum. Ne kadar uzaksın bana? Başımı çevirdiğimde göremiyorum gözlerini, oysa kalbimde hissediyorum kalbinin kıpırtılarını. Bir yaz yağmuruydu seni alıp götüren. Söz vermiştin oysa bir sonbahar akşamı döneceğim diye; kalbime sonbahar geldi; sen yine gelmedin. Sığındım; biçare sensizliğime, senin yerini tutmasa bile; Yinede bir umut besliyorum ölümle yoğrulmuş ve sen gittin gideli dallarını köküne salmış ay ışığı ile beslenen yüreğimde. Artık ne güneşin doğmasına izin veriyor nede yağmurun yağmasına yüreğim. Sen gittin diye; Çocuksu duygularımla besliyorum gitmesin, terk etmesin diye beni yüreğim. Masal kahramanlarımda terk etti beni, suçlu benmişim gibi. Bembeyaz aşklarda kaldı doyasıya kullanamadığım gülümsemelerim.
Sen gittin gideli yıldızlara takılır gönlüm, inadıma resmini çizer, ölüm kokan yıldızlar; ben bayılırım. Çok uzakta bir sen görürüm hayalimde, koşarım kavuşmak, koklamak, sarılmak için sana; her adım uçurum olur; ölürüm. Her adım sen olur. Uyanırım; gözlerimden bir damla sen düşer, ağlamaklı olurum. Gecenin karanlığı korkutur, göz yaşlarım boğar beni. Bulut bulut sen gelirsin;kurtuldum derim;alır beni sensizliğe atarsın. Ben ağlarım.Biraz eskitilmişte olsa senin bu sevda;gel gel de al diye çığlık atarım yıldızlar sağır olurcasına.
Sana dokunmak istediğimde uzaktaydın, uyuduğumda gecede, beklerken kayıptın. Yalan kadar doğru, gerçek kadar acı, dokunacak kadar yakın, göremediğim kadar uzaktın.
Sen uzaktın;
Sen uzaklardayken Ben yıldızları seyrettim, Tutam tutam ışıklarını çekip içime.
Sen uzaklardayken Ben gidişini resmettim, Yıldızlardan aldığım beyazlarla. Karanlığı tuval yapıp ayrılığı yok ettim.
Sen uzaklardayken Ben yıldızları boyadım, ölümle. Ayrılığı soktum aralarına, anlasınlar aşk acısını diye. Ayı öldürdüm, sensizliğimi hatırlatmasın diye.
Sen uzaklardayken Ben şiirlerini okudum çatlamış fısıltılarla. Bin kez dokundum yazamadıklarına Anlamaya çalıştım anlatamadıklarını.
Sen uzaklardayken Ben senli hayaller kurdum, Kimsesiz çocuklardan çaldığım hayal tozları ile. Yüzüne bakamadım ağlatırsın diye.
Sen uzaklardayken Ben kaderimi parçaladım. Yazgımızın değişmesini istedim. Yaşanmış tüm günahları üstlenip ateşinle kavruldum.
Sen uzaklardayken Ben göz yaşlarıma sevgimi gömdüm. Dudaklarımdan çıkan her sözcükte hayat bulsun, Yüreğime serpilsin diye.
Sen uzaklardayken Ben mum ışığına resmini çizdim. Mum gibi bu ayrılık erisin diye.
Sen uzaklardayken Ben, beni bırakıp gittiğin yoldan hiç ayrılmadım. Her giden otobüsün arkasından el sallayıp, Her gelen otobüste inmeni bekledim;
Sen uzaklardayken Ben; Hep dönmeni bekledim. 29 4 2006 saat 05 43
BÜYÜK İNSAN BÜYÜK İNSAN
At savur at sevdayı bir yere fırlat Bitti sayıp acıyı kaldır öyle at.. Sor herkeze sor acılar unutuluyor Ağlayınca gözlerinden silinmiyor Aşk herdafasında bak bulunuyor Bırakırım zamanı öyle birazda Sen olmadanda yine geçer nasılsa Hatırla bunları sakın unutma Diyordun ama o zaman gülüyordun Yanımdaydın canımdaydın Şimdi nasıl geçer bu ömür...
Susma söyle nasıl yaşar böyle insan Susma konuş hadi anlat büyük insan Söyle bir aşkmı çare olurdu zaman mı böyle Kaldırıp atardık ya sevdayı..
Susma söyle nasıl yapar bunu insan Susma nasıldı anlat hadi ayrılırsam Söyle hayatmı çare bulurdu kendim mi böyle Büyük aşklar böyle mi biterdi???
At silip at aşkları bir yere fırlat Bitti sanki derdini kaldır öyle at.. Sor ne olur sor sen benden ayrılırsan Ne olur düşünde bir ömür durdursam Aşk herdafasında bende ararsan Bırakırım kendimi öyle birazda Sen olmadanda ben yaşarım nasılsa Hatırla bunları sakın unutma Diyordun ama o zaman gülüyordun Yanımdaydın canımdaydın Şimdi nasıl geçer bu ömür...
Susma söyle nasıl yaşar böyle insan Susma konuş hadi anlat büyük insan Söyle bir aşkmı çare olurdu zaman mı böyle Kaldırıp atardık ya sevdayı..
Susma söyle nasıl yapar bunu insan Susma nasıldı anlat hadi ayrılırsam Söyle hayatmı çare bulurdu kendim mi böyle Büyük aşklar böyle mi biterdi???
Susma hani aşk insanı zaten bulurdu Susma hani yıllar aşka çare olurdu Söyle yıllar mı daha hızlı bir kurşun mu Böyle sensiz hergün biraz yok oluş mu...
|
|
| |
|
yarı uyanık uyben,sen kularda nefessiz karanlıga seni uykunun en derinlerindeyken.. üzerimde asılı duruyor zaman;kopartılan takvim yaprakları gibiyim..Sen boynuma asılı bir madalyonsun,korudugum,sakladığım sevdiğimsin... hayatımı içimdeki kücük dünyamı aydınlatan insan Bilki sevgi güzellik ister,emek ister,güzellik tende değil yürekte ates ister.Sensizde düşermiş takvimden günler; Gideni sanma ki bu gönül özler...Unut diyordun ya unuttum işte.....şimdi cek git degerimi bilemedin..
öyle güzel gülyoki gözlerin günün kızıl yorganına sarılmış dagların eteklerinden deniz dans ediyor.öyle derin bakıyorki gözlerin damarlarımdaki al yasamı kalbimden fıskıracakmıs gibi öyle hasretle bakıyorki askım.gözlerin 3 günün mucizesinden yasanacak düşlerin ufuklara süzülen bir bekleyissin askım.ardından cekilen sabır çarşafı yırtılırcasına öyle masum bakıyorki gözlerin derin tutkularında koparmaya kıyamadığım meyvelerimi eritircesine öyle dik bakıyorki gözlerin hayat denen dikenli yollardan göğsünü gere gere yararcasına öyle sevgi doluki gözlerin asırlara nmeydan okuyan yüreğimin senin birgün umut sahillerinde süzülebilme umuduyla bu issız yerlerde zamana dost olurcasın asiir gözlüm sen benim vazgecilmez tutkumsun vazgecemediğim gözlerimsin sen herseyimisin...
AGLAMAKLI OLDU GÖZLERİM COK UZAKLARA DALDI AGLAMAK İST
ERKEN AGLAYAMIYORUM YUTKUNAMIYORUM BOGAZIMDA DİZİLİYOR | |
|
|
Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/2/2007 - NE MUTLUKİ TÜRKİM DİYENE
|
BUNALIM TAKILMAKTAN ARTIK BUNLADIM GECMİSE BUNALIM TAKILMAKTAN ARTIK BUNLADIM GECMİSE BAKTIKCA ATAMIYOR UZADIM KABUSUM YENİDEN BASLAR Bİ GİDERKEN BU DÜNYA DENİLEN BOS BİR GEZEGEN ..BEYNİMDE BOMBALAR PATLIYOR..SANİYELER İNSANLARI ALIP GİDİYOR .DUR DİYORUM ARTIK BU ZALİM SAVASLARA,İNSANLIK MÜSVETTESİ O HAYVANLARA.GÜNLERİMİZ DUALARLA GECİYOR,KARDESLERİMİZN KANLARI HALA BOSALIYOR.GÖZLERİM GÖRÜYOR HALA ÖLÜ BİR BEDEN.SİLAH VE TERÖR BUNLARIN HEPSİ KEPAZE, SAVAS ÖLÜM ZAFER.İŞTE SANA SONUC ÖLÜMLE GELEN ZAFER EN BÜYÜK SUC.BEYNİMDE MAYINLARIN MERMİLERİN SESLERİ CINLIYOR KARDESLERİMİN KANLARI YERDE KALIYOR ASIN O SEREFSİZ KÖPEĞİNİDE KARDESLERİMİZİN RUHU SAAD OLSUN HUZUR DOLSUN ASİN O KALLES SOYSUZ İTİDE AYYILDIZIM SANLANSIN.BU VATAN GÖKLERDE.AY YILDIZ YIKILMAYACAK!KİMSE DURAMAZ TÜRKÜN ÜZERİNDE.BU VATANIN ÜSTÜNDE HERKES KARDEŞTİR BUNU BEYNİNE İYİ YERLESTİR..KARTAL GİBİ SICRARIM GÖKLERE BU VATAN NAMUSUNUN PEŞİNDE ..GÖKLER BENİM AYYILDIZ BENİM SİMGEM AFFEDEMEM VATANIMA YANLIS YAPANI 30 BİN ASKERİN CANINI ALANI UNUTMADIK...ASIN O ŞEREFSİZİ ....HERŞEY VATAN İÇİN...
|
|
Şemdinliyi bileniniz var mı? Ya da hiç gitmişliğiniz? Otuz iki virajları aşıp, kaymakam çeşmenin soğuk suyunu hiç içmişliğiniz var mı?Her sabah uyandığınızda size merhaba diyen efkâr tepeyi, gomane tepeyi gezdiniz mi karış, karış?Mayına basan aracın içinden, tam on dört metre uzağa fırlayan bir arkadaşınız oldu mu sizin?Yenge vallahi az önce yanımda oturuyordu, şimdi dışarı çıktı; diye yalan söylediniz mi karısına? Dükkânına girip alışveriş yaptınız mı bir esnafın? Gomane tepenin zirvesinden, içinde eşinizin, çocuğunuzun bulunduğu lojmana doğru yanarak gidip evinizin duvarında patlayan rpg-7 leri izlediniz mi siz? Ama yine de bulunduğunuz görev yerini terk etmeden, acaba öldüler mi, yaralandılar mı, diye sabaha kadar hiçbir haber alamadan beklediniz mi? Ben bu insanlar rahat uyusun diye buradayım, ama neden benim aileme saldırıyorlar diye düşündünüz mü hiç. Evinizin roketlendiği mahalleden ve hatta roketin atıldığı, makineli tüfeğin yanı başında çalıştığı evin sakinlerinden, vallahi biz bir şey görmedik dediklerini duydunuz mu kulaklarınızla? Her şeye rağmen deyip görevinize devam ettiniz mi?
O patlamalardan dolayı yıllardır psikolojik tedavi gören bir çocuğunuz veya çocuğu bu yüzden tedavi gören bir tanıdığınız oldu mu?
Hiç böyle bir babanın veya Annenin yüz ifadesini gördünüz mü? Tabancanızı evinizde bırakıp bir şey olursa, eve girmeye çalışırlarsa gerekeni yap, son iki mermiyi de kendinize ayır, ellerine sağ geçme diyerek her defasında eşinizle helalleşip çıktınız mı evden, ya da böyle bir tanıdığınız oldu mu? Sürekli telsiz anonslarını dinlediği için, ilk kurduğu cümle atışlar normal olan bir çocuğunuz oldu mu sizin? Lojmanın emniyetini sağlayan silahlı nöbetçilerin yanında mı oynadı çocuklarınız ve uzaktan dahi gelse, her silah sesinde o çocukların evlere, mevzilere nasıl koşturduğunu, koşarken düşenlerin nasıl yerlerde sürüklendiğini, nasıl hıçkırarak ağladıklarını gördünüz mü hiç? Bu gün yaşanan olayların, ilk olduğunu mu sanıyorsunuz? Bunları yapmadı ve yaşamadıysanız eğer, orası hakkında bildiklerinizin hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur efendiler. Affedersiniz bu kadar net konuşmak istemezdim ama ne yazık ki sabrım tükendi artık. Siz oturduğunuz ceylan derisi koltuklarda belki farkında değilsiniz, belki de umurunuzda değil ama orada görev yapan insanların öncelik sıralarında, ailelerinden önce vatanları geliyor, yeminleri geliyor. İşte bu yüzden mevzilerini terk edip ailelerinin yanına koşmuyorlar. Biz de onun için koşmadık zamanında görevimizi bırakarak. Yüreğimiz titreyerek bekledik ama görevimizin başında, dağda, hudutta bekledik efendiler, görevimiz bitene kadar bekledik. Bu insanlar tüm bunlara vatanları için, üstüne el koyup yemin ettikleri bayrakları için katlanıyorlar, sizin başınızın üzerindeki, ama nasıl sağlandığını bile bilmediğiniz egemenlik örtüsünün bekası için katlanıyorlar. Peki, onlar bu şartlar altında görev yaparken siz veya sizden öncekiler bu fedakârlıklara liyakat gösterebilmek için, geçmişte ne yaptınız? Şimdi ne yapıyorsunuz? Anıtlaştırılan terörist mezarlarının hesabını mı soruyorsunuz? O cenaze araçlarının görevlendirme emrinde kimlerin imzasının olduğunu mu araştırdınız? Başbakana güç gösterisi yaparak uçaklardan ve validen hoşlanmadık, ayrıca dağdakilerden vazgeçmeyiz'' diyenlere mi hesap sordunuz yoksa? Ya bütün kutsal değerlerimize söverek ayaklanan kalabalıklar, onlara devletin varlığını mı hissettirdiniz? Baldırı çıplak peşmergelerden tutun da, Danimarkalısından, Hollandalısından, Rum'undan duyduğunuz her türlü hakaret ve aşağılamaya cevap mı verdiniz?Roj TV muhabirlerinin nasıl olup ta olaylardan 3 dakika sonra canlı yayın yaptığını mı buldunuz? Bir el bombasının nasıl olup ta o kadar hasar medyana getirdiğini mi, Almanya ile yapılan telefon konuşmasını mı, o kalabalığın nasıl bir anda örgütlendiğini mi, araştırdınız? Arabası parçalanarak yakıldıktan sonra, şerefsizce ve insafsızca dövülerek komaya sokulan uzman çavuşu mu, evi kurşunlanan polisi mi, okulunda tartaklanıp kovalanan asker çocuklarını mı, araştırdınız? Bütün bu eylemleri kimin planladığını ya da organizasyonu kimin veya kimlerin yaptığını mı, o gün halkı sürüsünü idare eden bir çoban maharetiyle kimlerin idare ettiğini mi araştırdınız? Hayır, bunların hiçbirisini yapmadınız.
Siz ne yaptınız peki? Sizin farkında bile olmadığınız değerler için orada görev yapan bir astsubay ve bir uzman çavuş bulup, sonra bütün aydıncıklar, sağduyucular, mozaikçiler, üst kimliği, yan kimliği, alt kimliği olanlar ve hatta kimliksizler, sonra dalkavuklar, sendikacılar, susurluk paranoidleri, Soroscular, hülasa ne idüğü belirsiz, ne kadar adam varsa etrafınızda, bila istisna topunuz bir koro nizamında toplanıp, koroyu kimin yönettiğine bile bakmadan -ki ben bundan emin değilim- Vurun Kahpeye konseri verdiniz. Yanlış şarkıyı çalıyordunuz ama çaldınız, sesler, akortlar, notalar hep bozuktu ama yinede çaldınız, orkestra şefi, müzik demişti nasılsa. Şimdi yapılan araştırmalar neticesinde şu anda bile kuvvetle muhtemel olan sonuç çıkarsa ki bu sonuç, olayların altından terör örgütü ve onunla beraber bazı gizli servislerin çıkmasından doğacak sonuçtur, o vakit ne yapacaksınız? Allanıp pullanıp önüne çıkarak, tek tek arzı endam ettiğiniz o basına (!) bu defa ne söyleyeceksiniz?
Acaba yapacağınız hangi açıklama ile durumu kurtarmaya çalışacaksınız?
Bir açıklamanız var mı efendiler?
Daha doğrusu bir B planınız var mı? Ama bana sorarsanız, sizin minik kafalarınızı böyle şeylerle yormanıza gerek de yok zaten. Zira sizin adınıza orkestra şefi düşünür, besteler, önünüze koyar ve size de yine icra-i sanat etmek kalır ki bu, yani başkalarının bestelerini okumak zaten sizin en iyi yaptığınız şey değil midir?
Ne demişler gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım. Yapın efendiler; vazifenizi yapın, hem de gözünüz kapalı yapın.
Açarsanız gözünüzü belki Türk Bayrağına sarılı tabutları görürsünüz, ağlayan ailelerini, yetim çocuklarını görürsünüz de vicdanınız depreşir, vazifeniz yarım kalır.
Sonra ne der Avrupalı, değil mi?Hatta bakın ne diyeceğim; asın gitsin o astsubayla uzman çavuşu, Şemdinliyi, Yüksekovayı, Hakkâriyi de Belediye Başkanlarına teslim edin, seçilmiştir nihayet atanmış değil. Öyle Valiye filan da gerek yok canım, boşa zahmet. Tayin et, beğenmediler değiştir, ne lüzum var efendim. Bir Belediye Başkanı ile ulemadan bir zat-ı muhterem yeter de artar bile. Siz de bu arada sanatsal sergiler açın, fotoğraf çekin, resim yapın, medeniyetleri buluşturun, dinlere diyalog kurdurun. Değil mi ki ateş düştüğü yeri yakar. Ateş sizin yüreğinize mi düştü sanki? Bölen bölsün, satan satsın, Avşarı da ayırsınlar, Yörüğü de ayırsınlar, Dadaşı da, Sarışını da, Esmeri de. Şehirleri, köyleri, mahalleleri hatta ev ev ayırsınlar Türk Milletini, size ne gam efendiler. Siz fotoğraf çekmeye devam edin. Fakat unutmayın ki bir gün sizin de bir fotoğrafınızı çeken çıkar elbet. Ama o fotoğraf hangi salonlarda, nasıl teşhir edilir bilemem. Malum ya yaşlı tarih; fotoğrafları çekilip, tozlu sayfalarında bir yerlere asılmış liderlerin, fotoğrafları ile doludur. VARLIGIM TÜRK VARLIĞINA ARMAN OLSUN NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE OKTAY YILDIRIM 27 KASIM 2005
Karanlık gecede kara sudan zap suyuna giden yol, Dolunay azaplığında vatanımın, Ay örgüsü saçlarına vurgun düşmüşüm, Alın yazımıza vatan ve bayrak, şehitlik yazılmış
En güzel türküyü kurşun söyler özüme, Ola ki Tendürek ağıdı Cudi, Gabar türkülerinde, Muhabbeti bulurum bir zaman, Şahadetse aslanların savaşında,
Ölümsüzlük, şehitlik, bayrak hilalinde, Can veren, kan veren yiğitler, Yar gönlümüze düşende, çıktık dağların başına Karanlık gecede el uzattık hilale, Vurgun yedik seher rüzgarında, Gurbet türküleriyle selam ettik yar diyarına, Savaş türkülerinde kendimizi bulduk, Vatan türküsüyle huy eyledik her zaman
Kürşat baskınlarında şahadetime destur verilirken, Tekbir-i ilahi ki bayrağımdaki iman, Yıldız yüceliğinde vatan olası gönül, Neylerim, neylerim sensiz acep?
Seninle gezerim Şavşatı, KarSı, Seninle inerim Bingöl den Vana, Muş'tan el ederim Adıyaman'a, Ben deli sevdalar yaşar uykusu geçerken, Keleş sesinde yas tutarım, Ölen şehitlerin ardından,
Mimarisi olduğum Anadoluyu gezerken, Nasibim bir kurşun olup da, düşersem toprağa, Eğer, eğer toprak bana asmışsa bağrını, Damla damla düşüyorsa toprağa kan, Bayraklara sarılıyorsa tabutlar, Analar, analar ağlıyorsa yitik erlerinin ardı sıra, Gelinler, gelinler yas tutuyorsa yiğit erlerinin ardından Ki Türk devleti öksüz kalacaksa eğer,
Koyuver şahin misali saldırsın İbrahim in delilerini, Mehmetçesine, çakal sürüsüne,
Ay gökte kaldıkça, Ulu kocaların, ak sakalların duası Üstüne olsun.
 
Oğul Alların içinde gelirken bana Al kanlar içinde doğmuştun oğul Unuttum sanmıştım doğum acını Ölümün yanında o neymiş oğul Elimi tutup da yürüdüğün gün Canlandı gözümde okul dönüşün Hani ilk sakalın çıktığı o gün Çatal çatal sesinle canımdın oğul Bıyıkların terlerken on altı mıydın? Halaylar çekerken komşu düğünde Ne tez büyüdün de yoklaman geldi Gözümde nur idin sevgili oğul Halayları senin için çektiler Yeni yetişen arkadaşların Eller üzerinde hoplatılırken Düşeceksin diye korkmuştum oğul İlk üç ay sofrada yerin boş iken Koyardım tabağı gelirsin diye Sen yoktun, kalbime saplanır diken Şafağı sayardım gelirsin diye Yemin törenine gelememiştim Ağladım, töreyi yenememiştim Oğlumu gidip de görememiştim Savruldun sılaya yanarım oğul Şafaklar sayılıp, gün beklenirken Mektubun gelirdi okurdum oğul Günlere yeni bir gün eklenirken Yolladığın resmini koklardım oğul Sesini duyduğum ender anlarda Yüreğim titrerdi sanki bir anda Helallik dilerdin her telefonda Haklarım helaldi sana hep oğul İzine geleceğim dediğin günde Evime gün doğdu işittiğimde Hani sarma dolma istediğinde Canımı sarasım geldi be oğul Günleri sayarken bir telaş ile Haberin tez geldi asker eliyle Çatışma yapılmış dağ itleriyle Göğsünden vurulmuş ölmüşsün oğul Şimdi al bayraklar sarmış bedeni Yavrumun yanına götürün beni, Allara boyanmış kutsal kefeni Rabbime yürüdün ey güzel oğul, Şahadet şerbetin içtin be oğul. Yanıyor içimde sana ait şey Kefenin ıslanır, gozümdeki ney? Ey şehidim, Mehmedim ey gonca gülüm Bu vatan satılmaz, yerde kalmaz kan Titre kahpe düşman, eğ başını eğ Yanar anaların garip yüreği Eğilir mi sandın Türk'ün bileği Fedadır vatana oğullarımız Yollarız savaşa, takıp tüfeği Evlatlar biterse biz buradayız Yürek yangınımız yakacak sizi Elif'iz, Ayşe'yiz ,Kezban, Zöhre'yiz Ezecek nasırlı topuklar sizi Sanmayın bölünür bu aziz vatan Çelik göğsü bulur kurşunlar atan Hükümet sormazsa size bunları Hesabı soracak kabirde yatan Vurulup öylece yatıyor yerde Bir hasretli bakış, kan var o serde Nerdesin Allahsız nerdesin nerde? Çık karşıma er isen göster kendini Cesaretin var ise vur düşüncemi Bizler önce vatan diyenlerdeniz Allah'a hamd edip gidenlerdeniz Sadece secdede eğilir başlar Ölümü Zemzem gibi içenlerdeniz Korkmayız versek de cankuşumuzu Ağlayarak gömsek de son yavrumuzu İmanlı sinemiz en sağlam siper Vermeyiz kimseye can yurdumuzu
 
Vasiyet
Olurya bir çatışmada ölürsem, Arkamdan yas tutmayın, Bırakın toprağımda rahat uyuyayım, Bedenimden elbisemi çıkartmayın, Onlar benim grurumdur, Ölünce kefenim olacak. Başımdan beremi çıkarmayın, O benim şanım,şerefim olacak. Ayağımdan botları çıkartmayın, Onlar nice yollar aşacak. Şehit olursam sırat köprüsünden geçecek. Elimden silahımı almayın, O benim namusumdur, Ölünce mezarıma sembol olacak. Yaramın kanını silmeyin, Ahirette hesabı sorulacak. Göğsümden kör kurşunu çıkartmayın, O benim madalyan olacak.

Şanlı Bayrağım Ben bir bayrak tanıyorum Rengi kandan kırmızı Ay vurmuş yüzüne Yıldız arma olmuş göğsüne
Ben bir bayrak tanıyorum Düşmana gözdağı vermiş Dosta şerbet Ezdirmemiş kendini kimseye
Ben bir bayrak tanıyorum Şeref madalyalı Barışa sevdalı Göklerin kralı
Ben bir bayrak tanıyorum Yüzüme vurur sıcaklığı Can yoldaşım Rüyalarımın altın tacı
O Türkiye demek... O şan demek... O şeref demek... O barış demek... Ona bizden başkasının Eli asla değmeyecek...
DALGALAN SENDE GÖKLERDE EY SANLI BAYRAGIM...BEN TÜRK EVLADIYIM TÜRKÜM SEN GÖKLERDE OLDUKCA TÜRKLÜĞÜMDEN VAZGECMEYECEĞİM SANA BU VATAN İÇİN AKAN KANLAR HELAL OLSUN....BU VATANA GÖZ DİKENLER ALLAHINDAN BULSUN...
kankırmızıdir benim al bayragım bir sehidim var arkasından gittiğim benim için sehidim olan arkasından agıt yaktıgım segit birgün cennette yada cehennemde karıslasıcagız ama o cennetin basmekanı bense cehennemin mekanlarında olucam cünki onun tüm kgünahını ben aldım o rahat uyusun diye vuruldummm yarim vuruldu hancer sırtıma bıcak gibi oturdu yasamakmı ölmekmi ben bilmiyorum SON VEDADA HOSCAKAL YARİM .....
 
Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü ! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün. Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün. Gölgene sığındık.
Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim.
Arif Nihat Asya

GENÇLİĞE HİTABE
Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK 20 Ekim 1927
 
Ey milletim, Ben Mustafa Kemal'im... Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim, Hala en hakiki mürşit, değilse ilim, Kurusun damağım, dilim. Özür dilerim... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi... Özgürlük hala, En yüce değer Değilse eğer... Prangalı kalsın diyorsanız, köleler... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi... Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı, Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı, Baş tacı edebiliyorsanız Sanatın içine tüküren adamı... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi... Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın. Anlamı kalmadıysa Yurtta sulh, dünyada barışın. Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın. Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi... Özlediyseniz fesi, peçeyi. Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi. Hala medet umuyorsanız Şıhtan, şeyhten, dervişten. Şifa buluyorsanız, Muskadan, üfürükçüden... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi... Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek... kara çarşafa girsin diyorsanız, Yobazın gazabından ürkerek... Diyorsanız ki, okumasın Kadınımız, kızımız; Budur bizim alın yazımız... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi... Fazla geldiyse size, Hürriyet, Cumhuriyet... Özlemini çekiyorsanız, Saltanatın, sultanın... Hala önemini anlayamadıysanız, Millet olmanın... Kul olun, ümmet kalın, Fetvasını bekleyin, Şeyhülislamın... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi. RAHAT BIRAKIN BENİ... M.Kemal ATATÜRK

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğüm bu tümsek, Anadolu nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed in düşmanı boğuldu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
NECMETTİN HALİL ONAN
fışkırır ruh-i mücerret gibi yerden naş-ım ,her cerihandan boşalır kanlı yaşım...
NE MUTLUKİ TÜRKİM DİYENE

|      |
|
İSTİKLAL MARŞI

Belki aç yatacaksın Belki susuz Belki de uykusuz kalacaksın Yatak yaptığın kara toprak Yastık sandığın soğuk taş Yaslandığın mor dağlar Vatan dır unutma Sahip çık, canın gibi Sen vatan bekçisi Sen Mehmetçik sin oğul..
Nöbetini tuttuğun bu vatana Üstünde doğup ta büyüdüğün O toprağın altında yatana Kefensiz gömülmüş şehitlerimize Sahip çık, namusun gibi Sen vatan bekçisi Sen Mehmetçik sin oğul..
Su uyur düşman uyumaz derler Bu vatanda gözü olanın gözüne Dost görünen hainlerin yüzüne Niyetini gizleyen riyakârların Dik bayrağı bağrına Ulubatlı Hasan ol Sahip çık, Serdar gibi Sen vatan bekçisi Sen Mehmetçik sin oğul..
Sakın ola sakın ha eğme başını Verme iki ayaklı yılanlara aşını Teslim etme sancağını Diren dayan Mavzer eyle göğsünü Kerbela da Hüseyin, Toprağında Arslan ol Sahip çık, dinin gibi Sen vatan bekçisi Sen Jandarma Komandosun oğul…
Kolay kurtarılmadı bu vatan Ateşlere yandılar Kurşunlara dizildiler Bir karışını vermediler ele Utandırma ecdadımıza Utandırma Atamıza bizi Hak için Muhammet Mustafa Her cephede bir Atatürk ol Sahip çık canan gibi unutma Sen vatan bekçisi Sen Mehmetçik Sen benim oğlumsun oğul Unutma.
|
|


|  |
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/2/2007 - VİDEO KLİP ASK BAZEN GÖZLERİNİDE VERMEYE RAZIDIR CANINIDA
Ayrılamazsın!!!
|
|
VİDEO KLİP ASK BAZEN GÖZLERİNİDE VERMEYE RAZIDIR CANINIDA
annemden cıktıgım gibi temiz halimle sana geldim halada öyleyim ben seni sevip ölmeye geldim sana kendimi vermye geldim.unutma sen seni seveni görmeyecek kadar körsen sevende seni sevdiğini söylemeyecek kadar gururlu ve asil kalaacaktır biryerlerde seni beklesede gururundan vazgecmeyecektir simdi..taki sen kıymet bilip eski özy...? olan akadar...cünki ersoy seni cok sevdi sen kıymet bilmedin...arkadaslarına kandın onlara kulak verip 3. kişilere kulak verdin..özeini acmasaydın şimdi cok iyiydi sana ancak o..pu kızlar yakısır cünki herdefasında ona gittin beni anlamadınkiii....benim gibiler sana fazla gelir ümt.. ben sana fazlayım içimden gitme demek gelsede ne yapsamda geri dönmeyeceksin buralarda seni bekliyor olucak olsamda gitmen gerekmiş gitmeeeee gözyaslarım durmuyor sana git dedimden bu yana.. :(
Şimdi git.. Say ki, seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik.. Say ki, gece mektuplarını, en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedik.. Say ki, sevda trenini çağırdığım durakta bir süre beraber beklemedik.. Sen git.. Ben gelemem bu yürekle.. Ya da kal.. Eylül yağmurlarını bekle.. Seni yagmurdan sonra sevecegim.. Saçlarıma ak düşmemis halimle.. Sen yaslardayken.. Onsekizimde, yirmimde,yirmiyedimde.. Seni yagmurdan sonra sevecegim.. Kaldirimlarin islak ve temiz haliyle.. Yaşli yüzüm delikanli yüreğimle.. Seni yagmurdan sonra sevecegim.. Aşksız geçen onca yılı yakacağim.. Sevda alevinde kendi ellerimle... Simdi git.. Say ki, seninle güzel geçen gecelerde sabahlara kadar gülüp konusup birseyleri paylaşmadık.. Say ki, oturup konustuğun yaşlı ve yabanci bir kadındı... Ve sevdadan hiç söz etmedik.. Say ki, hiç gülmedik.. Ayni seyleri sevmedik.. Ve yagmurdan sonra beraber yürümedik.. Seni yagmurdan sonra sevecegim.. Kimse bilmeyecek, herkesten gizleyecegim.. Yagmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada.. Seninle gökkusağinin altından geçecegim.. Seni yagmurdan sonra sevecegim.. Ve seni sevdigimi kimseye söylemeyeceğim.. Belki bu dünya gözüyle gördüğüm son yagmur olacak.. Islak kaldırımlarda sırılsıklam yürüyeceğim.. Ben seni yagmurdan sonra seveceğim.. Ve bir gün ölürsem senin gözlerinde;gözlerinin önünde ölecegim.....
ZORLU SEVDAM BEN BİR ÖMRÜ DEĞİL BİN YILI CENNETİDE CEHENNEMİDE SENİNLE YASAR,YALNIZ BIRAKMAM.SENLE OLMAK GÜZEL SEN CEHENNEMİ GÖRME DİYE CEHENNEM ATESİNİ SADECE BEN ÜSTLENİR VE SENİN CENNETTE KALMANI SAGLARIM..EKTİĞİN TARLADA EKİN OLRUM YİNE SENİ BIRAKMAM...DOST OLURUM YAR OLURUM SENİ EN GÜZEL SEKİLDE TASIRIM SENİ SEVEMEK BOYNUMUN BORCU İSE EN GÜZEL SEKİLDE ÖDERİM...VE BEN SENİN ACINDA BİLE ,TATLI OLUP;SENİ EN GÜZEL ŞEKİLDE YÜREĞİMDE AGIRLARIM.DENİZLERİ ASARIM,HIRCIN DALGA OLURUM;SENİ YİNE YENİDEN KORURUM...YAKARIM YIKARIM AMA SENİ KİMSEYE YAR KURBAN ETMEM,BEN SANA KURBAN OLURUM..EN GÜZEL SEKİLDE SENİ TASIRIM...BU BEDEN HERZMAN SANA YAKISMALIDIR RUHUM...DÜNYAM YOKLUĞUN ZİNDAN ATESLERİNDE GİBİ OLSADA YOKLUGUNU BİLE VAR ETTİM..SENİ TASIMANIN BEDELİ ÖLÜMSE BEN İDAMIMIMA DÜN HAZIRLANDIM..KALBİMİN AYNASI BU YOL ÖLÜME GÖTÜRENDİ...ÖLÜME 5 DK KALA AKLIMA TASIDIGIM CAN BOYNUMUN BORCU SEVDAM GÖZÜM ÖNÜNE GELDİ SEYTANA BİLE DUR DEDİM...HER AYA BAKISINDA BENİ HATIRLA,YILDIZLAR GÖZLERİNE TAKILIRSA GÖZLERİNE BAKTIGIMI SAKIN UNUTMA...BİR YAPRAK DÜŞERSE AVUCLARINA ELLERİMDİR UNUTMA AŞKIM SAKIN UNUTMA BIRAKMA...HER YENİ GÜN IŞIGINA GÜLÜMSE :) ,GÜNEŞİN SICAKLIGI TENİNE DOKUNURSA O BENİM SICAKLIGIMDIR SAKIN HA UNUTMA ERKEĞİM...KUŞLAR UÇUP SANA UZANIRSA.SAKIN KANATLARINI KIRMA;UNUTMA ASKIM ONLAR SANA UÇUP,SEVGİMİN NE KADAR ASİL OLDUGUNU SANA SENİ NEKADAR COK SEVDİĞİMİ KULAKLARINA FISILDAYACAK.UNUTMA ASKIM BENİ UNUTMA HER DEFASINDA YOL SERİTLERİ GÖRÜRSEN,İŞTE O ŞERİTLER ÖLÜMÜNE YANIK SEVDAMA GELEN İŞARETLER OLUCAK....UNUTMAAAA BENİ ZORLU SEVDAM UNUTMA..DENİZDE MARTILARA ANLATTIM BU GECE SENİ;YİNE ANSIZIN DÜŞÜNDÜMÜ,SOL GÖZÜMDEN BİR DAMLA YAŞ,KİPRİKLERİMDEN SÜZÜLÜP YANAGIMA AKTII....UTANMADIM BU GECE MARTILARDAN;ÇÜNKİ AKAN HER YASTA SEN SEVDAM VARDIN...BELKİ;AGLADIM AMA KÖŞE BUCAK SAKLANDIM SEN AGLADIMI DUYMA DİYE..BU GECE,İÇİME BİR BICAK SAPLANDI,YÜREĞİMİN TAM ORTA YERİNE;SENİ DÜŞÜNDÜM DUVARLARI YUMRUKLADIM,AKILLI OLMAKTAN UZAK DELİCESİNE...DALGALAR COSTU SEVDAMI GÖRÜNCE ,SEVİYORUM SENİ ÇÜNKİ ÖLÜRCESİNE RUHUM....BENDEKİ BU ASKI HEVESMİ SANDIN 3 5 GÜN SONRA BİTERMİ SANDIN BÖYLE BİR SEVDAYI SEN KİMDE GÖRDÜN NE LEYLA NE MECNUN BÖYLE SEVMEDİ.VAY GÜLÜM VAAAYYY DERDEMİ YANARIM SEVDAYAMI NEYE YANARIM BİLİYORMUSUN BENİ GÖRÜNCE O SURATINI ASIŞIN VARYA ONA YANARIM SANKİ SUC BENDEYMİŞ GİBİ .AGLAMAYI BİLMEYEN GÖZLER SEVMEYİDE BİLMEZ AMA BEN SENİ HALA SEVİYORUM BUDA DEMEKKİ BEN HALA AĞLIYORUM BENDEKİ ASK BU CAN BEDENDEN CIKINCAYA KADAR GÜZELİM SEN BENİM SEVDİĞİM ASKIM TAPTIĞIMDIN SEVDALIMDIN.BENİ ANLAYAMADINKİ;BENİM SEDAM OKYANUSLARIDA TASTI,KIYMET BİLSENDE BİLMESENDE SENİ SEVDİM :::::OKYANUSLAR KADAR BÜYÜK ZORLU SEVDAM::::::
18,01 ,2007 SAAT 13 ,00
atarmı bu kalp sen olmassan
feryat edermı sen duymasan
ne olur sevgılım kacma benden
yasarmı bu can sen olmasan
atarmı bu kalp sen olmassan
feryat edermı sen duymasan ne olur sevgılım kacma benden yasarmı bu can sen olmasan hangi can benım cektıhım acıyı cektı hangı kalp senı benım kadar sevdı hangı yurek uhruna olmek ıstedı ne olur sevgılım artık tut elımı gülermi yuzum sen olmassan bitermi yuzun sen kalmassan ne olur sevgılım kacma bnden yasarmı bu can sen olmassan ruhum bu bedenden cıkmak üzere Yorgunsam,... Ve ağlamaklıysam, Gidişime ver birazda. Hiç ağlamadım karşında, Hiç incinmedim. hiç bir zaman dilenmedim kapında. Ve gözlerim ayarlı kaldı, Kaybettiklerimin kanamalı dudaklarında. Yüreğim dün gece yine sıcaktı. Seni anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu Dışarda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara. Akan yıldıza. Bir kibrit çöpüne varana. Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamdan, Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini... Yorgunsam,... Ve yaralıysam, Çaresizliğime ver birazda. Hiç rastlamamıştım gözlerine, Şehrimin ışıklı tabelasında. Kalbimi bul diye sabahlıyorum artık Soğuk bir otobüs garında. Elvedaların çınlıyor güzel, Kulaklarımın zarında. Dün gece beni saran ıssız bir kucaktın.. Suskunsam,... Ve kararlıysam Çocukluğuma ver birazda. Çünkü hiç bir çocuk Oyununun bozulmasını sevmez. Hiçbir ölüm Almak için bir canı vakti beklemez. Dün gece bütün dileğim Hayalinin ellerini tutmaktı. :::AMA BENİ HEP YALNIZ BIRAKTIN ZORLU SEVDAM::
Senden uzaklarda geçmiyor günler Duygu hasret, gönül hasret, ben hasret. Hasret ile yapılmakta düğünüm. Sevdam hasret, yürek hasret, ten hasret. Yar olur geceler, duygular düşte Bana inat tüller her gün cümbüşte Hayat denen şu karmaşık dövüşte Durum hasret, gidiş hasret, hal hasretGönül çetrefilli kızsan usanmaz Kalemler kırılmaz yazsan usanmaz Aldırış etmesen sussan usanmaz Gönül hasret, yazı hasret, söz hasret. Ey sevgili,yüreğimin sahibi, Ne yaptım sana. Çok mu sevdim, Ne yapayım yürek bu, Elde değilki. Ne yaptım sana, Kendimi verdim. Üzüntün ,acım oldu, Gülüşün Mutluluğum, Suçmu seni sevmek, Suçsa eğer , Boynum kıldan incedir, Aşkın kemendini tak boynuma Çek ipimi bir hamlede, Mutluluğun için Ölmeye değer. İstedim gülsün yüzün, Olmasın içinde hüzün. Bağlandım sana yürekten, Deli gibi seni severken, Sen elleri sevdin. Mutlusun diye, Sevindim ölesiye. Yüreğim yandı geceler. Boğazımda düğümlendi heceler. İki damla yaş gözlerimde Ne içime aktı ,ne dışarı süzüldü. Dondu kaldı öylece. Ağladım gecelerce. Sen ,seni sevmemi kıskandın. Beni en iyi sen anladın. Ben sana değer verdikçe, Beni yaktın ve dışladın. Ben sana ne yaptım, Önce Allaha sonra sana taptım. Kader bu demek, Sevmenin suç olduğunu. Sayende anladım.
Imkansiz deme! çünkü ben senin gözlerine bakinca ölülerin bile sahit olmadigi o cenneti gördüm. Sen benim hayatımda oldugun sürece ne sen kimseye rakip, ne de kimse sana rakipti. Çünkü sen benim için daima tektin.
Sevenlerin gözyaşları deniz olup aktığı zaman dalgalar sahile şu imzayı atar
Atlasına aşkımızı çizdiğim, Dört mevsimim hayal oldu sevdiğim. Senin için buluşmaya seçtiğim, Bütün yerler harap olmuş sevdiğim.
Aşkın ile ıslattığın gözlere, Şimdi neden bakmıyorsun sevdiğim? Cıvıl cıvıl söylediğin sözlere, Dilin neden yabanıldır sevdiğim?
Bu aşkı ben sonsuzluğa yazmıştım, Sonsuzluğun sonu bu mu sevdiğim? Bin sevinçle sevgine can katmıştım, Cana hicran kısmet olmuş sevdiğim.
Anılardan aklım zail olurken, Sen çoktandır unutmuşsun sevdiğim. Geçmişinle, bir teselli bulurken, Sen bir başka bahardasın sevdiğim.
Her halimden sana benden çağrılık Uçuşurken görmüyorsun sevdiğim. Dudağımda adından bir kor çığlık, Koparken hiç, duymuyorsun sevdiğim.
Hani bir gün gözlerine dalarken, "Bakma öyle" demiştin ya sevdiğim. O sözcüğü duymak için yeniden, Arar durur o gözleri sevdiğim.
Ben acıyı satır satır yazarken, Sen kimbilir neredesin sevdiğim. Hayalinden aşk, ruhuma sinerken, Sen nisyana aldın beni sevdiğim.
Seni ben hiç görmemiş gibi olsam, Kuşlar kadar özgür olsam sevdiğim. Düş gördüğüm olsaydı da uyansam. Her şey rüya olsaydı, ah sevdiğim.
Biliyorum bütün aşklar isimsiz, Sana şiir yazılmıyor sevdiğim. Can, ölüme göz kırpıyor çaresiz, İlacı yok bu acının sevdiğim...
Bugün varlığında güne merhaba derken umit yüklü kalbimi " gözlerine " örmeye geldim. Karşımda sen varmışçasına bakışlarım mahçup ve yüreğine dokunuyormuşçasına klavyeyle konuşmalarım utangaç ve bir o kadar çekingen..Sıradan bir bayanın hayatına verilmiş en büyük sevda ödülüydün sen.Hediyem sendin. Düşlerimi kelimelere ilmekleyip varlığının bir nefes uzağında yüreğimi senin gözlerine bırakmaya geldim. Yüreğimi, yüreğine son kez bırakmak. Uzaklığa inat her sabah senin gözlerinde uyanan yüreğimi senin nefesinde yaşatmak. Tutamadığım ellerinin, dokunamadığım yüreğinin hasretini yükleyip sana geldim. Yüreğim karşında, dokun ellerinle. Haydi tut gözlerimi. Yüreğinin içine al düşlerimi..Sevmeye gelmişim tut beni kapında.... Acıyla sökülmüş bedenimi senin sevginle yamamak için değil; bahara bakan yüzünü sevdim ben gülüm. Yılların susuzluğunu senin gözyaşlarında dindirmek için gelmedim sana. Ya da ateşte örülmüş çığlıklarımı senin yağmurlarında söndürmeye değil ! Ben bir yudum sevginle yetinmek için gönül kapına geldim.Yanında mevsimlerin solduğu , nefesinde " zamanın " durduğu yüreğinde yaşlanmaya geldim sevgili.Varlığında değil, yokluğunun içinde seni beklemenin huzuruyla yaşlanmak isteğimdir düşlerim. Bir kez bile ellerimiz ellerimize kavuşmasa da , bir kez bile sırtlarımız birbirine yaslanmasa da ben senin yüreğinde baharları solumaya geldim...Sırtımda mevsimler ve elimde kalbim kapındayım. Ya al beni , ya da kör bıçakları sapla korkusuzca. Ben sana geldim. Geri dönmek yok sevgili.. Hüzne sıkılan nice kurşunlara inat senin yüzünde bildim umut tanelerini. Sende bildim bir yudum sevginin insana yettiğini. Kurtlanmış acılarıma sıktığım tek kurşunumdu gözlerin. Kapanmaz yaralarıma sürdüğüm tek umudumdu nefesin. Senin yüzünde ağlıyorum bunu bildin mi? Ya da fark ettin mi ? Umutlarımı kaynattım, sensizlikte " seni " kaçamak öpüşlerimde.İlk kez gözlerimdeki yağan yağmurla, küçücük ellerimle sana nakış işleyen yüreğimi gördün mü ? Sen bilmesen de her gülüşünü baharım, her nefesini bana verilmiş en güzel hediye bildim. Gitmelerinden sonraki ağlamalarını değil; vuslatın heyecanlarını düşündüm yokluğunun katransı gecelerinde. Gözlerinin umut dolu bakışlarını onlarca parçaya bölüp, her parçasını küçük hücrelerime yerleştirdim. Bir gün dilim adını anmaktan aciz kalırsa, akan kanım haykırsın içimdeki sevda kelimelerini. Kalemim kırılır, seni " sana " yazamasam, nefesimi çek içine. Göreceksin havaya bırakılan nefesim senin adını çizecektir mavi semaya.. Acıya sıkılmış tek kurşunumdu gözlerin. Umuda işlenmiş mutluluğumdu gülüşlerin. Bir gün bile ellerini tutamasam da avuç içlerinden ki terim ben. Bir gün bile dokunamasam da yüreğine, hayata baktığın göz, umuda aldığın nefes oldum. Haydi kapına geldim. Rüzgar ol, yüreğimin dağılmış hatıralarını avuçlarıma topla. Bahar ol, yağ saçlarıma. Dizlerine eğilmiş yüreğimi tutup serçenin gözyaşlarına bırak. Ya da yapamıyorsan onca şeyi; bari ölüm ol, çık karşıma. Avuçlarından kanatlanayım sonsuzluğun sessiz semasına..Neden diye sorma,seninle aynı vakit doğma şansını yakalayamadım fakat senin gözlerinde ölmenin ödülünü ve onuru bana ver sevgili.. Dilim dolaşıyor hep adını andığımda. Ama senin yüreğine bir söz bıraktım, Yalnızca bir söz... Bırak gözlerin yalan söylesin, Bırak dudağında, sevgi olmasın. Bırak cesaretim ellerini tutmasın, Bırak, bir sabah Yüreğin benim gözlerimde uyansın... Uyansın ki; Sonsuzluğuma kazıyayım adını. Bırak, varlığın sevişmesin benimle. Yokluğunun her kelimesinde, Yüreğinle sevişir, Ölüme senin gözlerini öperek giderim. Son infazını boynuma geçir sevgili.... Kurşunları kelimelere ilmekleyip Ölüm ol çık karşıma... kaderle nesenin dostluk kurdugu siyahla beyazın pembe oldugu dertlerin bittiği askın oldugu bir masal getirdim bu gece sana ister ellerimi tutarak dinle ister gözlerini yumarak dinle bırak bu dertler mazide kalsın gertir mutluugu kendi elinle perdenin arkasına saklanma artık mutluluk dersem cık dert dersem cıkma ne az git ne uz git beklemeden gel kurdugum sarayı görmeden yıkma biz görmedende sevdik birbirimizi biri bize aynı yalanı masalıanlatmıs kader bu aska biraz nese gözyası hüzün hasret katmıs hislerim yoruldu daglarım duruldu hadi beklemeden gel .... dün gece meyhanelerde dolandım sabahlara kadar her kadehimi kaldırdığımda seni andım her kadehimi yudumladıgımda seni yudumladım cıktımmeyhaneden sokaktayım sakın haaaa bana sagına soluna bak deme bana san ki ben sendeyken önümü görüyormuyum
18,01,2007 SAAT:03 27
Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
ben koca bir hayat sığdırdım...
Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,
ruhumun en büyük yanılgısıydı...
Hayat bana en acımasız yüzünü
sevgini inkar ettiğim zamanlaradgösterdi...
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim...
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum... beni solumalı beni tatmaslısın...ihtiyacım olduğunda bana kanat vermelisin..tüm düşüncelerimi duyup tüm hayallerimi bilmelisin...sen... 18,01,2007
Hatıralar hiç silinmiyor.. Hiç silemediğim gözlerin gibi..Yaşadıklarımız an be an aklımda, ne de güzel anlaşıyorduk, ne de çok uyumluyduk.. Bir saray kurmuştuk düşten, masallarda bile olmayan, kurulmuştuk tahtına.. Gözlerin yakıyor, ellerin eritiyordu ellerimi.. Fizik kurallarına isyan ediyordum seninle.. Seni sevdiğimi söylüyordum sen uyurken bile.. Güne seninle başlamak, varolduğunu bilmek ne kadar güzeldi.. Ve birgün bana; 'Bundan sonraki hayatında yokum' dedin.. Gitmiştin.. Ruh yoktu.. Sensizlik bile yoktu.. Bir beden kaldı.. Bomboş oldum.. Yığıldım öyle hacimsizliğine.. Unutursun dedin, böylesi daha iyi dedin.. Üzülme dedin Ben sahilde bastığımız kumlar gibiydim, sen benim denizimdin, aşkımız bir kumdan kale Bir dalga oldun vurdun.. Her yana dağıldım.. Denizime karıştım.. Nefessiz kaldım.. Şimdi ise boşluğundayım, senli sensizliklerindeyim.. Uyumaya korkuyorum, rüyalarımda hep gidişin.. Uyanmaya korkuyorum, boşluğuna uyandırılıyorum hep.. Saatim yokluğunu özlemin geceye ayarlı.. Canım yanıyor, içim acıyor, gözlerim kanıyor.. Nereye baksam seni görüyorum, hiçbir şey bana tat vermiyor.. Böylesi daha iyi olmuyor.. Sen gittin; kalbimi, umutlarımı, mutluluklarımı da götürdün beraberinde.. Ama kilitli kaldın bende.. Sen gittin; gözlerin kaldı bende.. Umutsuz yaşar mı insan!? Ben hala yaşıyorum.. Kan dolaşıyor hala damarlarımda.. Dönmeyeceğini bile bile, seni içimde yaşatarak, gözyaşlarıma sığınarak, sana uyuyarak, sana uyanarak, sana dokunamasam da hissederek, sevgimi kararmış ruhumda bir meşale gibi tutarak yaşıyorum.. her şeyi mi dönmeyişine adayarak, parçalara bölünerek, günde bin defa ölerek, ölüp ölüp dirilerek yaşıyorum.. Adın dilimdeki tek zikir, gözlerin sürüldüğüm tek şehir, sevgin içimde akan tek nehir.. Bu gece de canımdan bir parça koparıp bağlıyorum yokluğunun ağacına.. YETİŞEMEDİM Uzanamayacağım bir yükseklikteydi umutlarım .. Bunu, elim umutlarıma dokunduğunda anladım, Parmak uçlarımla değdiğimde.. Ayaklarımın ucuna basarak, Sadece yardım etsinler diye... Üzüldüm... Biraz ağladım veya ağladığımı sandım o boşlukta ... Hiçbir şey olmamış gibi davrandım. Benim boyuma göre, fazla yüksekteydi hayallerim.. İlk önce yetişmeye çalıştım tüm gücümle,
Sonra her şeyi birden bıraktım
18,01,2007
penceremde yağmur sakLadım Bir gün yitimi uzakta her Şey Şimdi, damLaLar birer dev aynası, bakınca içinden göründü ağaçLar, damLaLar içinde yaprakLar gezdirdim, gökyüzü doLandım, büyüyen düşLer gördüm, ufaLan dünyaLar, penceremde yağmur sakLadım..
Şimdi gökyüzü sağanakLarda penceremde de maVi yağmur damLaLarı... dusunyasonra uçtum bende bilinmezliğe, hani aşk dedikleri şey var ya onu bulmaya heves ettim koşup koşup durmadan sevdiğimi aradım ben aslında bulmayı değil,aramayı aslsaydım.... anladım ki aşkta benim benim asıl olan aşk herkes vazgeçtin derken ben buldum kendimi bayram geldi yeni yılda gönlüme sen diye artık her yıl benim yılım,sen olmasanda Bazen istediğin gibi olmaz her şey Gösterir hayat çirkin yüzünü Umutlarını alır elinden Boğazına dizer heveslerini Boşlukta kalır duyguların Neden diye soramazsın bile Kimseye uyamazsın Aynadaki siman kendine dargın Sanki sırtından bıçaklanmış gibi Düşersin yere kanın akmaz Canın acır lanet edersin Acırsın zavallı benliğine Hayallerin oyun oynar Uçar yüreğindeki güvercinler Donar kalırsın olduğun yerde Çığlıkların susmaz İntikam alır en zor günüde Sil gözyaşlarını Ağlasanda kimse duymaz Sadece için yanar Boşa giden gençliğine Her şey yalan işte
TEK BİZİM AŞKIMIZ GERÇEK
18,1,2007
Onu kaybettim, arıyorum Özlüyorum. Alışamadım yokluğuna Hergün bir işkence. Hayat bitmeyen, uyanamadığım bir kabus gibi. Bakmayın güldüğüme. Eksik olan parçamın verdiği burukluğudur yansıyan gülümsememe. Bir inat da olabilir hayata ölesiye. Sığmayan ruhumun bedenimdeki yalnızlığı beklide. ruhunmu ateş bilmem o gözlermi alevden ben bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu pervane olan kendini hiç gizlermi alevde? sen istedinde bu gönül böyle tutuştu
Gün senden bir ışık alsada binm renge bürünse ay secde edip te çehrende yerlerde sürünse her şey kaybolup gidiyorken nazarımdan yalnız o gülen gözlerinin nuru görünse
hançer kadar keskin ve çiçekler kadar ince çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince gönlümün azgın devini rüzgarlara attım gözlerle günah işlemenin zevkini tattım..
Gözler kii....parçasıdır sende birer ilahın gözlerin senin en katı zulmün ve silahın vur...şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin sen vuruyorkende öldürüyorkende güzelsin Yelkovansız bir saat gibiyim. Bulunduğum mekâna bir 'zaman' arıyorum, Akrebin zehirlemiş ve kaçmıştır belki saniyelerini...ve ölmüştür ardından hatta belki.. korkun muydu yaşadığın renksiz iklimlerinde bucaksız kentlerde gözlerindeki lekeleri mi sildirdin hani sevdiğim erkek diye taptığım sen vedalarda kendini mi yitirdin
nakaratsız son şarkının hissiz bestecisi kalbimi mezarlıksız şehre çevirdin içinde öldürdüğün bütün sevgilerini nihayetsiz gönlüme esir getirdin
gönlünden ne koparsa elinle alıp heybeme attın oysa yaşamak seninle güzel gül diye elime dikeni verdin elimi kanattın oysa kanamakta seninle güzel dün ölümle yasam arası gidip gelirken seni sevdiğimi yine anladım ÖLÜMLE BURUN BURUNA DÜN AKSAM 21 45 DE SEYTANA MERHABA DİYİP GÜLÜMSEDİM SANA İNAT HAYIR DEDİM YASAMAM GEREKENLER ADINA SEVDAM ADINA YASAMA 4 ELLE SARILDIM DİREKSİONUMDA 18,01 ,2007
Aslında bir kibrit kâfi gündüzleri tutuşturup, Gecenin gerdanına dizi dizi yıldızlar yapmaya. Hani sabahın boyu yetişse uzanıp öpecek alnından Ay'ı Bir de hep geç kalınmış ömrün son deminde gelmese ölüm, Belki böylesi dar gelmez giyindiğimiz mutluluklar
Mevsimlerin peşine takılıp ta, Hüznü oradan oraya taşıyan yağmurlar gibiyim.. Sıcak avuçlarda buhar olup göğe karışan Soğuk bakışlarda buz kesip anlamdan alabildiğine uzaklaşan,
Seni bekleyişimin adı yok,
Hasreti çeke çeke uzaklara götüren çok vagonlu trenlerin de. Hani giden gider de, geçmişi kalır ya geride, Onu hep yaşlı gözlerle bekleyen. Zamanla dilindeki özlemi kırıverir zaman, en hassas yerinden
Çok geçmeden, çok geçiyor yokluğunun üzerinden, Haram saatler diziliyor boğazıma uzadıkça sensizlik, Tenhasına sere serpe uzandığım düşler de yetmiyor Yorgun arzularımı kışkırtmaya Verdiğim sözlere saklanmış militan kılıklı yalanlar yakayı ele veriyor bir bir Tutuklayıp aynalara hapsediyorum Sonra vicdanım delil yetersizliğinden serbest bırakıyor
Seni bekleyişimin adı yok
Dursun diye duvarlara çivilediğim zamanın da Payıma düşen yalnızlığın zirvesinde, Saçlarımla gizlice siyahını paylaşıyor gece. O zaman, bu şehir bir kez daha düşüyor gözümden Kalabalık kaldırımlarında adım adım eziliyor günahlarımın gölgesi,
Sanki ben değildim külçe külçe acıların sahibi Ağır korkuların ezip yel değirmelerine verdiği Savrulmuş bedenimin, rüzgarında ölmeden dirildiği Sanki sen değildin bırakıp giden Üstüne üstlük hiç gelmemişken
Seni bekleyişimin adı yok..
Kurulmamış köprülerden geçmeye çalışan benliğimin de Şiirlerim şahit olsun ki İki satır arasına sığmıyor yalnızlığım Ne nokta anlatabiliyor kararsızlığımı Ne de virgül koyabiliyorum yılların ardına Yenik düştü keşkelerim oynadığın oyunlara Yine de teslim olmadım Ama sen, namluda hüzün Beni tam on ikiden vurdun Seni bekleyişimin adı yok
GELMEYİŞİNİN DE !!! 18,01,2007
ASKINLA YANDIM
Gözlerime bak! ACIYI GÖRMEKMİ İSTİYORSUN? GÖZLERİME BAK Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.
Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz.
Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan
Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.
Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? ve parmakların ince uzun mu?
Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik.
Gözlerinin içinde geleceğe dair hayaller kuramadan,
sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim. Acıyı görmek mi istiyorsun.
Gözlerime bak!
Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir'ini oku,
Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.
Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
Sabahlara merhaba derken beni seven biri var deyip gurur duy sadece.
Ve hiç bilme o birinin senin için her gün defalarca öldüğünü.
Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde.
Tek avuntum bu şimdilik.
Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?
Ölüm'müş, terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen.
Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.
Dudaklarımda ki acı tat?
Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek?
Ne yazık hiç bilemeyeceğim.
Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Sen uzakta çok uzakta
Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın,
Benim gibi.
18,01,2007 SAAT 04 57
Cam kırıklarının dağılması gibi, dağınık kalbim.
Her parçası başka bir yerde.
Öylesine kırıkla dolu ki, neresine dokunulsa can yakıyor... Can yaktıkça acıyor... Acıdıkça kanıyor... O kanadıkça ben biraz daha eksiliyorum! Gün ışığına hasret gözlerim ufacık bi ışıkta kamaşıyor, görmüyorum...
O yüzden ki ne zaman bana bakan parıltılı bir çift göz hissetsem korkuyorum, bakmıyorum...
Bana bakmaktan yorulanların gidişlerine engelde olamıyorum!.. Cam kırıklarımı ortalığa saçıveren o gözlerin ardından, ben hiç bir bakışı gözlerime isabet ettirmiyorum...
Beni kanatan o kırıklar karşımdakini acıtırsa diye korkuyorum!.. Kendi karanlığımda, İçimdeki kırık(lık)larımla, Işıktan yoksun, Gün be gün yaşıyor(muy)um!?
Bilmiyorum... ... ... ? ? ?
Aşıkların en yücesine, ateş tenlime... Nedenini bilmediğim bir arzuyla bugün her günkünden daha çok istedim yanında olmayı. Kolay değil sensiz olmak, içinin yarısını boş tutmak. Yalan değil çok özlüyorum seni. Kaşlarını çatarak bakışını, küsünce suskunluğunu, barışırken nazlanışını, gözlerini kapatarak "Seni Seviyorum" diyen kısık sesini. Gün oldu tesbihime imame oldun dönüp dolaşıp sana geldiğim, melodi oldun ağzımdaki ıslığa, yüreğimdeki sabırsızlıktın, kollarımla sarılamadığımdın. Yalansa yansın şu yüreğim, neleri koymadım ki yerine. Hadi gel artık. Dayanamıyorum hasretine. BİTANESİ 18,01,2007
Aynalara baktığımda seni görüyorum kendimde... Nemli ve boş bakan gözlerim sana bakıyor hr yerde kalbim acıyor... Acıların en büyüğünü yaşıyor... Git diyorum ama; çok zor geliyor gitmeni istemezken git demek. Yalnız kalınca sensizlik daha bir koyuyor sessizlik ve sensiz çok acıtıyor beni belki seni de... Allah'ımdan bir mucize bekliyorum dön dememen ve dönebilmem için... Bir sığınak arıyorum... Bir kucak arıyorum... Bir yürek arıyorum beni anlayacak ama yok öyle bir yer yakınımda hepsi çok uzağımda senin yanında...
yine çok güzel;
Yum demeden yummuştum gözlerimi. Oysa ki, usulca uzatıp ellerini yerinden söktüğün Benim Yüreğimdi. Okşarken sevdanın yeli acımadı hiç kanamadı yeri Bunun için sana teşekkürler sevgili. Sendeyken yüreğim; sahibinden izinliydi. İç cebinde bunca zaman keyifle gezindi Kabul et ki, Ayak sürüyüp te dönmek için geri Hiç tutturmadı.Seni hiç üzmedi değil mi? Demek ki... o artık... itibar'ı iadeyi hak etti. Şimdilerde gördüğüm o ki, giymiyorsun nicedir eskittiğin ceketi. ya İç cebinde ki? Ne olacak şimdi? Tamam... susuyorum sevgili. Kısaca diyelim ki............... ? Emaneti aldığın gibi usulcacık koyman için geri yumdum yine gözlerimi Umarım, bu seferde acıtmadan kullanırsın ellerini... Peki...... Ellerin neden ıslak?
Yoksa.....! !
ağlattım mı seni sus ki açılır yüreğimde kapanmaz yaralar konuştuğunda bin bir türkü yakarım ardından suski hayatıma bir zorluk daha ekleme sesinin buhusuyla sus ki bir çiçek daha yetiştirebiliyim yokluğuna sus ki bir ayrılığın daha kahramanı olmayayım yada konuş ki bu hayat bir başladı bir yok olsun bir karmaşa olu bir sadelik olsun bir susuş olsun kelimelerine beyaz ellerine dokunmak için.... sağlam kal biricik dost iyiki varsın asıl sana...o senin iç güzelliğin teveccühün :) keşke senin tebessümlerinide görsem bu cümleyi okuduktan sonra :)bu yorumu bitirince anlamsızlığına baka kalışını :) Bu gece yine; Gölgeler büyürse, Ve pişmanlık inerse perde, perde Ağlayacağım yokluğuna. Bir ben...ki tek hece; Bir de sen; sessiz ve ince Sensizliğe kanarsa gece Ağlayacağım yokluğuna Siyah beyaz resimlerle Dağılmışsa bütün parçalarım yere Sensiz kalan çerçevede Ağlayacağım yokluğuna.
18,1,2007
Korkuyor bu kız Belkide tekrar yitirmekten, ölesiye sevdiği halde onun yanında olmamaktan korkuyor. Yada şu utangaçlıgını yenemeyip, aşkını ona anlatamamaktan korkuyor. Belkide önündeki engelleri aşamayıp, elini asla tutamamaktan korkuyor. Yada gözlerine bakamayıp, şu dünyadan çekip gitmekten korkuyor bu kız
SENSİZLİKTEN KORKUYOR BU KIZ ASKINLA YANDIM YANDIMDA YANDIMDA KÜLLERE DÖNDÜM DÜŞÜNDÜM SENİ SENLİ GÜNLERİ DÜŞÜNDÜM UYKUYA DALDIM BİTTİĞİM GÜNÜ HATIRLADIMDA KABUSLA KALKTIM .ASKINA YANDIM ASKINLA KÜL OLDUM YANDIMDA UYANDIĞIMDA KÜLLERE DÖNDÜM SENİ SEVDİM ASKIM
Engeller var önümde sana gelemiyorum sen gel kapımı çal hadi bekliyorum Işığımdın ısıklarımı kapadın söndün artık göremiyorum
Tut elimi tut gücüm kalmadı. . .
Sen gittikten sonra güneşim doğmadı. . .
Sen, gökte bir yıldızın söndüğünü düşün Sen yağmurdan sonra güneşin gelmediğini düşün Sen bir bebeği düşün kimsesiz Birde Beni düşün sensiz
Nefes gibi muhtacım o gözlerine derinden yaraladın beni sözlerinle Ne yapsam kendimi toparlayamıyorum Nereye gitsem her yerde seni görüyorum
Acıyla doldu kalbim yaşayamıyorum Hasretin sardı benliğimi dayanamıyorum Ver Kalbimi ver vazgeçemiyorum Dön gel artık nefes alamıyorum
Bak görmeyeli kaç GÜN oldu içimdeki sabır kovası çoktandır doldu Bir umut görsem de uzakta ellimi uzatamıyorum aslında çok yakın olsa da Ne yakin nede uzaksın Ne soğuk nede sıcaksın Ne başkaların nede benimsin Ama hasret kaldığım Sevdiğimsin...
Duygularımı anlatmak zor olsa da keşke anlasan şu satırlarımla... Seni unutmak imkansız olsa da , unutmalıyım bir yolunu bulup da, Bunun farkında olsam da olmuyor be askım hayalin karsımda durunca. Giderken içimdeki seni de götürseydin keşke Vazgeçemiyorum bak işte bıktım artik deyip te benden gittiğinde, Bir gün hayatına başka biri girse de Senin yerin bambaşka kalacak ebediyen bende...
18,01,2007
Yine uyuyamadım bu gece Gözlerimi her kapadığımda Sen geldin aklıma Ağladım, kahroldum
Acı çektim yandım Gönlüme söz geçiremedim Hep gülüşün geldi aklıma Ve o tatlı bakışın
Bana verdiğin mutluluğu Bana verdiğin sevinci Bana verdiğin huzuru Düşündüm sabaha kadar
Gözlerinde kaybolurdum biliyorsun O güzel gözlerinde Bana bakan gözlerinde Şimdi olmayan gözlerinde
Sonra o tatlı gülüşünü Düşündüm sabaha kadar Gülerken çıkan gamzeni Şimdi olmayan gülüşünü
Sonra seni düşündüm Bana aşkım KADINIM deyişini Benim de ERKEĞİM değişimi Şimdi olmayan VARLIGI YOKLUGUNU Düşündüm sabaha kadar Ve ağladım,ağladım
Evet ağladım sabaha kadar Hayatımda ilk defa ağladım Gözümde yaş kalmayıncaya kadar Ağladım Çünkü seni çok seviyordum
Sana yandım bütün gece Adın geldi hep dilime Yüzün geldi gözlerimin önüne Ama sen gelmedin
Ama şunu bilmelisin ki Ben senin hayalinle yaşayacak Senin mutluluğunla coşacağım Çünkü Seni hâlâ çok seviyorum...
18,01,2007
Bilmeden içimdeki duyguları, Senin için çok büyüttüm, Hayatın dönekliğinden oldu, Herşey istemeden birden gelişti, Sevmek sevdiğim adam sen oldun, Artık umutsuzca yürüyüşe çıktım, yollarda kaybıoldum ellerini ararken İnan bilmeden seni çok sevdim, Hep bulutlarda uçtum seninle, Denizlerin üzerinde yürüdüm bilmeden, Yıldızlarda hep seni aradım, Bulduğumu sandım o parlak yıldızı, seni buldum en parlak yıldızım sendin çoban yıldızım Rüyalarımda hep seni gördüm, Bir yıldız gibi nur gibi parlıyordun, Ama umutsuzca yürüyorum şimdi ben. Dik yamaçta korktum koparamadım, Tüm sevgimi kalbimi sana vermiştim, Kahpe dünyanın aldatmacasına, Sen benimsin benim olacaksın dedim, Umutsuzca sana öyle kapıldımki, Gidiyorum yürüyorum belli belirsiz, bir adın var adı bende saklı (SEN)
kah eserim yeller gibi..kah tozarım yollar gibi..kah akarım seller gibi..gel gör beni aşk neyledi!
gel gör beni beni aşk neyledi... Kara kilit vursunlar dilime Konuşursam bakma yüzüme Üzdüysem canım affet beni Her günüm bir birinden deli...
Pişmanlık desen bini bir para İnsafa gel son bir kez ara Darmaduman olmuşum zaten Geçmiyor ki aşk denen yara...
Bileylendi aşkım, yokluğunda Kokun var soluduğum havada Yürek bu, sensiz her atışında Sebep ne diye sordu sonunda...
Beni kimsesiz, ıssız bırakma Sensiz yarımım, bütünü bozma Vardır ara, bir mola mutlaka Her sevda masalında unutma...
Anılarımı resimlere gömdüm Yağmursuz kurak bir çöle döndüm Sensiz toprakta kaldı düşlerim Güneşi küsmüş ay gibi söndüm...
Ümitsizliğim bana arkadaş Çaresizliğim ki o da yoldaş Gelmeyeceğini bile bile Ben senin aşkınla sarmaş dolaş...
BÜYÜK İNSAN
At savur at sevdayı bir yere fırlat Bitti sayıp acıyı kaldır öyle at.. Sor herkeze sor acılar unutuluyor Ağlayınca gözlerinden silinmiyor Aşk herdafasında bak bulunuyor Bırakırım zamanı öyle birazda Sen olmadanda yine geçer nasılsa Hatırla bunları sakın unutma Diyordun ama o zaman gülüyordun Yanımdaydın canımdaydın Şimdi nasıl geçer bu ömür...
Susma söyle nasıl yaşar böyle insan Susma konuş hadi anlat büyük insan Söyle bir aşkmı çare olurdu zaman mı böyle Kaldırıp atardık ya sevdayı..
Susma söyle nasıl yapar bunu insan Susma nasıldı anlat hadi ayrılırsam Söyle hayatmı çare bulurdu kendim mi böyle Büyük aşklar böyle mi biterdi???
At silip at aşkları bir yere fırlat Bitti sanki derdini kaldır öyle at.. Sor ne olur sor sen benden ayrılırsan Ne olur düşünde bir ömür durdursam Aşk herdafasında bende ararsan Bırakırım kendimi öyle birazda Sen olmadanda ben yaşarım nasılsa Hatırla bunları sakın unutma Diyordun ama o zaman gülüyordun Yanımdaydın canımdaydın Şimdi nasıl geçer bu ömür...
Susma söyle nasıl yaşar böyle insan Susma konuş hadi anlat büyük insan Söyle bir aşkmı çare olurdu zaman mı böyle Kaldırıp atardık ya sevdayı..
Susma söyle nasıl yapar bunu insan Susma nasıldı anlat hadi ayrılırsam Söyle hayatmı çare bulurdu kendim mi böyle Büyük aşklar böyle mi biterdi???
Susma hani aşk insanı zaten bulurdu Susma hani yıllar aşka çare olurdu Söyle yıllar mı daha hızlı bir kurşun mu Böyle sensiz hergün biraz yok oluş mu...
"SENİ SEVİYORUM" Ne güzel şey seni seviyorum demek Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel Her baharda gece gündüz her saniye Seni seviyorum Seni seviyorum Seviyorum seni diyebilmek ne güzel
Bir kere sevdaya tutulmayagör Ateşlere yandığının resmidir Aşık dediğin mecnun misali kör Ne bilsin alemde ne mevsimidir
Çünküsü yok nedeni yok sevmenin Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü Utangaç bir gecenin kucağında Yağmurlar vuruyor pencereme Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde Ve hasretin içimde Seni seviyorum Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce Sabahlara kadar konuşmak Hiç kapatmamak telefonu Aynı düşlere uyumak sonra Ve uyanmak aynı güneşe
Bir kere sevdaya tutulmayagör Ateşlere yandığının resmidir Aşık dediğin mecnun misali kör Ne bilsin alemde ne mevsimidir
Daha bir güzelleştim son günlerde Gözlerimin içi parlıyor Kabıma sığdıramıyorum aşkı Gülmek geliyor içimden Sokaklarda koşar adım yürümek Tanıdık tanımadık herkese selam vermek Merhaba ülkemin güzel insanları Hepinize hepinize merhaba Sizi de seviyorum Yağmuru, denizi, kokusunu toprağın Gökmavisinde güvercinleri, martıları Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı Bin dallılarıyla köy kızlarını Ve elleri hamur kokan anaları Hepsini sende seviyorum Seni seviyorum Bir kenara mahsun çekilen içim Yemeden içmeden kesilen içim Sensiz/yarsız uykuyu haram bilen için Ayrılık ölümün diğer ismidir
Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime Ve daha çok seviyorum limonlu çayı Senin sevdiğin herşeyi seviyorum Türkülerini memleketinin Feneri ve kara kartalı senin için Davamızı ve şiiri sende seviyorum Seni seviyorum
Seni çok seviyorum Seni çok seviyorum
Yaşamaksa seni sevmek Ben hiç ölmedim Seni seviyorum
SEVGI Merhaba gülen gözlü arkadaşım dudağındaki tebessümü kaybetmemişsin daha. Ne güzel dünyaya gülen gözlerle bakabilmek ve insanlara tebessümler saçabilmek senin gibi. Biliyorum üzülüyorsun donuk gözlerle karşılaşınca. Ne yapalım arkadaşım herkes senin gibi olamaz. Duyabiliyorum hayır olmalı dediğini. Haklısın arkadaşım aslında butun insanlar senin gibi olmalı. Bilseler bir tebessümle neler yapabileceklerini; bir çocuğun gözlerindeki ışıltıyı bir tebessümle nasıl görebileceklerini , sıkıntılarla dolu bir insana nasıl dünyaları vereceklerini bilseler ve gülen gözlerin buzları nasıl erittiğini, kalpleri nasıl birleştirdiğini bilseler. eminim onlarda senin gibi olmak isterlerdi. Ve sevgi saçıyorsun gülen gözlerinle arkadaşım. Saf ve hiç bir beklentisi olmayan bir çocuk gibi. Hayır arkadaşım sevgi sadece sevgiliye duyulmaz. Sevgi evrenseldir. Hic kimse altın yığınları gibi kasasına kilitleyemez onu. Onun yeri kalplerdedir. Bir annenin kalbindedir onun yeri cocuguna verebilmek icin,onun yeri bir bahcıvanın ellerindedir sevgi tohumları sacabilmek icin... Evet sevgi her yerdedir. Yeter ki sen onu bulmak iste. Sevgiyi bulmak kolay,zor olan onu elinde tutabilmekte. Unutma arkadasım sevgiyi duyabilmekle de is bitmiyor. Sevgiyi gostermekte gerekir. Hayat kısa arkadasım bugun olan yarın yok Sevgiyi gostermek beklemeye gelmez, yarın cok gec olabilir. Elindekini kaybetmeden kıymetini bilmelisin Biliyorum arkadasım bana hak veriyorsun. Simdi kos sevdiginin yanına once ona gulen gozlerle sımsıcak bir gulumse ve seni seviyorum deyiver icinden gelen en sıcak sesinle. Hayır bunlar komik seyler degil arkadasim. Seni seviyorum anne,baba,kardesim,arkadasım,vs. demek komik degil. Bu senin gibi butun canlılara karsı sonsuz bir sevgi duyan bir insan icin hic de zor degil sadece biraz cesaret arkadasım. Bu yalnızca yureginin buz kapladıgını, taslasdıgını zanneden insanlara biraz zor gelecektir ama onlarda senin gosterdigin cesareti gosterdiklerinde, kalplerinde sevgi kıpırtılarını hissettiklerinde ve aglamayı ogrenebildiklerinde inan hersey onlar icin ve butun insanlar icin daha guzel olacak. Evet arkadasım gulmek varken surat asmak niye, guldurtmek varken aglatmak niye, guzel sozler soylemek varken kalpleri kırmak niye? Hayat cok kısa arkadasım ve bu dunyadaki hic bir sey kırılan kalplere degmez. Simdilik hoscakal arkadasım yine gel. Yanına senin gibi gulen gozlu, yuregi sevgi dolu insanları alıp yine gel olur mu? Beni fazla bekletme cunku yarın burada olamayabilirim.
SENI SEVIYORUM DEMEK ICIN GEC KALMAYIN!
seni özlüyorum...gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum,en cokda hergün duyabilmek için çırpındıgım sesini...seni özlüyorum işte...her kavgamızın sonunda çektiğim sancıları,seni kaybetmek korkusunun yüreğimi bir bıcak gibi kestiğini anları bile...seni özlüyorum,kabul ettim artık bunu...gözbebeklerimin içine yerlesmişsin ve dünyada iyiye güzele dair ne varsa içinde sen varsın.meleklerin kanatlarında geliyorsun sen bana hergünişte bu yüzden sana meleğim demek hosuma gidiyor meleğim :))...bir martıların gözlerinde geliyorsun bana...bir papatya demetinin üstündek ugurböceği oluyorsun,ayın sevkatinde,umudun ve denizin masınde ki en cık buna tutkunum ya bilirsin işte sen varsın..yüreğime işledim seni bir dantel gibi ince ve sık düğümlerle...çözülmessin,cözemem çözmem seni...ordasın ve orda kalmalısın.çünki birtek bu yürege sen yakısırsınhergün içimi ısıtan ası sensin,sımsıcak ısıklarınka tüm ruhumu saran.her yeni güne gözümü acar acmaz içine doğdugun bir günaydınsın...seni özlemek dayanımaz hale geldiğinde bile hiç isyan etmek istemiyorum...çünki içimdesin ve seni gözyaslarımla akıtmaya kıyamıyorum.özleminin sancılarıyla bedenim her gün biraz daha ölsede aslında her güne yeniden doğuyorum...seni özlüyorum çünki hayatımda ilk defa bukadar cok seviyorum seni seviyorum hemde çoookkkkkkkkk bebeğim...dogrularını yanlıslarını sorgulamadan,bir cocuk yüreği gibi masumca tasıyorum,masumca yasıyorum seni.bu hayata verdiğim her nefeste gittiğim heryerde sende benimle birlikte varsın...o yüzdenyalnızlık nedir bilmiorum.asla değiştirmeden,en katıksız en saf halinle seviyorum seni.özgürlesiyor askımız sevdikce büyüyor ,özledikce yüceliyor..işte en cok bunu özlüyorum,seni sevmeyi özlüyorum.sevdikce daha cok özlüyorum,özledikceysede daha cok seviyorum askım
SENİ SEVİYORUM SEN SEVMESEN BİLE, SENİ ÖZLÜYORUM SEN ÖZLEMESEN BİLE, HERGÜN KENDİ KENDİME DİYORUM ARTIK SEVMİYORUM SENİ GÖRÜNCE ANLIYORUM Kİ HALA SEVİYORUM...... "ELLERİN ELLERİM OLSUN,GÖZLERİN GÖZLERİM OLSUN,SÖZLERİN SÖZLERİM OLSUN SENİ ÇOK SEVİYORUM"SEVDA MAVİDİR MAVİ İSE UMUT.SEN YÜREĞİNİ HEP MAVİ TUT! SEVMEK İNANMAK DEMEKTİR UÇURUMUN KENARINDA OLSAN DA SIRF HAYATA İNAT GÜLÜMSE AFFETMEK VE UNUTMAK İYİ İNSANLARIN İNTİKAMIDIR! VAZGEÇME,SEV VE İNAN MUTLULUK SENİNLEDİR UNUTMA: SEVİYORSAN GÜLÜYORSAN İNANIYORSAN UMUTLUYSAN VAZGEÇMİYORSAN VE MUTLUYSAN BİL Kİ YAŞIYORSUN DEMEKTİR Seni sensiz yaşayamam derken... Sensizliğe mahkum etme beni....GeCeYi YaŞaRıM dOğMaZ GüNeşİM zAmAnSıZ kÜLLeNdi YaNaN aTeŞiM yArInA çIKaRmI bİLmEm GiDiŞiM mEvSiMsİz SaRaRDı BeNiM hAyATıM bİr MeChULe DöNdÜ bEnİm HaYaTıM....SENDEN SON BİRŞEY, SON BİR İYİLİK İSTERİM, SENDEN BAŞKASINI SEVMEYEN VE SENİ UNUTAMAYAN ŞU KALBİME BİR KURŞUN SIK BENİM BİR KURŞUN SIK ....
Git gidebildiğin yere kadar Al kalbimİ Çiğne üstüne bas Ez onu paramparça et Yeterki şu içimdeki sevgini öldür Öyle gitki Zerre kadar sevgini bırakma Özlerim yoksa seni Kaç gecedir ağladım Ne olur ya geri dön Yada benide götür gittiğin heryere Artık geri dön gittiğin yerden Kaç günden beri bıktım yollara bakmaktan Hele yanlız geçen gecelerden Sessiz gecelerden Sesinin yankılanmadığı odalardan bıktım Evet artık seni istiyorum Yeterki benim ol Artık dayanamıyorum Gitme ne olur beni öldürme Yanlız bir başıma sıkıldım hayattan Yanlız kalmalardan Bir lokmayı sadece kendim yemekten Paylaşmak istiyorum seninle Ne olur geri dön hadi Seni BEKLİYORUM BEKLENTİM SENİ ÇOK ÖZLEDİM... |
|
Seni BEKLİYORUM BEKLENTİM SENİ ÇOK ÖZLEDİM...
|
| |
| |
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/2/2007 - KÜCÜCÜK YÜREĞİYLE KOCA OKYANUSLARI ASAN SEVDASI
|
|
Kuşlar.. |
|
KÜCÜCÜK YÜREĞİYLE KOCA OKYANUSLARI ASAN SEVDASI İÇİN SEVDASINA DENİZLERE ACILMIS DALAN BİR KIZIN ÖYKÜSÜ
DÜN GECE SENDEN HABERSİZ CEKİP ALIP BASIMI GİTTİM UZAK DİYARLARA UCMAK İSTEDİM KANATLARIM YOKTU UCAMADIM DENİZE GİTTİM DALDIM SAATLERCE DERİNLERE İNDİM DERİNLİKLERDE MASUMİYETLİK SAFLIK VARDI İKİ BALIK GÖRDÜM RENGARENK SEVDALARINI TASIYAN COK SEVİMKLİ BİR BALIK SLM'LASTI BALIKLARIN SEVDASI : NABER DEDİM GÜLÜMSEDİLER NEREYE BÖYLE DEDİM BANA DEDİLERKİ HER NE OLURSA OLSUN SEVDAMIZI ALIP DOKUNAMADAN BİRBİRİMİZE YASMAYA GİDİYORUZ BALIKLAR DOKUNMADANDA BİRBİRLERİNİ SEVERER VE YOL ALIRLAR PEKİ NEREYE DEDİM COK UZAK DİYARLARA GÖRMEK YASAMAK İSTEDİKLERİMİZ VAR PAYLASACAKLARMIZ VAR DEDİLER KORKMUYORMUSNUZ SİZ DEDİM HAYIR BİZ BU YOLA BERABER BAS KOYDUK AZGIN SULARDA GİRDAPLARDA FIRTINADA BİLE BERABERİZ KARA KEDİLERE BİZİ AYIRMAK İSTEYEN BALIKCI TEKNELERİNE KARSI GELİP HER NE OLURSA OLSUN SEVDAMIZI YASARIZ DAHA UZAK DİYARLARDA DAHA GÜZEL SEYLER YASAMAK İÇİN YOL ALIYORUZ DEDİLER GÜKLÜMSEDİM NE GÜZEL DEEDİM HAYIRDIR NEDEN DERTLİSN DEDİ BENDE DEDİMKİ BENDE SİZİN GBİ BİR SEVDAYA KAPILDIM BENİM SEVDAM VAR BURDA OKYANUSLARI TASAN BENDE SAVAS VERMEK İSTERKEN O SAVASI BİRDEN BIRAKTI DEDİM NEDEN DEDİ BENDE BUNU ÖĞRENMEK İÇİN BURDAYIM GÖRÜP SEVDAMDAKİ OLAYLARI YASAMAYA BELKİDE ÖLMEYE GELDİM SEVDAMDA DEDİM ÖLMEK CARE DEĞİL KIYMET BİLENLER SEVERLER SEN COK YÜREKLİSİN YOLA DEVAM ET DEDİLER DEVAM ETTİM İLERDE BİR AHTOPOT GÖRDÜM YALNIZ ONA SLM VERDİM AHTOPOTUN SEVDASI: NEDEN YALNIZSIN DEDİM BEN BİR ERKEK SEVDİM BENİ TERKETTİ BEN YALNIZLARIN AHTOPOT BAYANIYIM TEK BASIMA DEVAM EDİYORUM SEVDAM SONSUZ OLSADA BENİ ANLAYAMADILAR BEN YANLIZDA YASADRIM BU SEVDAYI DEDİ VE BANA DEDİKİ YALNIZIM SENDE YALNIZLARIMI OYNUYORSUN DEDİ EVET BENDE YALNIZIM BENİ SEVDİĞİM TEK BASIMA BIRAKTI COK SEVDİM ŞİMDİ OKYANUSA ANLATMAYA GELİDİM SEVDAMI DEDİM PEKİ NEDEN SORUN NEYDİ DEDİ BİLMİYORUM BU YÜZDEN BURDAYIM EN SAF SEVDALARDA YASAYIP SORUNUN NE OLDUNU CÖZMEK İÇİN VE UZAKTANDA SEVKEYE CALISTIMI ANLIYORUM DEDİM BİRDE BANA GÜLÜMSEDİ PEKİ DİĞER ASIKLARLA NE KONUSTUN DEDİ HAAA BALIKLARLAMI EVET ONLARDA BENİM GİBİ İŞTE UZAK AMA COK UZAKTAN BİRBİRLERİNE DOKUNMADAN SEVDALARINI YASIYOLAR ANLADIMKİ UZAKTA OLSA YASANABİLİYOR TIPKİ BEN GİBİ AHTOPT:PEKİ KARDES BENDE NE GÖRDÜN DEDİ. SENDE Mİ SENDE BENİM GİBİ YANLIZKİĞA İLGİSİZLİĞE ATILMIS BİR SEVDA GÖRDÜM TIPKİ BENİM GİBİ DEDİM GÜLÜMSEDİ VE BANA YOLA DEVAM DEDİ BEN DE ONA DEDİMKİ BEN SEVDAMA YANLIZIM BEN COK SEVDİM AMA SEN GİBİ OLDUM İŞTE İKİ Kİİ ARASINDA KALIP HERGÜN ONU KAYBETMEMEK İÇİN SAVAS VERİYORUM BENİM SEVDAM COK BÜYÜK DEDİM PEKİ SORUN KİMDE DEDİ SORUN BENİ ANLAYAMAYANDA BASKASINADA AİT SUAN DEDİM ODA DEDİKİ İLERLEYEN DERİNLİKLERDE DAHA NİCE SEYLER GÖRECEKSİN YOLA DEVAM ET YALNIZLIK BİZLERE MAHSUS SİZ İNSANLARA DEĞİL YOLA DEVAM DEDİ TSK EDİP AYRILDIM YANINDAN DAHA UZAK DERİNLİKLERE İNDİM BİR KAPLUMAGA GÖRDÜM YANINDA OKADAR SEVİMLİ BEBELERİ VARDİKİ ONLARA KAPILDIM DÜŞÜNDÜM NEDEN BENİM BİR YAVRUM YOK SANIRIM ÖZLEMLERİM ARTIYOR BURDA DEDİM YANLARINA UZANDIM KAPLUMBAGANIN HAYATI: BANA HEYY NEREYE GİDİYOSUN DEDİ KAPLUMBAGA ANNE DEDİM BENİM SEVDAM OKYANUSLAR KADAR DERİN VE GENİS BÜYÜK ONU YASIYORUM SEVDAMI DEDİM NE GÜZEL HAYAT COK GÜZEL YOLA DEVAM DEDİ PEKİ NEDEN GÜZEL DEDİM BAK DÜNYA GÜZELİ NESİLLERİMİ DEVAM ETTİRİYORUM DEDİ BENSE ÜZÜLDÜM ORDA NEDEN ÜZLDÜN DEDİ BENİM BİR COCUM OLMİCAKKİ BİRİNİ SEVDİM COCUK İSTEMİŞTİM İLK DEFA AMA O COCUGU YASAYAMICAM ARTIK İÇİMDE BİR COCUK VAR ONA AİT VE İÇİMDE BÜYÜTTÜĞÜM ŞİMDİ COK BÜYÜTTÜM DAHADA BÜYÜDÜ ARTIK YASLANIYOR ÖLMEK ÜZERE GÖZLERİM KAPANICAK BURDA SEVDAMDA BURDA ÖLCEK CÜNKİ YASLANDI İÇİ YORULDU SEVDASINA YORULDU COK SEVDİM SAVASLAR VERDİM AMA ARADA OLAN ENGELLERİ ASMAYA CALSITIM O SAVASI YARIM BIRAKTI BENİ YALNIZ BIRAKTI TEK BASIMA BU SEVDAYIDA YASAMAYA CALSIYORUM HERGÜN DUVARLARI YUMRUKLADIM GÖZYASLARIMI SAKLAMAK İÇİN BURAYA DALDIM GÖZYASIM SEVDAMDA BURDA DERİN MAVİDE AKITTIYORUM VE O GÖRMEYECEK BEN BURAYA ÖLMEYE GELDİM SEVDAM UGRUNA SAF TEMİZ OLAN BİRYERDE BEN ÖLÜNCE SEVDAMIN NE KADAR BÜYÜK OLDUGUNU VE BU DERİN DENİZLERE HER DEFASINDA BAKISINDA BENİM SEVDAMI GÖRÜCEK DEDİM ODA BANA DEDİKİ ÖLMEK YASAMAK ARASI BİRSEY SEVMEK AMA HER NE OLURSA OLSUN SAVASINA DEVAM ET SESİZLİKTE GÖMÜL BİRGÜN SENİ ANLAYACAKTIR DEDİ SEN NEDEN SEVDİĞİN ADAM COCUKLARININ BABASI YANINDA DEĞİL DEDİM BENİ TERKETTİ BASKA KAPLUMBAYA SEVDALANDI YALNIZ BIRAKTI SİMDİ OKYANUSTA YAVRULARIMLA BİR BASIMA SAVAS VERİYORUM DEDİ.ANLADIMKİ O SEKİLDEDE MUTLULU YASAYABİLİYORDU GÜLÜMSEDİM SENDE BENİM GİBİ YALNIZSIN DEDİM EVET AMA MUTLUYUM HAYAT SAVASIM BİTMEDİ DEDİ BENDE DEDİMKİ HAKLISIN SANIRIM BENİMDE AYAKTA KALMA SAVASIM BİTTERSE O GÜN ÖLECEĞİM DEDİM BANA ÖLMEK ÇÖZÜMMÜ YASAMAK COK GÜZEL DEDİ YOLA DEVAM DEDİ AMA SEVDİĞİMİ BİR BASKASINDA GÖRMEK BANA ACI VERİYOR HERGECEN GÜN ONA GİDİYOR DAYANAMIYORUM DEDİM BANA DAHA COK SEY GÖRECEKSİN DEDİ YOLA DEVAM DEDİ EVET BEN BU SÖZÜ İLK GÜN KULLANMISTIM YOLA DEVAM DEDİM ŞİDMİ BAK DERİN SEVDAMDA ÖLMEK İSTİYORUM GÖZLERİMİ KAPAMAYA GELDİM SEVDAMDA DEDİM İLERDE KEFALLERİ GÖRDÜM :)
HAYATTAKİ SEVDALARA ENGEL OLAN KEFALLER/SAZANLAR:
AHAH SÜPER YAAA NEREYE SAZANLAR DEDİM HERSEYE BURNUMUZU SOKMAYA SEVDALARIN ARASINA GİRİP ONLARI AYIRMAK İÇİNELİMİZDEN GELENİ YAPMAYA BİZLER ARAKEDİLERİNDEN BETERİZ ONLARI AYIRMAK İÇİNHERSEYİ YAPARIZ HİÇ BİRSEYİ DÜŞÜNMEDEN YOLA DEVAM EDİYORUS BİZİM ADIMIZ SAZAN DİĞER ADIMIZDA KEFAL ADIMIZDA OLDUGU GİBİ DEDİ BENİ GÜLDÜRMEYİ BASARDILAR NEDNE GÜLDÜN DEDİLER KENDİMLE KIYASLADIMDA BENİM SEVDAMIN ARASINDADA BİR KEFAL VAR VE HERGECEN GÜN BİRAZDAHA SAZANLASIYOR DEDİM ONLARDA GÜLDÜ DEDİLERKİ HIMM SİZİN HAYATINIZDADA BİZİM GİBİLER VAR DEDİ EVET DEDİM GÜLÜMSEDİM YOLA DEVAM DEDİM
DENİZ ATI: DENİZ ATIM SEN NEREYE DEDİM BANA KÜCÜCÜK YÜREĞİYLE SEVDAMA DEDİ SEVDAN NERDE DEDİM COK UZAKLARDA COK UGRASTIM COK SAVASTIM COK UGRASTIM HERSEYİ DENEDİM AMA BANA DÖNMEK BİLMİYOR BEN İNATLA SEVMEYE DEVAM EDECEGİM DEDİ BURKULDUM BİRDEN NEDNE ÜZÜLDÜN DEDİ EVET BENDENDE OKADAR BEN COK SEVDİM DERİN MAVİLERİN SAF TEMİZ OLAN MASUMUYETİ KADAR OKYANUSLARI ASAN SEVDA BENDE SAVAS VERDİM AMA YALANLAR VARDI ARAMIZDA OLANLAR VARDI HEP URASTIM İNATLA SEDİM BENDE SENİN GİBİ İLGİYE AC KALANDIM AMA SENDE ANLADIMKİ SEVMEYE DEVAM AMA SERBEST BIRAK BUNU ANLADIM DEDİM ODA DEDİKİ SAVAS VERMEK EN GÜZELİDİR BAZEN KAZANMAK YADA KAYBETMEK HAYATIN BU GEZEGENİN EVRENİN ADİL YANI SEN SEVGİNDEN SAKIN UTANMA SENİ SEVMEYENLER UTANSIN DEDİ BENDE MERAK ETME BENDE SENİN GİBİYİM UTANMIYORUM SEVDAMDAN SEVDAM İÇİN ÖLMEYE GELDİM ANCAK OZMAN ANLAR BENİ OZAMAN SEVDAMI ANLAYACAK BİRGÜNM BASKA CAREM KALMADIKİ SENİN GİBİ KOSTUM BENDE EN SON SEVDAMDA ÖLMEYE GELDİM OZMAN BENİ ANLIYACAK DERİN DENİZLERE BAKINCA DERİN MAVİDE KAYBOLUP BİRZAMNLAR BENİS EVEN VARDI ŞİMDİ BURDASIN NEDEN DERİN MAVİSİN DİYECEK BURDANDA RUHUM ONA KULAKLARINA FISILDAYACAK YASARKEN KIYMET BİLSEYDİN DERİN MAVİNİN MASUMUYETİNDE SEVDAMI GÖRMEZ SENDE OLANI YASARDIN DİYECEĞİM KIYMET BİLENE YOLA DEVAM DEDİM BANA DEDİKİ SENİN KÜCÜK BİR DÜNYAN AMA COK MASUF SAF TEMİZ ESİ BENZERİ OLMAYAN BİR SEVDA VAR KIYMET BİLMESİ DİLEĞİYLE DEDİ BENDE TSK EDERİM AMA O SUAN BİRBASKASINA AİT BANA GELENE KADAR BEN COKTAN BU MAVİDE ÖLECEGİM DEDİM DENİZ ATI İSE DEDİKİ HADİ HAYAT GÜZEL SEN SEVDİĞİNE İNATLA YASA SEN SEVDANI HERDEFASINDA YASAYARAK YASAKİ BİRGÜN UTANIP SANA GELİCEKTİR DEDİ GÜLÜMSEDİM SANMIYORUM CÜNKİ GÖZLERİM KAPANICAK DEDİM... YENGEC GÖRDÜM GÖZLERİ PÖRTLEMİŞ RADARLARI ACIK AVINI BEKLEYEN KAHKAHA ATTIM
YENGEC BU BİR ERKEKTİ AMA:) | | ATTIM
YENGEC BU BİR ERKEKTİ AMA:) :
BANA DEDİKİ NE GÜLÜYOSUN BE DEDİ BENDE DEDİMKİ HAYIRDIR RADARLAR ACIK DEDİM EVET DEDİ NEDEN DEDİM BİZİM RUHUMUZDA CAPKINLIK VAR DEDİ AAA SEN ERKEKMİSN DEDİM EVET DEDİ NEDEN ERKEKLER BİRKİŞİYLE YETİNMEZ DEDİM ODA BANA DEDİKİ HERGÜN KEFAL YENİRMİ DEDİ ZUAHAHAH NEDEN GÜLDÜN DEDİ KUSURA BAKMA AMA SİZ ERKELER HEP BÖYLESİNİZ KIYMET BİLMESSİNİZ BENİM GİBİ SEVDALARI GÖRMESSİNİZ KIYMET VERİRSİN KIYMETİNİ ANLAMAZLAR DEDİM SEN DERTLİSİN BE DEDİ BEN SENİNYERİND EOLSAM BASKA YERLEREDE GİDERDİM CÜNKİ HAKLISIN SENİN GİBİ BİRİNİ BULDUYSA O KİŞİ KİMSE COK SANSLI DEDİ BENDE NİYEKİ DEDİM ODA DEDİKİ BSEN KENDİNE BAKSAN COK GÜZEL BİR KIZSIN YREĞİNDE KOCAMAN SEVDA VAR ONA AGLIYORSUN BAK DEDİ EVET SEVADAMA AGLIYORUM ODA SENİN GİBİ KEFALLERİ GÖZETLİYOR DEDİM GÜLDÜ BENDE NE GÜLÜYOSUN BE DEDİM O KÖRMÜŞ SEN BANA DENK GELSEN SENİN ÜSTÜNE BASKA KEFAL KOKLAMAZDIM DEDİ SEN KEFAL BİLE OLAMASSIN SENİN YERİN BİR BAMBASKA OLURDU EL ÜSTÜNDE TUARDIM SENİN YERİNDE OLSAM DEGERİNDEN FAZLASINI VERMESDİM DEDİ BENDE DEDİMKİ BEN ONA DEGER VERDİM COK SEVDİM SU GUNE KADAR KİMSEYİ BUKADAR DELİ SEVDMEDİM BUYÜZDEN BURDAYIM SEVDAM İÇİN SENCE KACIS BİRSEYE YARARMI DEDİ BENDE HAYIR KACMIYORUM BENİM SEVDAM BENİM İÇİMDEKİ COCUGUN ADI SEVDA ONDA UYANDI VE ONDA BİTMESİ GEREK DEDİM BANA DEDİKİ HER NE OLURSA OLSUN YOLA DEVAM DEDİ BENDE DEDİMKİ EVET BENDE ONA İLK GÜN BANA TEKLİF ETTİĞİNDE YOLA DEVAM DEDİM NERDEN BİLİRDİMKİ BUKADAR COK SEVECEĞİMİ AGLADIM ORDA NEDEN AGLIYORSUN DEDİ AGLAMAYI BİLMEYEN GÖZLER SEVMEYİDE BİLMEZMİŞ DEDİM YENGEC BANA O HİÇ AGLAMADIMI DEDİ EVET BASINDA BİRKEZ AGLAMISTI BANA EVLENME TEKLİFİ ETMİŞTİ SUSUNCA AGLADI SONRA GÜELREEK AGLADI ASKIM SENİ SEVİYORUM DEDİ BENDE ONA EVET YERİNE SENİ SEVİYORUM DEDİM GÜLEREK AGLARKEN BENİM AYAKLARIM YERDEN KESİLDİ UCUYORDUM AMA KIYAMIYORDUMDA AGLAMASINA DEDİM PEKİ NEDEN ŞİMDİ SENİ FARKLI AGLATIYOR DEDİ ARAMIZDA KEFALLER VAR SAZANAR BOZAN VE İKİMİZ ARASINDA GİDİŞ GELİŞLER İÇİNDE VE BEN BUNU KALDIRMAYA CALSIYORUM BANA YALANLAR SÖYLEDİ ONU HER HALİYLE KABULLENDİM BENİ KENDİNDEN UZAKLASTIRMAYA CALISITI O KİŞİ İÇİN AMA BEN YILMADIM ŞİMDİ BURDA ÖLECEĞİM ONUN SEVDASINDA GÖZLERİM KAPAMAYA GELDİM ARADA SAZAN KEFAL OLMAMAK İÇİN O BANA YALANLAR SÖYLESEDE ONUN YALANLARIYLADA KABULLENİP SEVDİM AMA O HER YALANINIDA BİLİYORUM CÜNKİ HAYATINI BİLİYORDUM ONU HERSEYİNİ ÖĞRENMİŞTİM ARASTIRMISTIM DEDİM BANA DEDİKİ SEN SEVDİĞİNİN ARKASINDA DİMDİK DURABİLEN ZOR BİR SEVDASIN DEDİ ESİ BENZERİ BULUNMAYAN NARİN SEVSDASIN DEDİ ÜZÜLME DEDİ BİRGÜN SAN AGELİCEKTİR HADİ YOLA DEVAM DEDİ GÜLDÜ AYRILDIM YANINDAN YOLA DEVAM EDERKEN İÇİMDEN SUNLARI DÜŞÜNDÜM
BURDA KOCAMAN SEVDALAR VARDI BALIKLARIN UCUNDA YOLA DEVAM HAYAT COK GÜZELMİŞ DERİNLİKLERNİÇİNDE CÜNKİ DISARDA KÖTÜ İNSANLAR VAR BURASI KADAR SAF VE TEMİZ DEĞİL VE İNSALAR HEP BİRBİRLERİNİ KULLANIYORLAR..DERİN DENİZ COK MASUM HER NE OLURSA OLSUN AZGIN DALHGALARA KARSI SAVASIYORLAR TIPKİ BİZLER GİBİ BİRSEY ADINA SAVASTIĞIMIZ GİBİ HAYATIN VERDİKLERİNE KATLANABİLİYORLAR AMA TERTEMİZ OLARAK YASIYORLAR BİZİM DÜNYAMIZ KADAR CİRKEF DEĞİLLER BİRGÜN ÖLÜRSEM DERİNLİKLERDE BU DERİN MAVİDE ÖLECEĞİM BU DERİNYERDE KAYBOLACAGIM BURASI BENİM DÜNYAM BENİM SAVASIM CÜNKİ TIPKİ BEN GİBİ TEMİZ ANNEMDEN DOGMUSCASINA BİRGÜN ÖLÜRSEMSEVDAMIN DERİNLİKLERİNDE ÖLECEGİM CÜNKİ BENİM SEVDAM DERİN DENİZLER KADAR BÜYÜK OKAYNNUSLARI ASAN BİR SEVDA HERNE OLURSA OLSUN BU SEVDADA YOLA DEVAM ÖLDÜGÜM YERDE GÖZLERİM BURDA KAPANICAK AMA OKYANIUSLAR SAHİT OLUCAK DERİN SEVDAMA BLUWSEA VE BİRCOK SEY GÖRDÜĞÜM ANATAMADIGIM DUYGULAR VAR YASANAN BURDA YASANACAK COK SEY VAR BU DÜNYADA BEN BUGUN HERSEYİN FARKINDAYIM ANLADIMKİ YİNE HERSEY RAGMEN COK SEVDİĞİMİ VE ANNEMDEN DOGDUGUM GİBİ TEMİZCE SANA GELDİM SENİ SEVİP GÖZLERİMİ KAPAMAYA SANA GELDİM HAYATTA KALMA SAVASIM BİTTİĞİ GÜN ÖLDÜĞÜM GÜNDÜR VE İÇİMDE YASATTIĞIM SEVDAMI BURDA SENDE KAPAMAYA GELDİM SEN ANLAYINCA BU DERİNLİKLERE BAKINCA BENİM SEVDAMI GÖRECEKSİN VE DİYECEKSİNKİ NEDEN DERİN MAVİDEN BANA ANLATMAYA CALISTIN DEDİĞİNDE BENSE SANA DERİN MAVİLERDEKİ EN BÜYÜK SEVDAMDIN KULAGINA ANCAK BU SEKİLDE FISILDAYARAK GÖSTEREBİLDİM OZMANLAR ANLAYAMADIN DİYECEĞİM AMA ARTIK COK GEC OLUCAK EVET SİMDİ DENİZDEN CIKTIM VE ARADAN BRGÜN DAHA GECTİ VE SİMDİ BEN DERİNLİKLERİME GİDİORUM BİRGÜN SANA BU DERİNLİKLERDE DERİN MAVİDE DERİN DENİZLERDEN OKYANUSLARDAN HAYKIRIP DALGALANIP SAHLANIP KULAGINA ESEN RÜZGARLA SEVDAMI FISILDAYACAGIM SİMDİ ÖLÜM YAKIN BIKTIM DEDİN YA ARTIK MAVİLERDE YÜZERKEN TENİNE DEĞEN SU BEN OLUCAM VE LANET EDİP O DENİZDE SENDE BANA GELİCEKSİN CENNETTE YADA CEHENNEMDE BEN SENİ BURDA BEKLEYECEĞİM ARTIK HOSCAKA ZORLU SEVDAM... BU YAZIYI AGLAYARAK YAZDIM CÜNKİ HER GÖZYASIMDA DERİN MAVİLİKTELİRİ ASAN KOCAMAN BİR SEVGİ VAR VE BEN SEVDAMDA SENDE ÖLMEYE GİDİYORUM AGLIYORUM CÜNKİ BİR SONRAKİ BENİ ARADIGINDA BEN COOOKKTAAAANNNNNNNN DERİNLİKLERDE SEVDAMI ANLATMIS OLUCAM SENİ SEVDİĞİMİ VE BİR MELEK KANADINDA GELİPHERGECE YATAGINDA UYUYACAGIMI UNUTMA BEN SİMDİ SENİ SEVMEK İÇİN KADERİMDE GELİP ÖLMEYE GİDİYORUM BEN SENİ SEVEREK ÖLECEGİM ZORLU SEVDAM SEN BENİM EN SON YASAYACAGIM VE SU GÜNE KADAR KİMSEYE VERMEDİĞİM İÇİMNDEGKİ SEVDAMI VERDİĞİM EN SON ZORLU SEVDAM OLARAK KALICAKSIN CÜNKİ BEN SENDE GÖZLERİMİ KAPAMAYA GİDİYORUM 25,01,2007 NOT:BU YAZI COK ÖZEL BİRİNE LÜTFEN SEVDAMA SAYGI DUYUN VE CALMAYIN KOPYALAMYIN BENİM RUHUM BU BEDENDEN CIKTI BEN ÖLDÜĞÜMDE BU YAZI KONUSULSUN
seni derman bildim derdime.. kalbimin en digerli kosesinde adin binbir heceyle.. ben senden ayrilmam.. ben senden kopamam.. benden ayrilmayi isteme bilki ozaman yasiyamam! kapattim ruhumu dunyanin guzeliklerine.. luzum yoktu sen vardin diye.. ama simdi gidiorsun bensizlige.. cagridinda gelmedimmi?? imdaadina yetismedimmi?? soylesene birtanem sende beni sevmedinmi?
SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ HER YER SENSİZ HER YER KARANLIK SANKİ HİÇ GÜN DOĞMAMIŞ ÜZERİME HİÇ DOĞMAMIŞ GÜNEŞ
YÜREĞİM SUSKUN YÜREĞİM ÇARESİZ AĞLIYOR BENDEKİ SENSİZLİĞE SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ SENDEN GERİYE HASRETLER KALIYOR SONU KALMAYAN HÜLYALAR BİR TÜRLÜ BİTMEYEN GECE BİR TÜRLÜ BİTMEYEN YOL HEP GÜN BATIMLARI HEP KARANLIKLAR SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ BİR BOŞLUK VAR YÜREĞİMDE SEN YOKSUN DİYE...
Düşlerimle dünya benim olsa Yine fark etmez güller serilse yollarıma Yüzümde mutlu tebessüm gülücükleri Yasakları olmayan aşklar benimle olsa Yine sensiz olamam Cenneti verseler bana sensiz Dünyada yaşamak haram olur bana Sanmaki yaşıyorum Sen sensizliği bilemezsin Ben sensiz olamam.....
Ne olur birakib gitme beni böyle Ne olur görsene nasil agladimi Nasil perisan oldugumu Ne olur gitme ne olur Sensiz yasamam ben Sen simdi gidersen Bilki bu benim ölüm günüm Sensiz icim icme sigmiyor Yar yüzüm gülmüyor yar ne olur gitme ..... Gece yarısını çoktan geçmiş... Sensizliğimi haykırmak isterken Boş duvarlara, Kalbim sızlarken yokluğunla Uykularım kaçarken arzularımla Gözlerimden damlarken yaşlar Arzularım çığrından çıkmış Yanarken bedenim, Sana özlemim son noktada... Aşkına tutsak yüreğimle ben Yatağımda kıvranırken Herkes yarinin kollarında uyurken Neden kollarımda yoksun? Beni böyle sevdiğini bilirken Neden sana hala susuzluğum? Ateşinle ben kavrulurken Özleminle içim erirken Arzularım çığrından çıkmışken Çarşafları parçalarcasına ben Seni arzuluyorum... Saçlarımı okşayışını, Ellerimi sarışını, Dudaklarının yakışını, Tatlı tatlı bakışını, Teninin kokusunu özlüyorum Seni özlüyorum...
BUGÜNDE KARA BULUTLAR ÇÖKTÜ YÜREĞİME SEN YİNE YOKSUN YOLLARI GÖZLEDİM BELKİ GELİRSİN DİYE KUŞLARI DİNLEDİM,BELKİ SESİNİ GETİRİR DİYE RUZGARLARI BEKLEDİM,KOKUNU GETİRİR DİYE HER AN UMUTLA DOPDOLUYUM YÜREĞİM SEVGİNLE DOLU ÖLESİYE SEVMİŞİM SENİ
HÜZÜNLÜ BİR ŞARKI VAR DİLİMDEN DÜŞMEYEN BİZİM ŞARKIMIZ,AŞKIMIZIN ŞARKISI HEP ONU SÖYLÜYORUM
GÜNEŞ BATIYOR AKŞAM OLACAK YİNE UFKUMDA BİR GÜN DAHA SON BULUYOR SEN YİNE YOKSUN AMA NE OLURSA OLSUN HİÇ KESİLMEYECEK BU BEKLEYİŞLERİMİN ARDI ARKASI İSTERSE GÜNEŞ BATSIN İSTERSE BU HAYAT BURADA SON BULSUN BEN HER ZAMAN HER YERDE SENİ BEKLEYECEĞİM KAHVE GÖZLÜM SENİ SEVİYORUM
Kendine iyi bak, yüregine de... Her sey baslayip, bitiyor bu dünyada... Sevmedigimiz seylerin de bir sonu oluyor, sevdigimiz seylerin de... Olmasa iyi ya, oluyor iste. Seni alip götüren bir sarki, Beklemedigin bir anda bitiveriyor söz gelimi. Sevdigin kimseler kaybolup gidiyor bir gün kalabaliklarin arasinda... Parmagina konan kelebek ucup gidiyor, hic bitmeyecek gibi kivrilan irmak gidip bir denize dökülüyor sonunda... Biraz önce geriye dogru baktimda Senin icin mavi kapli defterimin ilk sayfasini actigim günün Ardindan cok zaman gecmis. Sana kücük seylerden söz acip durmusum, sevincimi paylasmisim gülmüsüm Kimi sayfalarda resimler cizmisim sana, belki hatirlarsin, hani kücücük bir kalp cizmistim. Istersen onu büyültebilirsin demistim. Hatirladin mi cizdigim pembe kelebegi de... Beni hatirladiginda basinin üzerinde en güzel gezintilerini yapacakti ve sen beni düsünüp belki gülümseyecektin... Kimi sayfalarda türküler söylemisim senin için, Kimi sayfalardada komik seyler anlatmisim. Kimi sayfalari okumayip gecmisim nedense... Nasil gectigini anlamadan mavi kapli defterimin sonuna gelivermisim. Simdi sana o özel mavi kapli defterimin son sayfasini aciyorum. Bir gün bir yerlerde yine karsilasabilirmiyiz bilemem. Ama ben simdi senin icin actigimm bu defteri, yine senin icin kapatip gidiyorum. Sen de git istersen... Ben yokken iyi bak, ama kendine... Yani basinda duran herseye iyi bak... Cicegine iyi bak... Ellerine, sana yakin olan herseye, yakin bir dostunun yüzüne, gökyüzüne, YÜREGiNE
Çığırtkanlara yaraşır bu yaptığın, bir de küçük kız çocuklarına. Oysa sen büyüdün, çığırtkan da olmadın hiçbir zaman.
Sen bilir miydin sormadığım soruların cevaplarını..?
Bir açık kapı olsaydı, güneşi de baharı da getirebilir miydin? Anlar mıydın dilimden, konuşmadan susar mıydık öylece...? Yoksa yeni bir alfabe mi yazardın her harfi bir çiçekten. Bilir miydin neden bu kadar korktuğumu...? İçimdeki korkunç yalnızlığı, katran karası geceyi, düş düş sonu gelmeyen uçurumu...
Okur muydun gözlerimdeki hüznü, kendime bile kapattığım kapıları açabilir miydin...?!?
Sağlam dur yüreğim... Etrafa saçma kıvılcımları...
Geldiğimiz gibi gideceğiz bu bahçeden. Gitmeye de biliriz. Gitmeyi de biliriz.
Sağlam dur yüreğim...Ne içindeki çığlığı büyüt dalga dalga, ne de yalnızlığı...
Bu sırrı açsaydık birbirimize. Gözlerimiz her karşılaştığında söylediklerimizi sözlere dökseydik...
Kalbimin sükun bulduğu yer dizinin dibi olur muydu? Sıcacık baktığında aradığım cevapları bulur muydum? İçim erir miydi gülümsediğinde, şimdiki gibi? Utanır mıydım yaptıklarımdan, yoksa mesut bahtiyar ölür müydüm son nefesimde?
Kendine sarıl kalbim. Sıkı tut kendini. Üzerine sıçratma kuruntuları. Zaten giderek büyüyor gece...
Söylesene bu bir masal mı? Sorular üzerine kurulabilir mi hayatlar? Başlamadan biten masallar vardır hani, kahramanları ta en başından pes eden...
Mızıkçılık mı yapmış olur onlar, yenilmeyi seçmekle. Saklambaç oynarken sıkılıp kendini sobeleten çocuklar gibi...
Kaç bahar olur bir ömürde kalbim? Her tohum başka bir çiçek midir, yoksa yeniden açan aynı çiçek mi? Sorma artık yüreğim. Sus yüreğim, feryat etme...
|
Kuşlar..
|
|
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/2/2007 - Bu ayrılıkta bana dokunur, gitme
|
Bir martı kanadında... Ve ben denizin en koyusunda hüznün içinde dalgalar arasında,suskunum... Yüreğim suskun... Herşey sessiz ve yokmuş gibi... Yokmuşum gibi... Hissedemiyorum sensizliği nefes alamıyorum... Bir şey geliyor boğazıma; Yutkunamıyorum... Durgunlaştım... Sebebi yok sensiz olan hiçbirşeyin sebebi olmadığı gibi bununda bir sebebi yok... Yaşayamadık ki biz, olmadı yarım kalan hikayeler öylece kalakaldı... Bitiyor cümleler ve artık sonuna geliyor zaman yavaş yavaş... Yaşadığım heran ve ben artık sonundayım bu hayatın... Sonu gelmekte hüznüm bu sevdanın... Sen bir hüzün kuşu ben bir sevda yolcusu... "GiDiYoRuM GiTMeLiYiM"..
Sabah ayazı dokunur Gül yaprağına Bu ayrılıkta bana dokunur, gitme Sevgi bağına Baykuşları tünetme Allah'ını seversen gitme En büyük aşk imkansız olanmış En büyük aşk, yalanmış derim gidersen,gitme Sabah ayazı dokunur gül yaprağına Bu yüzden dağları sis kaplar Ve bu yüzden çiçekler büyümez Açmaz tomurcuklar Bak yalvarıyorum gitme Allah'ını sever sen gitme Beni buralarda perişan etme Alışamam gidişine Teninin kokusu u özlerim Yüreğim bir kurşun gibi ağırlaşır Şarkılar yaralar Şiirler öldürür beni gitme Beklemek ölümden ötedir Bilmezsin sen gitme İstersen çay koymayı unut, kızmam Gözlerinde içerim kahvemi Yakma sobayı,sinemde ısıtırım seni Daha önce ricada bulunmadım kimseye Ama sana yalvarıyorum gitme Yüreğim ökseye tutulmuş Çırpınan yaralı bir kuş Ben saksıda kuruyan çiçek Gidersen bu can ölecek gitme Allah'ını seversen gitme .........ÖLÜRÜM HASRETİNLE.......
Bir adım öteye geçemediğimiz uzaklarda,umitlerin umitsizliğinde bağrımıza ateş düşürüp sinemizi yakan,çaresizlikti bizi bağlayan Gecikmiş zamanın çaldığı saatte,Bütün özlemlerin buluştuğu yerde Yol gösteren sessiz rüzgarlarda savrulduk.Bir imkansızlığın öyküsü yaşadığımız..Yağmurların bile eskitemediği yanık bir türkü,bir armağandır bu aşk erişirken sabaha gecem.Sonsuzluğa açtı bendeki sen her bakışta görünenden fazla işledin yüreğime
oysa sadece seyirci kalacakmışım ellerine Yakıp kavuracakmış hasret günden güne Günümü ay ederek bekleyecekmişim Bir gün ansizın gelirsin diye
Uzaklarda ve bir okadar yakınlarda Bir yüz görümlüğü sen için sevdim. Güzel bir rüyaymış farzet..gözlerindeki ben gibi sakla yüreğimi..ÖZLERKEN SENİ SAKLARIM ÖZLEMLERİMİDE YÜREĞİMİ SAKLADIĞIM GİBİ...
mevsim sonbahar
yağmur yağıyor buralarda
en acı hüzünlerle dolu gözlerimle
yollara bakıyorum
yüreğimden yüreğine giden yollara
gün yine efkar günü
dalıp umutlarımı
gizlediğim kaldırımlara
yine gülden kırmızı
senli hayallerdeyim
aklımdan çıkmıyor gülüşlerin
gözlerimden gözlerini kaçırışın
ve aslında herşeyi söyleyişin
bak ordasın işte oracıkta
aynı yerde duruyorsun..
hiç değişmedi yerin
ne rüzgarlar esip savurduda
yüreğimin kıyılarını.
hiç bir rüzgar körükleyemedi
sana olan sevdamı..
ben hala mahkum gözlerinde
ben yine aynı sevdalı Yağmurlarını da biliriz,rüzgarlarını da kılıç keskinliğinde... Dilini de biliriz,yumuşacık... Yüerğini de biliriz sıcacık... Ağlamalarına şait olmuşsuzdur karanlık köşe başlarında yalnız... Haykırışları gönlümüze saplanmıştır arada, en acımazızları gibi okların... Şarkılarını da biliriz en hazin makamlardan söküp aldığı... Sevdalarını da okumuşluğumuz vardır yakılası dizelerinde... Gülüşümüz de olmuştur arada toz pembe... Bir serçeliğini bilmezdik,saçak altlarına sığınmış sağnaklardan kaçışan... Bir de mahkumiyetini çalanları bilmezdik satır aralarından... Bir bildiğimiz vardır,yiğitlikse yiğit,savaş ise savaş,dostluk ise dostlukta vardır...Yarım yamalat değil,var ise tam vardır.kanadı kırık kuşlar gibiyim özgürlüğüm olan göglere gidiyorum....KUŞUNNN YOK OLUYORR.. Bir avuç güneşinle karanlıklarımı ezmeyeceksen; bırak dilinde ıslanacak son dua, gözbebeklerinde akan son damla olup toprağa ben sarılayım. Ben ellerimi uzattım yüreğine; nefesinden ya yokluğunu yolla yalnızlığa sarılayım ya da gözlerini yolla delice yüreğine soluyayım.. Karanlıklarıma yokluğunun hançerinin düşmesine izin verme,gözlerinde saklı bir avuç güneşle gel.. PUSU DURAN ELLERİNE SANA AGLARIM YALNIZLIK GELİR YA BENDE KALIR TUTSAKLIGIN...BİDE GİDERKEN YÜZÜNÜN GİDERKEN ISLAKLIGI Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte geceden yarım kalan hayalinle farklı bir boyuttayım, yarı uyanık yarı uykulu....baktığım her köşede gördüğüm her nesnede, tutuklanıyorum............ kahverengi gözlerinle
Yine kilitlendi yüreğim, aklımda kalan en son halinle kalbime bin çeşit renkle, nakış nakış işlediğim senle güneşin rengiyle sevgimi umudun mavisiyle umudumu süslercesine
Rüzgar ve fırtına arasındaki fark gibi yaşıyorsun içimde..... küçük bir çocuğun gözyaşları gibi mavi mavi pınarlar gözlerimde ne kadarda çok yağmurlar yağıyor yüreğime
Dünyanın en zor bulmacasını çözercesine........ süzülüyorsun titreyen kalbime yeryüzüyle, gökyüzünün büyük sevdası gibi.... bir gülün masum ve temiz aşkı gibi....
Bir hazan yaprağı gibiyim soluduğum her nefeste sen söküp atıp vazgeçilmişlikleri çığlık çığlığa haykırmak istediğim inatla dillerimin sessizliğine
Seviyorum seni......
bir başka kaçıyorum geceden.. gözü yaşlı yüreğimde isimsiz bir sancı dolanmakta tenim yangın yeri bir başka saklanıyorum geceden ay düşende ben gözlerine hükümlü bir başka korkuyorum geceden çaresiz içine eriyorum sensizlik acımıyor bana.. bir yanım yavaş yavaş ölmekte hüzün yağmurları altında ıslanmayı sevdik biz içimizde bölük hasretimizle gecelerimiz öksüz ayışığına yetim sisli sabahlarda mavilere giden yolları karşı pencerelerden seyretmeyi sevdik biz iki büklüm sevdamızla acıların kıyılarında oturmayı sevdik biz çocuk düşlerimizle
Yine nefessiz kaldigin bir ortami anlatiyorsun.Anlatiyorsun ama bizide nefessiz birakiyorsun.Ayni hüznü yasadim su an.Birde Umut ve onun dönüsünden bahsetsen diyorum..
Sevda yanığı gönlüm gidişinle beni karanlıklara gömerken sen başka sevgilerde yeşermektesin başka hava soluyorsun bensiz bense nefessiz yaşıyorum bu koskoca şehirde her sabah aynı kabusa uyanıyor gözlerim güller soluyor icimde yokluğun hoyrat bir ruzgar sensizliğimin sokaklarında bir elveda ile ayrıldı ellerimiz yetiremedik sevdamızı ayrı düştü yollarımız
''ahın kaldı sevda yanığı gönlümde SEN CENNETİM''
gökyüzü ağlıyor ben ağlıyordum o gece sana değil hayallerine akar gözyaşlarım silmesende olur... gözyaşımı yağmurlarda gizledim ne olur gelme.... terk etme beni acıya taşımaz yüreğim baharlar ertesi senden kalan bir hicran yarasına daha ne olur gelme sevme beni bir daha bir sevda var yüreğimde git diyor.... uzansamda dokunamadığım.... ayaza kesmiş sevdalar çıkar dokunsamda saramadığım... gidememm... yok sığınağım... sarılamam yabancı sevdalara.... sen sandığım..... DENİZ YILDIZLAR VE BEN BEKLİYORUZ...... Hep ertelenen bir an, hiç yaşanmamaya mahkumdur. Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır. Mevsimleri sayarsak, ömür baharsız tükenir gider. Sevdiğinizi bulmak ya da bulduğumuzu sevmek tercihi en zor olan iki seçenektir bu sınavda...Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde, sebepsiz mi coşkun bir denizde maviye hasretliğimiz? Ufukta görünen o ki, mutluluk tek kişiliktir aslında.Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun.Aşkın da sevdiğin kadar büyüktür, sevdiğin sürece meydan okur dünyaya.Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman, o hasreti yalnız tüketirsin. Karşılık bulmuyorsa sevda, umut değil, kendini hükümdar sanan köleler üretir, dönemezsin. ama boşa geçmemiştir dolan vakit. Heba olan şiirlerin de değildir. Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler, sırdaşlığını hiç terk etmez.Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar, o gül solarken.Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden, hep aynı acıyı çeker.Ama yollar hiç bitmez. Sonuna geldiğin, zannettiğin yerler birer duraktır aslında. Ve sen yolculuğunu gönüllü olarak bitirmişsindir o durakta. Güneş hep geç kalırmış gibi gelir, sen bir havada mevsimlecaktır belki.Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi, yüreğini teselli etmek de sana düşer. Her şeye rağmen ürkütmesin seni bu sevdanın ateşi. Her yangın önce başladığı yeri yakar. Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde, yıllar geçse de senin adın yazar.
Ve bil ki sevdiğim, uslanmaz ruhum yaşadıkça seni sever, seni sevdikçe yaşar... ansızın bir gece vakti sokak lambasının donuk ışığı altında yüreğime mavileri açanım yenik düşmüş benliğimle masumane gözlerine sürgün olduğum gözlerinde ayışığını bulduğum, karanlığımı örten beni göğsüne çekenim
hani aynı yolun yolcusuyuz diyerek kollarımdan tutmuştun ya hani sıcak bir yağmur gibi üzerime yağmıştın. siyahi bulutlara aldırış etmeden başucumda yıldızım olmuştun ellerinde aşkın incileri avuçalarıma düşmüştün ya bir sevda filizlenmişti yüreğimde rüzgarın esintisinde sen vardın düşüncelerim seninle süsleniyor kalbim senin için çarpıyordu gece suskunluğunu bozmuş seninle büyüleniyor seni yaşıyordu sanki hep seni beklemiştim bu şehirde geleceğini bilir gibi ama içimde bir korku vardi sebebini bilmediğim, her ne pahasına olsun yaşanacaktı bu sevgi sonunda ayrılık bile olsa ...yaşanmanlıydı! .......
tıpkı gelişin gibi ansızın oldu gidişin belkide
hiç uzanamamıştım sevgine şimdi gökyüzünde kaldı gözlerin başım yükseklerde hep sana bakacağım,
seni hep içimde saklayacağım seni bende yaşatacağım
gözyasım mavidir benim.. yarın hatırlama beni...
haftaya da...
yıllar sonra hatırla
arkana bakmadan cekip gittiğini
boynumun büküklüğünü
ve oynadığımız oyunları
içinde ihanet olmayan oyunlarımızı
kahrol!...
ya da hayır
acı cekme sen...
istemem...
senin tırnagın kırılsa,
benim kalbim sökülür yerinden sen göremezsin gözlerimdeki yasları...
acılarımı göremediğin gibi
mavidir benim göz yasım
tıpkı gökyüzü gibi...
Karsimdasin iste... Bana bakmasan da oradasin, görüyorum seni. Ah benim sevdasinda bencil, yüreginde saglam sevdigim. Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbasi oldu yüregim. Tikandigim o an, Elimi nereye koyacagimi sasirdigim o an iste, Aklimdan o kadar çok sey geçti ki takip edemedim. Ellerim boslukta, ben darda kaldim. Ellerim buz gibi, ben harda kaldim. Bir senfoni vardi kulagimda çalinan, bitti artik hepsi...
Köseme çekildim, hani hep kaldigim köseme. Bakis açim belli oldu yine. Geride kalan, ardindan bakar gidenlerin. Bir meltem olacak rüzgarim dahi kalmadi benim. Daglara çarptim her esisimde. Yollara küfrettim her gidisinde.
Demistim sana hatirlarsan: Önemli olan zamana birakmak degil, zamanla birakmamak tir.. Simdi bana, geçen o zamanin Unutulmaz sancisi kalir
Gittigim eger bensem, söyle bana kimden gittim? Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...
Seni öyle sevmişim ki kendimi kaybetmişim. Her şeyimi senin için hiçe saymışım. Bu nasıl olur.? Nasıl bir başkasını kendinden daha fazla sevebilir insan? Bunu anlamıyorum şu an. Gözlerinde kendimi görüyorum., rüyalarımda seni. Artık yoksun yanımda. Ben var mıyım hayatta ? Varım, bedenim yaşamaya devam ediyor. Çünkü henüz ölmedim, ama bir sor gerçekten yaşıyor muyum diye. Gerçeği bir sor. Var olmak ne demek. ? Sadece bana kalmış yaşam kalıntıları mı ? Yoksa senin de içinde olduğun bir bütünlük mü? Sensiz hiçbir şeyin anlamı yok. Sen vardın da anlamı vardı. Sen bendin. Ben ise sen. Senle biz elmanın iki yarısı değildik. Elmanın ilk yarısıydık. Diğer yarısı hiç umurumda değildi.
Gülüşün..... Beni öldüren ve can veren gülüşün. Her şeye değerdi. Güneş kadar aydınlık, Şaşal su kadar saf. Sen neydin? Hala çözemedim. Ayrılık sebebini bile bilmiyorum. Ama sen neydin.? Gündüzüme güneş, karanlık geceme dolunay olmuştun. Gözlerim kapalı yürüyordum sen yanımda yokken bile. Ya şimdi.... Güneşin kendisi bile aydınlatamıyor yolumu. Halbuki güneşi kendime enerji kaynağı bilirdim. Şimdi güneş "benim yapacak bir şeyim kalmadı artık" diyor. Ay bile bana bakmıyor artık. Geceme ışık olmuyor.
Tek yapabildiğim içip içip sızmak. O zaman bana alkol çare oluyor. Ama bilirsin. Ben, sen varken içmezdim. Hem de ağzıma bile almazdım. Şimdi tek dostum ve de düşmanım alkol. Sanki seni unutuyormuşum gibi. Hayır asla. Seni unutmak mümkün mü? Nasıl bir dere yatağını bilmez. Aktığı yer meçhul olsa da. O dereden ben su içmişim. Serinlemişim. Yaz günü buz gibi suyunla serinlemişim.
Sen benim her şeyimsin. Her şey olmak nasıl bir duygu bilir misin? Her şey ve de hiçbir şey. Sen varken her şeydim. Dağları delecek gücüm vardı. Okyanuslar aşacak gücüm. Ama şimdi yoksun. Ve ben her şeyimle beraber hiçbir şeyim. Hiç im. Hiç olmayı hissetmiyorum şu an. Zaten hiçim. Sabah kalkıp bugün yeni bir hayat var diyemiyorum. Çünkü sen yoksun. Sen yoksan yeni bir günün ,hayatın ne anlamı var.? Sensiz geçen bir saniyenin ne anlamı var?.
Şimdi meçhule giden bir gemi gibiyim. Hangi limandasın bilemiyorum. Rüzgar bile yardımcı olamıyor artık. Eskiden yelkenlerime eserdi tatlı tatlı. Şimdi Okyanusun ortasında kaldım. Pusulam sendin. Sende yoksun şimdi. Ne yapacağım ben. Nasıl yaklaşacağım, sığınacağım bir liman bulacağım? Sen benim tek sığınağımdın. Rotası belli olmayan gemiye rüzgarda yardımcı olmazmış. Bana da olmuyor. Rotam sendin. Ama hayat bunu kabul etmedi. Şimdi ben ne yapayım. ?
Biliyorum sen bu yazıyı hiçbir zaman okumayacaksın. Cevabın da yok . Olamaz da. Ama biliyorum, rüyalarına giriyorum. Sen de benim rüyalarımdasın. Ne olur, bana yol göster. Es bana doğru. Seni her halinle sonsuza kadar seviyorum seveceğim de. Ahh keşke yanımda olsaydın da sana son kez de olsa sarılabilseydim. Seni kemiklerini kırarcasına sarabilseydim. Ne olurdu sanki.
Ama nafile. Her şey için çok geç. Seni bana yazan kalem de kurudu, ayıran kalemde. Yeniden yazmamız artık mümkün değil. Ben hiç olmaya mahkumum,denizlerde kaybolmaya mahkumum. Ama sen her şeye değersin. Sevgi denizinde ben boğulurken, sen bilmediğim yollarda yürüyeceksin. Bilmediğim sularda serinleyeceksin.
Ahhh keşke güneş beni anlayabilseydi. O zaman belki sıcaklığı ile cansız bedenimi yok ederdi de ben de sonsuz huzura kavuşurdum.
Uzaklardan bir ses olmani isterdim, bir selam, bir nefes... "Üsüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmani isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarilmani... En karanlik yerinde düslerimin çikip gelmeni isterdim. Kinali bir bahar gibi, umut isigi olmani isterdim hayatima... Gelseydin ve yaslasaydim basimi omuzuna, aglasaydim doya doya ... Geçerdi üsümesi yüregimin, geçerdi üsümesi içimin, kirpiklerimde yagmurlar dumanlanmazdi biliyorum...
Seninle sulari yesil bir irmagin kiyisinda bulusmak, saçlarinin kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin solugundan içmek, sana sarilmak, kucaklamak, uçmak isterdim…
Ama nafile, aramizdaki bütün yollar kapali... Bütün dallar kesik... Yoklugun buz gibi soguk... Üsüyorum... Yüregim de donmus sanki. Gözlerimde... Atesler içinde bedenim... Öyle bir üsüme ki, hiç bir sey isitmiyor artik. Bütün uzuvlarim uyusmus. Ezip geçiyor ruhumu acilar...
Yoksun iste, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor simdi. Kirpikleri kirilan bir zamanin teninde, agrili siirler topluyorum gecelere simdi... Bilirim, sevmek ve özlemek bir atese dokunmaktir; yakmaktir yüregini yanginlarda. Ama ben üsüyorum. Yoklugun buz gibi soguk. Yakacak bir seyimde yok Agliyorum, buza dönüsüyor gözyaslarim Agliyorum, akip gidiyor gözyaslarim çaglayanlara Bakakaliyorum ardindan çaresiz
Ah! bir el olsan dokunsan alnima, oksasan saçlarimi bir anne sefkatiyle.. Geçerdi agrisi basimin, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydin bahçemde, koklasaydim nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup baksaydin gözlerime, çekip alsaydin içindeki hüznü... Ah! bir bilsen nasil sevinirdi yüregim, nasil sevinirdi dudagimdaki gelincik, kapimdaki akasya...
Susuyorum artik derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yapragi gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konusmaya, anlatmaya anlasilmaya... Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almani yalnizligimi, hicranimi bir tilsimla... Yüregim kanrevan, dikenler acimasiz, ayaklarim kirik kosamiyorum artik doruklara, menzil uzak...
Gel. Yüregim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayagim ol, canim ol... Gecem - gündüzüm ol... Aglayan gözlerim ol her damlada yeniden dogur beni, yeniden dogur umudumu. Her öldügümde yeniden yarat ki, seni ne kadar özledigimi anlatayim yeryüzündeki bütün canli cansiz varliklara, ne kadar çok sevdigimi ...
Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, siirler sislenmeden... Islenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin...
Yoksun iste, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor simdi.
Sen beni hiç sevmedin ki, lanetlenmiş bir hastalığı saklar gibi seni içimde saklamamı, gözlerinin benim için büyülü bir hapishane olmasını, göz kapaklarımın içine resmini çizmemi, sevdin. Sen beni hiç sevmedin ki, hiç bitmeyen bir kitap gibi sürekli seni okumamı, duygu yüklü bir bulut olarak içimde dolaşmayı, seni her şeyinle sevmemi, sevdin. Yaptığım her şeyi bırakıp kirpiklerini seyretmemi, gördüğüm her şeyi herkesi sana benzetmemi, cennetten gelmiş olmayı ve sürekli bir ay parçasına benzetilmeyi, sevdin.
Sen beni hiç sevmedin ki, bir bakış bir simge bir duruş olmayı, güzelliğini anlatırken sözlerin yetersiz kalmasını, İstanbul gibi kadın olmayı, sevdin. İlk okunduğunda su gibi ezberlenen ve bir daha asla akıldan çıkmayan şiir olmayı, hayallerini yüksek sesle kurmayı ve onların anında gerçekleşmesini, sevdin. Seni sevmek için gözlerinin büyülü sessizliğinde seni beklememi, hayatta tanıdığın bütün kadınların toplamı olmayı, yeryüzünde daha önce hiç kurulmamış cümlelerle sana aşkımı anlatmamı, sevdin. Sen beni hiç sevmedin ki, bir sabah kulağına şiirler fısıldayarak seni uyandırmak istememi, seni ilk gördüğüm andan beri kendimi bir ölü gibi hissetmemi sevdin.
Hayal dünyamın hayal kahramanı olmayı, üç kişilik cehennem bir masada, üç kişilik bir aşk yaşamayı, her fal öncesi tuttuğum dilek olmayı, sevdin. Hayatımın tek gülümseyen yüzü olmayı, sana sanat eseri gibi özenle yaklaşmamı, ufak bir gülüşüne kalbimi ipotek vermemi, sevdim. Sen beni hiç sevmedin ki, sen gidince Mersin in yalnızlaşmasını, yokluğunda büyümemi, yokluğuna alışamamayı, zamanları mesafeleri aşan bir sevgiyle sana bağlanmamı, içimi titretmeyi, sevdin. Kaç kere terk etsek de birbirimizi, aradığımız her şeyi yine birbirimizde bulmayı, güzelliğinden gözümü alamamayı anlatamamayı, giderken bıraktığın gölgene aşık olmamı sevdim.
Sen beni hiç sevmedin ki, uzun hasretin, bitmeyen eksilmeyen bir sevdanın mektubunu yazmamı, çengelli bir iğne gibi seni kalbimde taşımayı, sen yokken sana çiçekler almamı sevdin. Sen yokken sensizliği sevmemi, bana bıraktığın aşk gibi her şeyi yarım yaşamamı, acı çektikçe yazı yazmamı ve olmayan bir aşkın bitmeyen acısını çekmemi sevdin.
Sen beni hiç sevmedin ki, hasretini sahiplenmemi, sensizken yalan dolan şeyler yaşamamı, hayatta en çok seni sevmemi, seni özlememi, her baktığım yuzde seni aramamı, seninle aynı uykuyu uyumak istememi sevdin. Ezberimi bozmayı, herkesin yanmak istediği bir cehennem olmayı, bir sabah "kalbimin bir parçasını koparıp gittiğinden beri" devam eden anlamsız, rahatsız, hasret ve özlem dolu uykumdan uyandırmayı, sevdin.
Sen yokken içimde bitmeyen bir hasreti yaşatmamı, sana olan aşkımdan sayfalarca yazılar yazmamı, sana beyaz bir melek gibi davranmamı sevdin. Sen beni hiç sevmedin ki, her gittiğinde seni sevmeye devam etmemi ve her döndüğünde beni yine aynı aşkla bulmayı sevdin. SEN BENİ HİÇ SEVMEDİN,SENİ SEVMEMİ SEVDİN ....
ZOR OLAN HANGİSİ?
Gitmek mi zor, yoksa kalmak mi?
Kacmak mi zor, yoksa oldugun yerde ruzgara karsi savasabilmek mi?
Veda mi zor, yoksa bir veda cumlesine katlanmak mi?
"Benim Afrika'm" filminde ki bir diyalogdan kalan veda tanimlamasi geldi su an aklima;
"Veda;gidenin cesareti, kalanin ise sabri ile olculur" demisti aktrist aktore... yada aktor aktriste, canlandirdiklari karekter ile!!!
Vedanin gelisi dunden belli degil midir? Aleni bir sekilde goz kirpan alamete neden yurek kapali kalir, zor geldigi icin mi? Zor gelmesi yurekle beraber gozun de kapanmasini mi gerektirir? Goz kapandiginda bilmez mi ki, agriyacak olan yuregi susleyecek olan yine kendi salgisi olan gozyaslaridir!!!
Bir veda edildi, dilde!!! Yurek istememisti ancak dil duramadi... oyununa geldi, gururunun!!! bekleyemedi, gidenin dilinden dokulecek sozcukleri... kirilmisligini katti yureginin kelimelerine... kirdi kendi ile birlikte, birlikteligi!!! Adi bile konmamisti aslinda, daha ufacikti... nazardan korunmasi icin dile dusurulmemisti... emekleme donemine gelebilseydi belki basaracakti yurumeyi!!! cift tarafli istem olmadan , dayanaksiz nasil yuruyebilirdi ki???
Gitmek zor......
Kaçmak zor......
Veda zor.........
Kendi yaptigin seylere katlanmak cok zor... donusu basaramayacagini bilirsin, eylem kendindedir... "Sabir" dileme zamanidir, kendine!!!
Ani kurtarmak kolaydir, onemli olan sonra gelecek olan anlar toplulugudur....
Bir "Elveda" dedi, bu yurek... umarim geceleri uzunluguna uzunluk katmaz... umarim, mutlu olur....
Kırılmıstı bir kere çin vazosu... parcalanmamıstı ama kırılmıstı!!!!
Bir anahtar deliginin ardina gizlenmis cenneti, gozlerinin ovalarina seren kelimelerimi arayacaksin yorgun kagitlarin suskun nefeslerinde.Bulutsuz duslerin, yildizsiz gecelerin ardinda takilip ruzgarlari avuclarinda ciplak denizleri senin gozlerin icin yaktigim satirlarimi ozleyeceksin.Encok yuregine dokundugum "yuregimi" ozleyeceksin.Yuregini yildizlara yaslayip ozlemi demleyeceksin gecenin karanlik caydanliklarinda. Hasretim buyuyecekdamarlarinda , duvarlar dilini yutmuscasina suskunlugun maskesini giyinecek.Beni arayacaksin bensiz cumlelerin sen kokan satirlarinda .Bir sigara daha yakacaksin dumanini daglarin yuksek yamaclarina yolladigin. Kesmyecek bir daha . Kulluklerde oldurdugun sigara izmaritlerinle sonmeyecek hasretim. Seni simdiden ozledigim gibi sende " beni" ozlyeceksin.Her dokunusumda saclarina gelincikleri seren ellerimin kucuklugunu arayacaksin avuc iclerinde.Temmuz gecesi sebebsizce usudugunde titreyen tenine gozlerimi sermemi dileyeceksin. Hasreti kanatip ozleyeceksin.Belkide encok parmak uclarinin usumuslugune gozyaslarimi ateslere rehin verdigim gozbebeklerimi ozleyeceksin.
Bilme buralarda perisan oldugumu..Senli dusuncelere daldigimda, yastigimin gozyaslarimla islandiginida bilme..Senden kalan herseyi kutulara kaldirdim.. Seni hatirlatan.. Senin sevdigin.. Senin bildigin herseyi..Belki dedim.. Belki alisirim yokluguna..Soylesene, mumkunmu.. Aklimda hayalin, kalbimde izin varken alismak yokluguna..Sensiz ictigim kolanin tadi yok bunuda bilme! Her gece kan ter icinde uyaniyorum, sen yoksun diye isyanlar ediyorum.. Bunuda bilme..Simittende, simitcilerdende nefret ediyorum artik.. Bunuda bilme..Sensiz oluyorum ben.. Anliyormusun..Bunuda bilme!
Sildim..
Bugün beş itibariyle sildim her şeyi..
Her..ve Şey Hayatımda her olup şeyleşerek yok oldun sen
Çok değil bugün..
Evet evet dört saat önce..
Tıpkı senin yaptığın gibi..
Sebepsiz bir dört saatin sonunda sildim tüm resimlerini
Seni attım kalbimden ..
At_tım?..
Yalan söyleyemem..
Atmadım ama başlangıcı yaptım..
Dörtlü saatler ardına sakladığın cesaretini buldum ve ben o cesaretle yok ettim senli geçmişimin son izlerini..
Hatıralar kalsın bir yerlerde derken ve ağlarken delice Sildim
Bugün beş itibariyle her şeyi sildim
Her ve Şey..
Hayatımda her olup şeyleşerek yok olmayı başaran ilk insan..
Seni dörtlü saatlerin ardından..
Tıpkı senin gibi..
Tıpkı yaptığın gibi..
Aniden ve sessiz terk ettim Dörtlü saatlerin ardında bıraktım seni.. Senin yaptığın gibi...
|
| |
|
Seziyorum ki kaçacaksın.. Yalvaramam koşamam Ama sesini bırak bende Biliyorum ki kopacaksın Tutamam saçlarından Ama kokunu bırak bende Anlıyorum ki ayrılacaksın Çok yıkkınım yıkılamam Ama rengini bırak bende Duyumsuyorum ki yiteceksin En büyük acım olacak Ama ısını bırak bende Ayrımsıyorum ki unutacaksın Acı kurşun bir okyanus Ama tadını bırak bende Nasıl olsa gideceksin Hakkım yok durdurmaya Ama kendini bırak bende. | |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/2/2007 - BİR RESİM ÇİZ BANA ASKIM:)
|
BANA BİR RESİM ÇİZERMİSİN AŞkBÖCÜĞÜM?
EVET ASK BÖCÜĞÜM MUTLUGUN TABLOSU ALTTA:)
BİR RESİM ÇİZ BANA ASKIM:) gitmelerden uzak bu bizim mutlulugumuzun tablosu olsun,tenlerimiz bulussun hasretlere inat kem gözlereden uzak... sevissin bedenler ayrılıklardan tuzak birlessin umutlar hayaller sende ben olup bedenlerimizde tek beden olalım askım ...sevgiler olsun cıglıklar olsun gece sessizliginde bu bizim mutlulugumuzun sembolü olsun....iyi yada kötü günde bedenler senli benli olup karıssın esrarangiz gecede..hadi askım bir resim ciz bana içinde ev olsun bahceleri olsun kücücük kibrit kutusu gibi bir ev...hadi askım bana bir resim ciz bana anlat benim anlattığım gibi tenlerin arzusu sende mutlugın tablosu bizde saklı hadi askım gel bana mutlulugun resmini beraber cizelim içinde ask sevgi sadakat saygı cesaret savas cicek kuslar sevimli bir cocuk ytagımız karnımız doyacak kadar zeytin ekmek olsun ....hadi askım bana mutlugun tablosunu anlat cünki mutluluk tablosu sen ve ben olucagız ...herseye ragmen herkesten uzak bir tablo olsun iyi yada kötü günde sen ve ben birbirimiz için olsun ...hadi askım bana mutlugun resmini çiz anlat ahirette bile son olmasın cünki cehennemin dibindede olsa bu tabloda benim için yine sen olucaksın hadi askım bana gelki sana çizdiğim tabloyu yasatayım..benyasatırken sende bana mutlugun tablosunu ciz göster ..askımm sence mutlulugun tablosu nedir??hadi bana bir resim anlat bedenlerimiz birlestiğinde tenler bulustugunda sonu gercek olan:))
BENDE SAKLI OLAN BİR TABLO :))
en zevk aldıgım yazı oldu kopyalamayın saygı duyun tabloma :))
Seni özler bu yürek, delice severken. Yokluğunda ayaz yemiş yüreğim sırılsıklam hasret yağmuruyla. Var olduğunu bilmesem eğer, bilmesem sevdiğini kaybolurdum dipsiz karanlıklarda. Ayrılık çöllerinde mecnun olurdum. Ya da bir nalan, susuz kuyularda çaresiz.
bir tanem, masal yüzlüm alınma.. isyan değildir sözlerim pişman değilim sevdiğime... Böylesine severken seni kahreder ayrılık, hasret ateşi yakar, kavurur. Sevdamdır dile gelen, isyanım değil.
Oysa isterdim ki; bir ömür yanımda olasın bin ömre bedel... Gözlerin sıcacık baksın bana. Aşkınla eriyip sarhoş olayım. Yarınlarım olasın isterdim. Umudum olasın, benim olasın. Kollarımda olasın...
Teninin kokusunu, sevgiyle bakışını, yürekten sevişini, benden öte ben oluşunu, bilmesem bütün bunları... Dayamazdı bu yürek ayrılığa aklım firar ederdi belkide.
bir tanem, masal yüzlüm alınma.. isyan değildir sözlerim pişman değilim sevdiğime... Böylesine severken seni kahreder ayrılık, hasret ateşi yakar, kavurur. Sevdamdır dile gelen, isyanım değil .. sensiz olmaz sakın beni bırakıp gitme ruhum.... sen yokken hicran düşer bu şehre gitme sevgim sen yokken tutsak düşerim bir isyan gecesine... ölürüm... sen yokken...
|
| |
|
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/2/2007 - Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat...
|
|
Kısa Mola..
| | Kısa Mola..
Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat...
Acıyan yerlerimle kelimelere sığınma vakti şimdi, Uzak şehirler arıyorum yüreğimin yabancı olduğu. Keşfetmediğim, görmediğim, bilmediğim bir yer olmalı... Hatırlatmamalı seni bana...
Demek ki deniz olmamalı....
Vedalaşmamalıyız seninle, Sana bu iyiliği yapmamalıyım!
İlk kez nefretin eşiğindeyim, ama...
Senden vazgeçemem... Bilir herkes...
Acıyan yerlerimle düşlere sığınma vakti şimdi, ne olur yakmayın ışıkları, ben herşeyi çizerim düşlerimle... Neden yine yabancılaştım? Bu senin suçun...
Herkes kendi ipini çeker, Herkes kendi akıtır gözyaşını, Ama...
Sen ben yok aramızda... Bilir herkes...
Senden ricalarımı anlatmam zor sana... Ne olur çok görme bana hayatı. Ne olur dokunma... Acıtma... Gülümsememi sever sevdiğim en çok, bari ağlatma...
Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat... Gerçekler sancı yapıyor, az bir düş alıp döneceğim!
Duydum ki yine umudunu kesmişsin insanlardan, dostluklardan... Duydum ki yine acımaya başlamışsın kendine... Yolunu kimselerin bilmediği, bilmek de istemediği sevginin o hayal ülkesinde birilerini beklerken çok üşümüşsün... İnsan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormuşsun. Şimdi artık yollarda ve binbir hayalin peşinde sürüklediğin ve yıprattığın sevgine minnet borcunu ödeyecekmişsin... Acıyan sevgini şımartacak, onu örtülere saracakmışsın. Onu kendini güçlü ve korunaklı olduğunu hissetmediğin hiçbir yerde ortaya çıkarmayacakmışsın... Sevgini yırtıcı bir kuş gibi yetiştiriyormuşsun. En iyi savunmanın saldırı olduğunu ve yok olmamak için yok etmek gerektiğini öğretiyormuşsun ona... Ona onu, sabırlar, merhametler ve inceliklerle değil, hazlar, hayranlıklar ve kıskanç ilgilerle besleneceğini vadediyormuşsun. Her gece uyumadan önce arkasında Che Guevera’nın resmi olan aynanla konuşuyormuşsun: Bir sen varsın önemli olan, bir sen varsın gerçek olan... Hem onca acıya rağmen hala güzelim... Ve artık kendime yasaklıyorum başkalarına acımayı ve hayatın acısını... Aynadaki nefesinin buğusunu görüyorum buradan. Gözlerinle gözgöze gelemediğim için tutup aynadaki buğuyu öpüyorsun. Yaralı kendini öpüyorsun... Çekmeceden cüzdanının çıkarıp içindeki kredi kartlarını seyrediyorsun zoraki bir hayranlıkla. İçinde sevgini sakladığın kaleyi daha da güçlendirmeyi geçiriyorsun aklından. Kredi kartlarını yalıyorsun dilinle ve onların zehirli tadını içine akıtıyorsun. Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen ölüm çığlıklarına alıştırmak istiyorsun kendini böylece. Hem senden güçsüzlerin ölümü, hem bu ölümleri gizleyen ve bütün katliamları anında temize çeken teknolojinin zehirli tadı sarıyor şimdi sevginin yaralarını. Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen çocukların ve kimsesizlerin ölüm çığlıklarına dayanamadığını hissettiğin anlar, senin için hayatta sadece annenin babanın ve kardeşlerinin önemli olduğunu söylüyorsun kendine ve akşam iş dönüşü onlara hediyeler alarak evine dönüyorsun... Ve eskiden, sevgini bir kalenin ardına saklamadan önce sadece kendi çocuklarını sevenleri kınadığını unutmak içinse bu defa başkaları değil kendin kanatıyorsun sevgini. Sonra küçük, tüylü bir köpek almak istiyorsun kendine. Köpegi severken, kucaklarken sana acımasızlık eden dostlarının, seni sevginin o hayal ülkesinde yıllarca bekletip düşlerini ve ömrünü çalan sevgililerin yüzleri geçsin istiyorsun karşından. Onların yüzleri geçtikçe sahibin olduğun için senden başka kimseyi sevmeyecek ve bağlanmayacak olan köpeğine daha da sıkıca sarılmak istiyorsun, öpüp koklamak. Kendini öper gibi, yaralı ve belki de artık hiç iyileşmeyecek olan kendini. Hiç iyileşmeyeceğini artık kendinden bile saklayamadığın böyle anlarda para kazanmak istiyorsun, iş kurup daha çok para kazanmak. Böyle anlarda bir kalenin ardında gizlediğin herşeye yanlışlarla dolu olsa da senden izler taşıyan tarihine bile düşman oluyorsun. Seni bu hale getirenlerle bir olup bu belki de artık hiç iyileşmeyecek yaralı kendini yoketmek istiyorsun... Sonra yorgun düşüyorsun... Artık dinlenmek istiyorsun. Yarına daha dinlenmiş ve korkularından kurtulmuş olarak uyanmak istiyorsun... Ve uykuya dalmadan önce vitrinlere bıraktığın dalgınlığın geliyor aklına...Kendine bir kez daha acıyorsun ve bu yüzden pahalı bulup da almadığın giysileri almaya karar veriyorsun. Bu pahalı giysiler sayesinde ilgilerin kölesi değil, ilgilerin merkezi olmayı istiyorsun. Bu giysiler sayesinde sızlayan sevgilerini örtmek, örtmek, örtmek istiyorsun. Görünmez olmak istiyorsun.
Oysa senin gemin camdan sevgili... İşte güçlü balığın güçsüz balığı yok ettiği kanlı denizin her tarafından seni görebiliyorum... Sadece ben değil dost düşman herkes uykuya daldığını görebiliyoruz buradan. Çünkü senin gemin camdan sevgili. Sıkıntından yediğin tırnaklarının kenarlarını... Korkulu bir rüya gördüğünde birden silkinişini... Yaralı sevgini korumak için aldığın onca kötücül karara rağmen nasılsa hep masum kalan sayıklamalarını görüp duyuyorum buradan... Kaleni ve kalenin ardında sakladığın yaralı sevgini. Boşuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez sevgili... Seni bu kanlı deniz ve düşmanların da dostların da hemen tanır. Ya benzerini bulup gidersin buralardan. Ya da seni yokederler sevgili... Herkes gibi ve herşeyi bilerek yaşamaszın sen Senin gibiler örtünemez... Bu kanlı denizde senin gemin camdan sevgili
Sanki hala anlatılmamış fırtınam Fotoğraflarda kalan gizemli bir gülüş 'aşk' Hüznü, mutluluğu barındıran şarkı Dudaktan düşmeyen isim 'bahar bakışlı'
Sanki hala söylenmemiş sevdam Küçük yüreğimde kopan büyük gürültü Hiç duyulmamış çırpınan denizlerde Papatyalar yetmemiş tutulan fallara
Sanki hiç boyanmamış aşk Gözlerini görmemiş gökkuşağı Gülüşünden bihaber güneş Sıcağı hiç tatmamış/ ısıtmamış
Sanki hiç bulunmamış 'SEN' Tüm kimsesiz kıyılarda ayak izi silinmiş Nefesini saklamış dağlar Orman yutmuş gözlerini ve gece Serpmiş yıldızlara bakışını Kaydıkça tutulmaz olmuş 'aşk' Ardından yazılır olmuş şiir Kimse 'sen' gibi okunmamış. ............. sanki hala kelimeler yetmiyor..
Aşk; kor halinde içli içli yanarken, külleri sermektir gülüşe.... is kokusunda
Tüm cesaretinle 'seviyorum'diye haykırmak isterken, boğazında düğümdür
Aşk; Sabah umuttur derken, geceye sarılmaktır hayaliyle başbaşa kalmak için
Aşk; Çığlık çığlığa susmaktır... ben bu kadar tarif edebildim.........
Bir gün hayatımdan öldürürcesine çıkacaksın ve ben seni hep son günkü halinle hatırlayacağım. Senin en güzel halin neydi diye düşünüyorum. Ve içimden bir ses yıllar öncesine götürüyor beni... Seni her halükarda içimde hissedebiliyorum. İşte olayımın en güzel yanı bu. Sen ne kadar anlayabilirsin bilemiyorum. Ama benim gibi her şeyden ve herkesten uzak bir hayatın olmasaydı bunun ne demek olduğunu anlardın. Seni anlıya biliyorum sevdiklerin ve sana destek veren herkesin yanında ağlamak bile senin için doğal. Benim için lüks olan her şey sana doğal geliyor. ölüyorummm.....
Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin kalmalısın koklamaktan bir çiçeği.
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya.
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin. Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin.
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına. İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına.
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın. Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu. Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın.
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi, olgunlaştırır bir insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı.
Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey hayata sunulmuş bir armağandır. Ve hayat, sununlmuş bir armağandır insana. Bana birşeyler anlat canım çok sıkılıyor,
Bana birşeyler anlat anlat içim içimden geçiyor....
Yanımdasın susuyorsun,susuyor konuşmuyorsun,
Bakıyor görmüyorsun...
Dokunsan donacağım,
İçimde intihar korkusu var,
Bir gülsen ağlayacağım,
Bir gülsen kendimi bulacağım....
Depremler oluyor beynimde,
Dışarda siren sesi var,
Her yanımda susmuş insanlar susmuş
İçimde ölen biri var......
"mihnet ile ektirdiğim gülleri, vardın gittin bir soysuza yoldurdun"
Bir çırpıda, dokuz boğumdan geçmeden dizilen kelimeleri takipte gozlerim, boğazımda çözülmez bir düğüm. acıtıyor, yutkunsam, nefes alabilsem eski ritmini bulacak yine kalbim. Biliyorum oysa, bu düğümün ömrümce çözülmeyecek bir yumruk olduğunu, zehrini ılık ılık boğazıma akıttığını.. Ve kalbim.. Asla eski ritmini bulamayacak, unutmuyorum seni ancak beyaz bir örtü çekiyorum üzerine, çatıya saklanan kullanılmayan gereksiz eşyalar gibi.
Güçlü bir rüzgar karşısında aynılaşan saçlar gibi, yokmuş aslında birbirimizden farkımız. Ben seninle bir bahçede fesleğenler ekmek isterken açık kapı bırakmayı unutmuşum. Hepsi bu. Sende değil kusur elbet. Ne varsa, ne kabahat varsa senin gözünde, istisnasız benimmiş.
Bir dost, söze iman edilmesi gerektiğini unutmuş. onulmaz bir yara açmış, farkındaymış. Sevmediğinin, sever gibi yaptığının ve sadece suçlamaktan, çizikler atmaktan başka şey yapmadığının farkında olduğu gibi. Su almaya hazır bir tekne, o'nun açtığı delikten ötürü..
Noktaya geldik işte. Bir dağ yıkılıyor büyük bir gürültüyle. Bir tesbih kopuyor, yuvarlanıyor taneleri merdivenlerden en dibe. Bir hırkanın ipi takılıyor çelmeye, sökülüyor ve de ne yazık. Bir baykuş acı acı ötüyor, can vermek üzere. Bir ağaç birden kuruyor, koflaşıyor. Binlerce yıldız sönüyor. Ay bulutların ardına saklanıyor. Dağdan kopan parçalar, fesleğenleri eziyor. Herkes küsüyor işte, sana.. Ben yine de seni sevmeye devam ediyorum.
Sevmek başka, yürümek başka.. Mat dedin madem, ateşe veriyorum o yeşil tekneyi giderken. Dilimi kesiyorum sana.
Elveda..
Sevmek; farkında olmaksa yaşadığının
Sevmek; bakmak değil görmekse eğer
Aklın başından gitmesi değil,
Duymak ve bilmekse eşit olarak;
Yemeden, içmeden kesilmeden
Çoğalmaksa sevmek eksilmeden,
Çağına tanıklık ederek
Ve kahrolmamaksa arabeske inat.
İçin içine sığmamaksa
Bir coşku, bir şenlik, bir erdemse sevmek;
İnsanları, çocukları, kuşları unutmadan
Verem olmamaksa sevmek senin aşkından
Daha sağlam basıyorsam toprağıma,
Unutmak, şaşkınlık, azap değilse;
Bilinç, öğreti ve sevinçse,
Paylaşılan bir ekmek gibiyse sevgi;
SENİ SEVİYORUM !
senden kopmak için ille mazgallı kapımın sürgüsünü çözmem gerekmez adımlarını bilmemek (senli benli olan yollarına dökülen) gözlerindeki ifadeyi es geçmek hatta başka bir diyarı düşünmek dahi senden kopmak demektir
senden kopmak için ille bir dış etki gerekmez kısarım kandilimi çekilirim köşeme yalnız sen görürsün beni
kaldırıp yere vurmak nede kolay bir çerçeveyi ben seni bulana kadar kaç dil yor(ul) dum heyula çıkmazıydı hep çoğu duvarları kimse anlamıyor kendini ören yosundan başka ben anladım; arkadaşı umut kuzguncuğa yaslanan
senden kopmak için elveda demem gerekmez geç kalırım -söz verilmiş- buluşmaya
Son dalganın hışırtısına bıraktım şimdi mavilikleri. yüzükoyun yatmışım ölümün sıcacık morluğuna
Senin suların sığ, senin suların derin, senin suların çılgın, senin suların sakinmiş, ne gam! . fark eder mi?değil mi ki aslın su ! bir hayatı avucunda tutup sunduğunu sanıyorken bir yudumda fırtına yaratıp anaforlarında yârim dediğini boğuyorsun .
Öykünme rengine kızıldenizin hâlâ bir kavmin kanından beslenir, ondandır kızıllığı, üstlenme karadenizin kararıp kalmış nuh tufanından artmış öfkesini, sahiplen aklığına akdenizin, hem ak ol hem de akı/ver dingin maviliğinle çölleşmiş yüreklere . dert olma, eczâ ol!
Bırak yüzsün yelkenlim açılırken engine, hoyrat rüzgârlarla yapma antlaşmalarını, getirme karşı sahilden her seferinde donanımlı donanmalarını. ne preveze ne seddülbahir madalyası lâzım yüreğimizi astığımız sol yanımıza. senin o soluna yerleşmiş minik,munis adacığı nasıl dövüyor dalgaların, ne çok sular altında kıyıları. bırak sığınayım o doğal limana, çek hummalı yıpratan kavgalarını. yeni bir titanic yaratma, yazdırma tarihin küf tutmuş sayfalarına! .
Karşı kıyının emânet dalgalarıyla yüzer mi aşk yelkenlisi, hele bitâp düşmüş ve fareler bile terk etmişse sintinesini, kaptanın batmaktan kurtaracağı o son hamleye bile gücü yetmiyorsa artık, ya niye gereksiz med-cezirle kabarıyor suların? neden meydan okuyamıyorsun bu çekim alanlarının ziftleşmiş zihniyetine?! .
Pusulam yitik, kamaralarımın her köşesine sinmiş ihânet artığı yalnızlık. seyir defterimde her günün anısına sana kurban verdiğim kaç beden, kaç ruhun isyânı haykırır . ..
Ah benim efsanesi hoyrat sulara yaz(g)ılı atlantis kalbim, yitik kentim kaç devâsâ çatırdayan fay hatlarına ödediğim kutsal mâbedim. âyinlerinde ki canhıraş çığlıklarında uyur deniz ve öfkeli ellerine hiç ama hiç yakışmayan bir şefkâtle deniz yıldızları takar suya yosun misali saldığım saçlarıma. bak ellerimde garip, mahcup aşk kokusu var. eğer bir fidye gerekiyorsa bu korsan aşka bıraktım kara sularına, kadehimde önceki günlerden kalma birlikteliğin kopkoyu tortusu .
Son dalganın hışırtısına bıraktım şimdi mavilikleri;yüzükoyun yatmışım ölümün sıcacık morluğuna;ay yine şavkımada sen her zamanki gibi çekilip çekilip doluver yatağına, ama sakın ola her kükremiş âfet sonrası, kum gördüğünü çöl sanma! her çöl, gül bağışlamaz sana!
Sevmek yasaktı bu topraklarda. Yüklenen yükünü çarşıda-pazarda satardı. Sevdasını da... Satılık olmayan ne vardı! Böyleydi işte buralar. Ben sevdamı satılığa çıkarmadım, dilime de dolamadım. Bir yüreğimde susukunluğuyla beslenmede. Sen giderken bu topraklardan, sen ardına bakmadan gözden kaybolurken, satardı insanlar buralarda, sevdalarını bile. Ben bir kuyuda kayboluyorken, bir el aradım. Tutunacak dalım olsa dedim, ses ettim ses gelmedi. Ben sevdamı satılığa çıkarmadım.
sevmek budur belki de
ölmek adına
git, nereye gidersen
farketmez
ben taş toplamaya devam ediyorum
Yolları uzun ve karlı şehirlerin gece nöbetçilerine Melih Sular şöyle sesleniyor bir şiirinde :
bazen içerideki yalnızlık ta soğuk havaya yenilir.. arar beden sıcak bir yemek, sıcak bir ten...
ne kadar kanat çırpsan da irkilir tüylerin arar gözlerin perdeleri, içeriden açılabilen pencereleri..
dışarısı soğuk dışarısı yağmurlu..
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor Onlardan kalbime sevda geçmiyor Ben yordum ruhumu biraz da sen yor Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece Kaçıyorum bugün senden gizlice Kalbime baktım da işte iyice Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim Maziye karıştı şimdi yeminim Kalbimde senin için yok bile kinim Bence sen de şimdi herkes gibisin
Nazım Hikmet Ran
Seni özlüyorum
Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var,
beklemek var.Şimdi nerdesin? Ne yapıyorsun? Güneş çoktan doğdu. Uyanmış
olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca
ya bekliyor ya bekletiyor insan. İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini..
Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, kanunlara saygı göstermesini, insanları
sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı
ve bir parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yaşamaktan. Zaman ilerliyor, bir gün o da
ölümü bekliyor artık. Aradıklarının çoğunu bulamamış, beklediklerinin çoğu gelmemiş
bir insan olarak göçüp gidiyor bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu.
Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve yaşayıp beklerken ölmek!
Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.
İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı, yaşantımız özlemlerle güzel.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. Bir kokusu var bütün çiçeklere
değişmem. Bir ışığı var. bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.
Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç
zehiri öldürmüyorsa beni; seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
yine seni özlediğim içindir.
Seni bunca özlemesem; bunca sevmezdim ki!seniiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii cok seviyorum sensiz üsüyorum cok yalnızım gel ne olur...
|
|
Kendine İyi Bak Kendine iyi bak bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...
"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.
Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum
"Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum."
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine Kendine İyi Bak gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadarMTa ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar;
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez Kendine İyi Bak derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler.
Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.
"Kendine iyi bak" bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma.
Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?
Peki o zaman... Senin istediğin gibi olsun... Öyleyse...Sen de "Kendine İyi Bak."
"Kendine Iyi Bak" derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.
| |
|
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/2/2007 - BU HASRETLERDE YARIM KALDI HAYAT HERZMAN BANA GÜLMÜYOR
|
kendimden yada son sigaram içinn... kendimi çok kötü hissediyorum bugünnn acayip bunalımdayım ...ALLAHIM bana neler oluyorr..kendine hakim olamaz hale geldim.zaman durduu gökyüzünde,içimdeki fırtına büyüyorr yorulmadım ama aslada yorulmayacağım....yaşamak buysa eğer;sevmek böle bişeyse sonuna kadar varım ben bu sevgideee...yüreğim kabarsada ,gözlerim ağlasada,içim yansada varım ben bu yolculukta...son sigaram diyorum çünkü;sonun bi sonu yokkk kelimeler bile yetmiyor bazan anlatmaya herşeyiii.gözlerin nerde anlatabilirlerdii belkiii beniiii..şimdi sensizim yada nefessizz..içim daralıyorr..sen hiç nefessiz kaldınmıı bebeğimm demek isterdim ama bebeğim yok artık dostum varrr!!SEN HİÇ NEFESSİZ KALDINMI DOSTUM?????............................................................................yazamıyorum ,konuşamıyorum,anlatamıyorum ,ölüyorum,sensizim çok özledimm dayanamıyorum!!!!!!!!!!!!!!
Saçlarımı bırakıyorum lavabona, yatağına, yastığına... terinle yapışmış bir tanesi omzunla boynunun kesiştiği kıvrımda.
Göz yaşlarımı bırakıyorum avucuna, göğsüne yattığımda tenine yağdırdığım göz yaşlarımı bırakıyorum sana. Nefesini, atışı varlığının en büyük kanıtı olan kalp sesini dinlerken, gidecek olmanın yaşını bırakıyorum tişörtüne. Buharlaşıp kuruyacak daha ben gitmeden! Taze anılar bırakıyorum sana. Kokusu beynimize kıvrılan yeni anılar. Ve güzel güneşli günler bırakıyorum ardımda. Mutluluğu yansıtmanın çok yakışacağı çakmak gözlerine...
Bitmeye başlayalı çok olmadı. Görmüş, beğenmiş, sevişmiştik
Kar ayaza kesiyor içim üşür Vur yüreği zalimce aşka düşür Meşk nerede sevdiğim sen söyle Az gelir yaşamak bana söyle
Sonra acımasızca saldıran yalnızlığımıza karşı ittifak oluşturduk. Güçlenmeye ihtiyacımız vardı, ayakta kalmaya, yalnızlığa dayanabilmek için bir süre daha. Çıkıp geldim peşinden. Çağır istedim. Gel de istedim, dedin sende. Biteceğini, bitmesi gerektiğini biliyorduk. Hatta pek de gizli olmayan bir övünç duyuyorduk ezberletilmiş sevgilerin dışına taşabilmenin, biteceğini bilmenin yaralamasına izin vermeyişine. Sonsuzluk işaretinin kesişim noktasıydık biz sadece. Sen beni şimdiki zamana bağlıyordun. Geleceğin ne olacağı umurumuzda bile değildi. Ben hazırdım sonsuzluğun sonunda damarlarıma verilecek acıya. Şimdi yavaş yavaş geliyorum kendime. Dün gece verilmeye başlandı zehir damarlarıma. Acı eşiği aşıldığından sadece çenemi kasıyorum. Artık sıkı değil yumruklarım, direnmiyorum. Sonsuzluk bitiyor. Ayrılıp kesişim noktamızdan, hızla devineceğiz ters istikametlere.
Yar yüreğinin deli bekçisiyim Sevdanın kapında nöbetteyim
Her saat sesinde gitmelerin korkusu Her günün sonunda birikir yokluğunu tortusu
Ben çelindim. Çalındım bir rüyanın, insanların sevgi kalıplarının birine itildim, birşey yapmamanın güçlüğünde. Tam kaybediyordum ki kendimi o ezberin içinde, tutup çıkardın beni, çektin yine... İnişe geçmeye henüz başlamış olan bir su kuşu gibiydim, sanki kırıldı kanadım ve çakıldım yere! Sonsuzluğun bitecek olduğunun gerçekliğine! Konuşamıyor, inliyordum ama duymuyordun beni, O an sessizliğimden korkuyordun! Bir rüyanın en güzel yerinde uyandırılmış gibi oldum. Bir rivayete göre insan beyninin kaldığı yerden devam edebilmesi için uyanınca iki soruya yanıt bulması gerekirmiş:Burası neresi ve saat kaç?& Sonsuzluğun sonunda ve sensizliğe üç kala buldum kendimi. Üstelik bunun beni bu denli sarsacağından senin de benim de haberimiz yoktu ve işte bu yüzden yaptığın suç değildi.
Kar beyazı düşüyor saça Yar adını koyuver ölüm kaça Bir iptir bedeli çok deme sakın An gelir ödenir..
Böyle olsun istemezdim. Kurallara sokamadığımız, sokmayı da denemediğimiz ilişkimize böyle bir sonu layık görmedim ama oldu bir kere. Belki bir gün yine bir şekilde, bir flaş patlaması kadar süren koca bir zaman diliminde yine geleceğiz göz göze. Ama şimdi gitmeliyim zira emir büyük yerden!
Sana saçlarımı bırakıyorum, göz yaşlarımı bırakıyorum. Kapının üzerine,ilacını içmeyi unutma yazılı bir not, ayakkabılığa bir bardak su bırakıyorum. En derin yerinden kalbimin, en derin yerine kalbinin, sevgimi bırakıyorum! Öyle çok seviyorum ki seni, işte o yüzden gidiyorum!
Dilimden düşmüyor kolaysa gel de al İçimden söküp aşkını Çektiysen kahrımı helal et hakkını ZORLU SEVDAM hoşçakal..
...:::::HOSCAKAL:::::... ...:::::::ZuZU:::::.....
Her yağmur sen olursun yüreğimde Her ıslandığımda içimdeki sokaklarını hüzün kaplar, sel basar Ve ben Ağlamalarım gözükmesin diye yağmurda buğulanır gözlerim Zihnim boş bakışlarım öteleri soluklar Ayrılığın boğazımda bin düğüm. Gönlümde hazan iklimleri Bir eylül sabahı gibi yalnızlığım. Şimdi neden yaşıyorum bilemiyorum. Sensizlik boğazıma geçmiş ip gibi İçimde sızı.. Gözlerimde ayrılığın acıları Yüzümde çizgileri Titreyen ellerime sözüm geçmiyor artık Titreyen kalbime teskin olamıyor hiçbir ümit şarkısı Oysa hiçbir acıda kalbim bu kadar ağırlaşmamıştı Hiç bu kadar koymamıştı Sessizliğim çığlık olur okyanus ötesi sevdama Yaslandığım yüreğin yok yüreğimde Senden bana bir ızdırap kaldı ki tarifsiz Zemheri bir fırtınaya gebe gelecek günlerim Yaktığım resimlerin değil,kalbim Yüreğim üşüyor,canım yanıyor Ne yalan söyleyeyim sensizlik bana çok koyuyor. Senden sonra İçimdeki ağaçlar yıkıldı Yapraklar düştü Anlıma acı diye ayrılık yazıldı. Kapattı tüm baharlar kapılarını Gönlüme kalın kalın kilitler düştü Zaman sustu Yaşananlar bir düştü Kalemim ayırılıklara küstü Senden sonra
Her kelimem yalnızlığa tutsak. Her gülüşüm sana uzak. Yüreğimle yüreğine dokunsam, Gülüşün düşer haramın avuçlarına. Gözyaşlarımı yüzüne bıraksam, İmkânsızlık düşer hasret paydalarımıza. Sen üzülme diye satır aralarına ördüm yokluğunun sancılarını. Duyup ağlama diye bir saçak altına sığınıp şimşek gürültülerinde yutkundum sensizliğin çığlıklarını
Yüreğinde bir bahar göremeden, kanayan yaralarımı iyileştirmeden çekip gittin. Gitmeliydin, hiçbir zaman dönmeyecek şekilde yüreğimde sana dair ne varsa alıp gittin. Gittin diyorum hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen. Evet, bu cümleyi kurmamak için ne savaşlar verdim..
hücrelerinde bir bilsen
Güneşler kurutmaz ıslak kirpiklerimizi. Şarkılar avutmaz ikimizi de. Gün gelir, Gözlerimizden akan Yaş olur ayrılığımız. Gün gelir, Yüreğimizi yakan Yangın olur yalnızlığımız. Gün gelir, Yoklukta yüreğimizi dayandığımız sırt, Uçurumlarda tutunduğumuz bir dal olur İmkânsızlığımız... Yalnızlığında depreşen yaralarımı görme diye kalemi kırdım, ismini anan dudaklarıma kilit vurdum seni üzecek tek bir kelime söylemesin diye. Sen varken taze tomurcuklar açan kelimelerim yokluğunda paslansın istedim. Sen benim canımdın. Sana ve gözyaşlarına kıyamadım işte. Sana acı vermemek için yüreğimdeki senden kaçtım. Senin olduğun her yerden uzaklaştım. Hayattan, bu satırlardan kısacası her şeyden kaçtım.. Ve bir gün Cennetin köşelerinde Sarıldığımız gül kokulu bir sevda olur Islak gözyaşlarımız Gitmelerini erteledim yüreğimin kıyılarında. Bitkisel hayata girmiş varlığını kendi soluğumla yaşatmak istedim. Soluğu tükenmiş bir cana canımı verircesine yokluğuna anlatan kelimelerden kaçtım..Canımdan canımı koparıp biraz daha varlığında gülümseyebilmek için kendimi seni hatırlatan kelimelerle avuttum. Kendimi yalnızlığımla ; aldattım. Gidişlerine kaç kuyruklu yalan uydurdum. Kaç kez kaçınılmaz bu gerçekle aynalarda yüzleşmekten korktum. Hiçbir zaman dillendiremedim senin gidişini hatırlatan kelimelerle. Ama yutkunamadım, dudaklarıma kilit vuramadım işte . Hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen. Gece olup herkes evine döndüğünde anladım senin bir daha dönmeyecek şekilde gittiğini. Gittin, hiçbir zaman geri gelmeyecektin..
DİZLERİNDEKİ HAYALİ HASRET CEKMİŞTİM AMA BU HASRETLERDE YARIM KALDI HAYAT HERZMAN BANA GÜLMÜYOR...ŞİMDİ O DİZLERDE BİR BASKASI OLSADA SEVGİLİM SEN MUTLUYSAN BEN O DİZLERDEN YOKSUNDA YASAYABİLİRİMMM SEVİPTE SÖYLEYEMEDİĞİM SÖZLER SARKILAR VAR YASANMASI GEREKEN AMA YASANAMAYIPTA YARIM KALAN BİR ASK ÖYKÜSÜ SİİRLERDE YAZILARIMDA SAKLIKALSADA GİDENE DUR DİYEMEMKİ DİYEMEDİM SERBEST BIRAKMISTIM ADAM SANDIM EVET SEN MUTLU OL DİYE O SAHIS DÜN SENİN MEİLİNE GİRDİ VE BENİM MELİMİ ALIP EKLEDİ VE BEN DOST OLARAK GÖZÜKTÜM HİCBİRSEY YASANMAYAN BİR DOST HİÇBİSEY ANLATMADIM SENİ SAVUNDUM AMA LANET ETTİM NEDEN BASKALRI MUTLUYKEN KAFESLERDEYİM NEDEN BEN MUTLU OL DİYE MUTSUZDUM BEN HAKETMEDİMKİ NEDEN....SENDE BİRGÜN BENİ ANLICAKSIN AMA GEC OLSADA BEN BELKİ OLMİYACAGIM SENİ RAHATSIZ ETMEDİMKİ DAHACOK SENİN İÇİN DÜN GECE ZORAKİ PARMAKLARIM YAZDI İSTEMESEMDE O YAZILARI YAZDIM İŞTE SENİ SAVUNDUM YA ONA AMA ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEGENEREK BELKİ SEN BUNLARI BİLMİCEKSİN KIYMET BİLENE OYSAKİ KIYMET NEDİR BİLİNMEDİKİ...YAZIK COK YAZIK ....dertli bağrımda CAMDAN bir KALP var artık dönsen de geçmez ki bu kırıklar!.........
Sevipte Söyleyemediğim Şarkılar Var... Bir Dizesini Asla Hatırlayamadığım Şiirler... Keşke... Keşke ''O'' Ben Olsaydım Dediğim... 'Hikaye Kadınları'... Düşlerim Var... Uyandığımda Yalnızca Başını Hatırladığım... Ve Asla Sonuna Kadar Görmeyi Beceremediğim... Bir 'Adam' Var Düşümde,Tam Dokunacakken Uyandırıldığım... Bir 'Adam'... Sonumuzun Ne Olacağını Hiç Öğrenemediğim... Düşümde Bir 'Adam' Var... Benim Mi...? Bilemediğim... Bir 'Adam' Var Diyorum,Düşünüp (Düş)ümden Ayrı Kaldığım... ''
Sis Giyinmiş Tüm Kelimelerim... ''A''cının Baş Harfiyle Adını Nef(es)ledim... Kırık Dökük Bir Sağanak Başucumdaki... Hüznü İki Mısra Arasında Sobelemiş... Ve... Yakası Kirlenmiş Mevsimlerin... Bir ''An'' Önce Büyümek İsteyen Çocukluğum Misali... Ellerimdeydi Düşlerim... Sahipsiz Bir Kaç Şehrin Yollarında... Böylesine Apansızca, Kaybetmek İstemezdim... Yetmiyor Sözcükler... Hayatı Tekelinde Taşıyacak Kadar Güçlü Değiller... Uzun Zamandır Dinlemediğim Bir Şarkının Önsözü Örselenmiş Hatıraları Gibiler... Aynı Notada Ve Bir Aralıkta Harcanmış... Aynı S(es)te;Aynı Nef(es)ler...
'' Durupta Söyleyemediğin Adım(sa)... Gizli Kapaklı... Sevda Türküleri Tuttursam Da Ben... Telli Duvaklı... Yanıma Korlar Mı 'Adam' Seni...? Koparıp,Acıtmazlar Mı Beni...? Nafile... Yanar Elim Dudağım... Seni Bana Yar Ederler Mi...? Seni Bana Yar Ederler Mi...? ''Yağmur'',Bulutu Unutursa... Dalında Çiceği Kurutursa... Yar Benden Utanırsa... Düşündüm,(Düş)ümden Ayrı Kaldım... ''
Buruk Ve Donuk Kalmış Ağzımdaki Bitmez Nakaratları... Dinmez İçimdeki Kundaklanmış Kadının İsyanları... Tükenmişliğin ''Mavi Ve Kırmızı'' Son Merdivenlerine Denk Düşer Ayak İzlerim... ''Sen''de Yaşayan ''Sen''sizliği Kapıma Tokmak Belledim... Kilitli Kalmış Bir Hayat Var Önümde... Düşümdeki ''Adam'';Ellerini Ver Şimdi! ''Aç Kapıyı'' Ve ''Söyle Adımı''... Temizle Kan Revan Ödünç Alınmış Hayat(lar)ımı... Kirlettiği(m) Her Ne Varsa ''Aşk''a Dair... Akla Ve Pakla... Ardından Başa Döndür Birbirine Geçmiş Yollarımı... Vuslat'ı İndir Gecenin En Pürüzsüz Teninden... Dudaklarına Sür Yüreğimde Biriktirdiğim Ayazları... Bir Kez Daha Düşlerimi Hecele... Kim Olduğunu Söyleme! Ben ''Aşk''ın İlk Ve Son Harfinde Karşılaştım Seninle... Bir Kez Daha Düşmeden (Düş)lerimde... Hiç Gelmesen De... Sadece ''Adım''la Gizlenen ''Adını'' Hecele(BİTTİRÜYA)
ilk yazı tadinda yazilmali bir askin son satirlari sana ilk yazım saydim belki seni cok özleyeceğim ama bil ki seni hep cok sevdim ve herzaman sevecegim
seni çok seviyorum herzaman sevecegim bin kalbim olsa sana hepsini verecegim bir gun kaparsak gozlerimizi son hiçkirik göklerde bulusturacak bizi
sana bu kez okeyden çaldigimiz taslari degil yüzünün kiblesine okuyamadigim dualari yazdim ne ezberleyip unuttuğumuz hicaz sarkilari nede zulada söndürdügümüz sigaralari beyaz yalanlarimizin ince hesaplarinida degil yillardir içimden sayikladiklarimi yazdim sana idamimi son dilegine tasiyamadigim itiraflarimi çaldigin yillarimi yazdim bu kez sana içimin en iç yanigi sakin aglama sen yoklugumuda at pencereden simdi ve okudugun her satirda yirt beni duvarlara astigin her asi sitemini tak pesimede gönder hadi içimin aciyan yüzü sakin aglama sen agzimdan her kaçani ezberle sadece ve soyleyemedigim diyer yalanlari bu yazı allahin emriyle bu mektup sana tüm hasretimi
seni çok seviyorum herzaman sevecegim bir kalbim olsa sana hepsini verecegim bir gün kaparsak gözlerimizi son hiçkirik göklerde bulusturacak bizi
tipki gözlerinin renginde mürekebim satirlarin bahtimin karaliginda kaybedilmis bütün savaslarim adina yenilmisligimin mahçup cesaretine siginipta sensizlige ve hep sezsizlige biriktirdiklerimi içimde daglari deviren izleri yazdim sana bir gün bu hikayeninde bitecegi aslinda hep aklimda sana veremedigim bütün sözler artik son satirlarimda içimin en iç yanigi bendeki bir enkaz yigini senin terk etmenin bile baskaydi tadi sana hasretlenmek zaten bana bir baht baksana bu ayrilik ikimizede çok yakisti içimin aciyan yüzü sakin aglama sen bende ki bir ayriligin hüznü sende kaybetmisligin aci telasi inan seninki cabuk gecer ama benim ayriligim kim bilir kim bilir kac ömür sürer
bir gün kaparsak gozlerimizi son hickirik göklerde bulusturacak bizi
Eklendiğinde,yalnızlığın yalnızlığıma...iki yalnızlık eder..düşün kıvrımlarımıza,rastlayan yok belki ama sönmüş yanardağların sabrını,enerjilerini içerir döngümüz;uzaktandır dinginliği..iki kişiliktir, aşk..başka yolu yoktur.ne erkendir ne geç lavları saçmaya sanırız ki,hep var olacaktır...sanırız sadece sessizken bedenimiz bir karınca yuvasıdır beynimiz.yalnızlıktır aşk.....köşeyi döndüğünde anlarsın...her aşk gurbettir..hiç bir şey aynı değildir bulutlarda ;ve iklim döndüğünde kışa,en uzaktır yakın olan.
Ruhum, kapalı kapılar ardında kilitli. Denize nazır bir yerde bıraktım bedenimi.. Benden ayrıldığında çok uzaklarda olacağını fısıldıyordu kulağıma.. Korkmadım onsuz olmaktan ve belki de kavuşma ümidiydi benim ki.. Dön deme çabası.. Kırgın değilim ruhumu bedenimden ayırmayı başarana.. Üzgün değildim kaldığım uzak diyarlarda.. İnsan bazen vazgeçer sevdiğinden, ruhuna eşdeğer saydığı da olsa Ayrılıklar da ölüm gibi gelmez mi zaten hep.. Derin bir acı hissetmez mi insan.. Çözümü zor olan sisli sokaklarda çaresizce dolaşmaz mı? Mecbur hisseder kendini başını alır gider, geride sadece loş hüzünler, iç sızlatan anılar, kalır.. Ne yapmalı sorusunu defalarca kendine sorar, o kadar sorar ki tek başına yalnızlık oyununu oynamak istemez.. Sahneye çıkmak zorundadır ama.. Perde açılır... Ruh, kapalı kapılar ardında kilitlide olsa, biraz aralar kendini.. Ama yorgundur, ürkmüştür, kendinden emin değildir. Yalnızlığı önünde sonunu göremediği bir yol olmuştur.. Karanlık bir sahnede başlar oyun, bu aslında ruhum bedene savaşıdır..Ruh söze başlar: Yıprandım ey beden.. Sevdim riyakarlık gördüm, sevdim sevdiğimden emin, ama ne buldum kırık dökük ruhlar gemisi.. Yıkıntı yürekler, kayıp düşler,kendi olmayıp başka maskeleri yüz seçenler.. Buna rağmen sende can bulmalı mıyım? Ardından Beden söze girer : Biz bir insanı insan yapanız. Bunun farkında mısın? Sen ve Ben birlikte olamazsak nasıl ayakta durur insanoğlu.. Ruh sinirlenerek: İnsanoğlunun ayakta durup durmaması umurum da değil artık..Ne gördüysem gene onlardan gördüm.. Varlığımı bertaraf ettiler..Kendimi ağlar olarak buldum, gece yarıları sokak aralarında. Sabahlara kadar dolaştım rahatlamak adına. Sonra deniz.. Denizle dertleştim biraz.. Hırçın dalgalarında o bile kendine göre haklıydı ben haksızken.. Sonra rüzgar.. Bana dokunamazsın derken tam.. Sana dokunma gayreti içinde değilim diyerek geçti gitti. Ben sensiz bir hiçmişim..Tüm varlığı idare eden ben. Koca bir Hiç! Ben olmasam sen yoksun. Soyut ve her şeyi çeken niye ben.. Beden geri çekilir gibi olur ve : Evet, haklısın galiba, bu kadar çabuk pes etmek.. ama haklısın Ne zaman sen benden gitsen artık tutmayacağım seni! Bu sefer kazandın Ruh.. Bu sefer sen Kazandın! Özgür olmayı hak ediyorsun sen. Benden ayrı olmayı.. Ben insanı yürütürüm.. en durup, düşündürür, duygular buhranına sokar çıkarsın. Bu sefer sen kazandın Ruh.. Özgürsün
birgece senden habersiz sana gelicem gün batımından sonra uykunu izlemek için
Bir gece geleceğim sana hiç ummadıgın bir anda !!artık gelmez diye diye düşünürken sen umudunu kesmişken...sen beklemiyorken beni,ben elimde papatyalarla gireceğim kapıdan..sessizce gireceğim içeriye sen uyurken,karanlıkken,pencereden içeri ay ısıgı girerken basucuna bırakıcam cicekleri,gözün yarı aralanıcak,düşmü gercekmi anlamauyacaksın..ciceklerin kokusu içine dolacak askım gözlerin kapalıyken gülümsemelerin yayılacak bitanem... birgece geleceğim sana sen istemesende kadının olmak içinyatagının kenarına oturup seni izleyip öyle sana bakıcağım senin beni bir sabah uykumu izlediğin gibi..tüm bedenini kazıyacağım beynime.kokunu alacagım.vucudunun cıplak yerlerine dokunmak isteğiyle yanıp tutusacagım seni izlerken erkeğim...gizli birsey yapar gibi heyecanlanacağım dudaklarına yaklastıracaım dudaklarımı,tam öpecekken gerei cekeceğim sonra dayanamıcam dokunacağım sevgilim...tutkuyla askla dokunacagım teninin sıcaklıgına dudaklarının tatlılığına..teninin sıcaklıgı parmaklarrrımdan tüm vucuduma yayılacak,terletecek beni.yanına uzanıp sarılmak isteyeceğim sen istemezken bedenimi bedenime yaslamakisteyeceğim ama yapmıcam.cünki o anın büyüsünü bozmamak için duracagım sen uyurken,saatler sürecek belki ama dayanacağım dayanmam gerek... bir gece gelicem sana her neredeysen oraya kim varsa yanında umrumda bile değil sevgilim,ben gelince kovacagım.aylardır yıllardır içimde biriken ask sözcüklerini fısıldamak için kulagına,sana olan hasretimi dindirmek için gelicem .sonra uyanacaksın uykudan ve sasıracaksın..benmiyim karsındaki yoksa hayalmi????senmisin diye fısıldayacaksın ve o içeri giren ay ısıgında hani ilk bulusmamısda batık gemideki ay ısıgındaki gibi dokunmaya calısacaksın elimi uzxatacagım ellerine ozaman benim oldumu anlayacaksın...yalnız gecen gecelere son vermek için gelecegim sana,bir gece o ilk dolunay bulusmasındaki gibi yanıbasına o karanlıkta bir ay dogacak odamıza oda senin gözlerindeki dolunay ısıgı olacak.ay gözlerinde dogacak..sarılacaksın bana,,içine sıgdırmak istercesine,sıkı sıkı...yüreklerimizi bulusturacağız,,ruhlarımız sevismeli önce seviseceklerde sevistireceğiz önce,kıpırdamadan duracagız.ne zamanki inanacakaksın artık yanında olduguma,bırakacaksın bedenini baana işte ozaman kadının olacagım birtanem hayatımın anlamı ...ve nihayet tek beden olacagız,bir olacagız o anın esiri olucagız ve ben o anın esiri olmaktan korkmicam...bir gece geleceğim ve red edemeyecegin bir teklifi suunucam sana..bunu duyunca inanmıcaksın bana.cevabın hazır olacak ama saskınlıktan sözcüklerini kelimeri cıkaramıcaksın agzından cünki o gece tamamen senin olacagım.bir gece sana dünyayı,sana hayatı,sana askı sunmak için gelicem bebeğim
Bütün dertlerimi unntturacak insan! Öyle büyüksün ki içimde.Karşı koyamıyorum sana.Benliğime işlemişsin inceden inceye.Hoşnutsuzluk yok bu ifadelerde;bilakis memnunum,bende benimle yaşamandan.Aksine yokluğun acıtır canımı.İster alılşkanlık de,ister mecburiyet.Nasıl istersen öyle algıla... Kendime bir söz verdim. Senş hayatımdan hiç bir zaman çıkarmayacağım.Derin düşündüğümde asıl amaç yani yaşantımızın asıl amacı mutluluk değil mi? Eee?Seninle mutluysam ve hep mutlu olacağıma inanıyorsam ,her şey bir yana;kendim için bu sözü tutmayayım? Mantık ve duygular her zaman aynı şeyi söylemez.Hem içim hem de mantığım seni istiyor. Bir ödül gibisin ömrüme.Seni kazanmak yada beni kazanman için çok ama çok uğraştık.Gün geldi kuruntuya da düştüm ama hiç bir zaman pes etmedim.Rest de çektim yada cektin,kavga da ettim yada ettin. ama hiç birinde art niyet olmaksızın yaptım herşeyi,SENİN İÇİN,SENİ KAYBETMEMEK İÇİN...ya sen BENİ KAYBETMEMEK İÇİN NELER YAPTIN...
|
| |
|
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/2/2007 - birgece senden habersiz sana gelicem gün batımından sonra uykunu
kendimden yada son sigaram içinn... kendimi çok kötü hissediyorum bugünnn acayip bunalımdayım ...ALLAHIM bana neler oluyorr..kendine hakim olamaz hale geldim.zaman durduu gökyüzünde,içimdeki fırtına büyüyorr yorulmadım ama aslada yorulmayacağım....yaşamak buysa eğer;sevmek böle bişeyse sonuna kadar varım ben bu sevgideee...yüreğim kabarsada ,gözlerim ağlasada,içim yansada varım ben bu yolculukta...son sigaram diyorum çünkü;sonun bi sonu yokkk kelimeler bile yetmiyor bazan anlatmaya herşeyiii.gözlerin nerde anlatabilirlerdii belkiii beniiii..şimdi sensizim yada nefessizz..içim daralıyorr..sen hiç nefessiz kaldınmıı bebeğimm demek isterdim ama bebeğim yok artık dostum varrr!!SEN HİÇ NEFESSİZ KALDINMI DOSTUM?????............................................................................yazamıyorum ,konuşamıyorum,anlatamıyorum ,ölüyorum,sensizim çok özledimm dayanamıyorum!!!!!!!!!!!!!!
Saçlarımı bırakıyorum lavabona, yatağına, yastığına... terinle yapışmış bir tanesi omzunla boynunun kesiştiği kıvrımda.
Göz yaşlarımı bırakıyorum avucuna, göğsüne yattığımda tenine yağdırdığım göz yaşlarımı bırakıyorum sana. Nefesini, atışı varlığının en büyük kanıtı olan kalp sesini dinlerken, gidecek olmanın yaşını bırakıyorum tişörtüne. Buharlaşıp kuruyacak daha ben gitmeden! Taze anılar bırakıyorum sana. Kokusu beynimize kıvrılan yeni anılar. Ve güzel güneşli günler bırakıyorum ardımda. Mutluluğu yansıtmanın çok yakışacağı çakmak gözlerine...
Bitmeye başlayalı çok olmadı. Görmüş, beğenmiş, sevişmiştik
Kar ayaza kesiyor içim üşür Vur yüreği zalimce aşka düşür Meşk nerede sevdiğim sen söyle Az gelir yaşamak bana söyle
Sonra acımasızca saldıran yalnızlığımıza karşı ittifak oluşturduk. Güçlenmeye ihtiyacımız vardı, ayakta kalmaya, yalnızlığa dayanabilmek için bir süre daha. Çıkıp geldim peşinden. Çağır istedim. Gel de istedim, dedin sende. Biteceğini, bitmesi gerektiğini biliyorduk. Hatta pek de gizli olmayan bir övünç duyuyorduk ezberletilmiş sevgilerin dışına taşabilmenin, biteceğini bilmenin yaralamasına izin vermeyişine. Sonsuzluk işaretinin kesişim noktasıydık biz sadece. Sen beni şimdiki zamana bağlıyordun. Geleceğin ne olacağı umurumuzda bile değildi. Ben hazırdım sonsuzluğun sonunda damarlarıma verilecek acıya. Şimdi yavaş yavaş geliyorum kendime. Dün gece verilmeye başlandı zehir damarlarıma. Acı eşiği aşıldığından sadece çenemi kasıyorum. Artık sıkı değil yumruklarım, direnmiyorum. Sonsuzluk bitiyor. Ayrılıp kesişim noktamızdan, hızla devineceğiz ters istikametlere.
Yar yüreğinin deli bekçisiyim Sevdanın kapında nöbetteyim
Her saat sesinde gitmelerin korkusu Her günün sonunda birikir yokluğunu tortusu
Ben çelindim. Çalındım bir rüyanın, insanların sevgi kalıplarının birine itildim, birşey yapmamanın güçlüğünde. Tam kaybediyordum ki kendimi o ezberin içinde, tutup çıkardın beni, çektin yine... İnişe geçmeye henüz başlamış olan bir su kuşu gibiydim, sanki kırıldı kanadım ve çakıldım yere! Sonsuzluğun bitecek olduğunun gerçekliğine! Konuşamıyor, inliyordum ama duymuyordun beni, O an sessizliğimden korkuyordun! Bir rüyanın en güzel yerinde uyandırılmış gibi oldum. Bir rivayete göre insan beyninin kaldığı yerden devam edebilmesi için uyanınca iki soruya yanıt bulması gerekirmiş:Burası neresi ve saat kaç?& Sonsuzluğun sonunda ve sensizliğe üç kala buldum kendimi. Üstelik bunun beni bu denli sarsacağından senin de benim de haberimiz yoktu ve işte bu yüzden yaptığın suç değildi.
Kar beyazı düşüyor saça Yar adını koyuver ölüm kaça Bir iptir bedeli çok deme sakın An gelir ödenir..
Böyle olsun istemezdim. Kurallara sokamadığımız, sokmayı da denemediğimiz ilişkimize böyle bir sonu layık görmedim ama oldu bir kere. Belki bir gün yine bir şekilde, bir flaş patlaması kadar süren koca bir zaman diliminde yine geleceğiz göz göze. Ama şimdi gitmeliyim zira emir büyük yerden!
Sana saçlarımı bırakıyorum, göz yaşlarımı bırakıyorum. Kapının üzerine,ilacını içmeyi unutma yazılı bir not, ayakkabılığa bir bardak su bırakıyorum. En derin yerinden kalbimin, en derin yerine kalbinin, sevgimi bırakıyorum! Öyle çok seviyorum ki seni, işte o yüzden gidiyorum!
Dilimden düşmüyor kolaysa gel de al İçimden söküp aşkını Çektiysen kahrımı helal et hakkını ZORLU SEVDAM hoşçakal..
...:::::HOSCAKAL:::::... ...:::::::ZuZU:::::.....
Her yağmur sen olursun yüreğimde Her ıslandığımda içimdeki sokaklarını hüzün kaplar, sel basar Ve ben Ağlamalarım gözükmesin diye yağmurda buğulanır gözlerim Zihnim boş bakışlarım öteleri soluklar Ayrılığın boğazımda bin düğüm. Gönlümde hazan iklimleri Bir eylül sabahı gibi yalnızlığım. Şimdi neden yaşıyorum bilemiyorum. Sensizlik boğazıma geçmiş ip gibi İçimde sızı.. Gözlerimde ayrılığın acıları Yüzümde çizgileri Titreyen ellerime sözüm geçmiyor artık Titreyen kalbime teskin olamıyor hiçbir ümit şarkısı Oysa hiçbir acıda kalbim bu kadar ağırlaşmamıştı Hiç bu kadar koymamıştı Sessizliğim çığlık olur okyanus ötesi sevdama Yaslandığım yüreğin yok yüreğimde Senden bana bir ızdırap kaldı ki tarifsiz Zemheri bir fırtınaya gebe gelecek günlerim Yaktığım resimlerin değil,kalbim Yüreğim üşüyor,canım yanıyor Ne yalan söyleyeyim sensizlik bana çok koyuyor. Senden sonra İçimdeki ağaçlar yıkıldı Yapraklar düştü Anlıma acı diye ayrılık yazıldı. Kapattı tüm baharlar kapılarını Gönlüme kalın kalın kilitler düştü Zaman sustu Yaşananlar bir düştü Kalemim ayırılıklara küstü Senden sonra
Her kelimem yalnızlığa tutsak. Her gülüşüm sana uzak. Yüreğimle yüreğine dokunsam, Gülüşün düşer haramın avuçlarına. Gözyaşlarımı yüzüne bıraksam, İmkânsızlık düşer hasret paydalarımıza. Sen üzülme diye satır aralarına ördüm yokluğunun sancılarını. Duyup ağlama diye bir saçak altına sığınıp şimşek gürültülerinde yutkundum sensizliğin çığlıklarını
Yüreğinde bir bahar göremeden, kanayan yaralarımı iyileştirmeden çekip gittin. Gitmeliydin, hiçbir zaman dönmeyecek şekilde yüreğimde sana dair ne varsa alıp gittin. Gittin diyorum hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen. Evet, bu cümleyi kurmamak için ne savaşlar verdim..
hücrelerinde bir bilsen
Güneşler kurutmaz ıslak kirpiklerimizi. Şarkılar avutmaz ikimizi de. Gün gelir, Gözlerimizden akan Yaş olur ayrılığımız. Gün gelir, Yüreğimizi yakan Yangın olur yalnızlığımız. Gün gelir, Yoklukta yüreğimizi dayandığımız sırt, Uçurumlarda tutunduğumuz bir dal olur İmkânsızlığımız... Yalnızlığında depreşen yaralarımı görme diye kalemi kırdım, ismini anan dudaklarıma kilit vurdum seni üzecek tek bir kelime söylemesin diye. Sen varken taze tomurcuklar açan kelimelerim yokluğunda paslansın istedim. Sen benim canımdın. Sana ve gözyaşlarına kıyamadım işte. Sana acı vermemek için yüreğimdeki senden kaçtım. Senin olduğun her yerden uzaklaştım. Hayattan, bu satırlardan kısacası her şeyden kaçtım.. Ve bir gün Cennetin köşelerinde Sarıldığımız gül kokulu bir sevda olur Islak gözyaşlarımız Gitmelerini erteledim yüreğimin kıyılarında. Bitkisel hayata girmiş varlığını kendi soluğumla yaşatmak istedim. Soluğu tükenmiş bir cana canımı verircesine yokluğuna anlatan kelimelerden kaçtım..Canımdan canımı koparıp biraz daha varlığında gülümseyebilmek için kendimi seni hatırlatan kelimelerle avuttum. Kendimi yalnızlığımla ; aldattım. Gidişlerine kaç kuyruklu yalan uydurdum. Kaç kez kaçınılmaz bu gerçekle aynalarda yüzleşmekten korktum. Hiçbir zaman dillendiremedim senin gidişini hatırlatan kelimelerle. Ama yutkunamadım, dudaklarıma kilit vuramadım işte . Hiçbir zaman yüreğime gelmemiştin sen. Gece olup herkes evine döndüğünde anladım senin bir daha dönmeyecek şekilde gittiğini. Gittin, hiçbir zaman geri gelmeyecektin..
DİZLERİNDEKİ HAYALİ HASRET CEKMİŞTİM AMA BU HASRETLERDE YARIM KALDI HAYAT HERZMAN BANA GÜLMÜYOR...ŞİMDİ O DİZLERDE BİR BASKASI OLSADA SEVGİLİM SEN MUTLUYSAN BEN O DİZLERDEN YOKSUNDA YASAYABİLİRİMMM SEVİPTE SÖYLEYEMEDİĞİM SÖZLER SARKILAR VAR YASANMASI GEREKEN AMA YASANAMAYIPTA YARIM KALAN BİR ASK ÖYKÜSÜ SİİRLERDE YAZILARIMDA SAKLIKALSADA GİDENE DUR DİYEMEMKİ DİYEMEDİM SERBEST BIRAKMISTIM ADAM SANDIM EVET SEN MUTLU OL DİYE O SAHIS DÜN SENİN MEİLİNE GİRDİ VE BENİM MELİMİ ALIP EKLEDİ VE BEN DOST OLARAK GÖZÜKTÜM HİCBİRSEY YASANMAYAN BİR DOST HİÇBİSEY ANLATMADIM SENİ SAVUNDUM AMA LANET ETTİM NEDEN BASKALRI MUTLUYKEN KAFESLERDEYİM NEDEN BEN MUTLU OL DİYE MUTSUZDUM BEN HAKETMEDİMKİ NEDEN....SENDE BİRGÜN BENİ ANLICAKSIN AMA GEC OLSADA BEN BELKİ OLMİYACAGIM SENİ RAHATSIZ ETMEDİMKİ DAHACOK SENİN İÇİN DÜN GECE ZORAKİ PARMAKLARIM YAZDI İSTEMESEMDE O YAZILARI YAZDIM İŞTE SENİ SAVUNDUM YA ONA AMA ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEGENEREK BELKİ SEN BUNLARI BİLMİCEKSİN KIYMET BİLENE OYSAKİ KIYMET NEDİR BİLİNMEDİKİ...YAZIK COK YAZIK ....dertli bağrımda CAMDAN bir KALP var artık dönsen de geçmez ki bu kırıklar!.........
Sevipte Söyleyemediğim Şarkılar Var... Bir Dizesini Asla Hatırlayamadığım Şiirler... Keşke... Keşke ''O'' Ben Olsaydım Dediğim... 'Hikaye Kadınları'... Düşlerim Var... Uyandığımda Yalnızca Başını Hatırladığım... Ve Asla Sonuna Kadar Görmeyi Beceremediğim... Bir 'Adam' Var Düşümde,Tam Dokunacakken Uyandırıldığım... Bir 'Adam'... Sonumuzun Ne Olacağını Hiç Öğrenemediğim... Düşümde Bir 'Adam' Var... Benim Mi...? Bilemediğim... Bir 'Adam' Var Diyorum,Düşünüp (Düş)ümden Ayrı Kaldığım... ''
Sis Giyinmiş Tüm Kelimelerim... ''A''cının Baş Harfiyle Adını Nef(es)ledim... Kırık Dökük Bir Sağanak Başucumdaki... Hüznü İki Mısra Arasında Sobelemiş... Ve... Yakası Kirlenmiş Mevsimlerin... Bir ''An'' Önce Büyümek İsteyen Çocukluğum Misali... Ellerimdeydi Düşlerim... Sahipsiz Bir Kaç Şehrin Yollarında... Böylesine Apansızca, Kaybetmek İstemezdim... Yetmiyor Sözcükler... Hayatı Tekelinde Taşıyacak Kadar Güçlü Değiller... Uzun Zamandır Dinlemediğim Bir Şarkının Önsözü Örselenmiş Hatıraları Gibiler... Aynı Notada Ve Bir Aralıkta Harcanmış... Aynı S(es)te;Aynı Nef(es)ler...
'' Durupta Söyleyemediğin Adım(sa)... Gizli Kapaklı... Sevda Türküleri Tuttursam Da Ben... Telli Duvaklı... Yanıma Korlar Mı 'Adam' Seni...? Koparıp,Acıtmazlar Mı Beni...? Nafile... Yanar Elim Dudağım... Seni Bana Yar Ederler Mi...? Seni Bana Yar Ederler Mi...? ''Yağmur'',Bulutu Unutursa... Dalında Çiceği Kurutursa... Yar Benden Utanırsa... Düşündüm,(Düş)ümden Ayrı Kaldım... ''
Buruk Ve Donuk Kalmış Ağzımdaki Bitmez Nakaratları... Dinmez İçimdeki Kundaklanmış Kadının İsyanları... Tükenmişliğin ''Mavi Ve Kırmızı'' Son Merdivenlerine Denk Düşer Ayak İzlerim... ''Sen''de Yaşayan ''Sen''sizliği Kapıma Tokmak Belledim... Kilitli Kalmış Bir Hayat Var Önümde... Düşümdeki ''Adam'';Ellerini Ver Şimdi! ''Aç Kapıyı'' Ve ''Söyle Adımı''... Temizle Kan Revan Ödünç Alınmış Hayat(lar)ımı... Kirlettiği(m) Her Ne Varsa ''Aşk''a Dair... Akla Ve Pakla... Ardından Başa Döndür Birbirine Geçmiş Yollarımı... Vuslat'ı İndir Gecenin En Pürüzsüz Teninden... Dudaklarına Sür Yüreğimde Biriktirdiğim Ayazları... Bir Kez Daha Düşlerimi Hecele... Kim Olduğunu Söyleme! Ben ''Aşk''ın İlk Ve Son Harfinde Karşılaştım Seninle... Bir Kez Daha Düşmeden (Düş)lerimde... Hiç Gelmesen De... Sadece ''Adım''la Gizlenen ''Adını'' Hecele(BİTTİRÜYA)
ilk yazı tadinda yazilmali bir askin son satirlari sana ilk yazım saydim belki seni cok özleyeceğim ama bil ki seni hep cok sevdim ve herzaman sevecegim
seni çok seviyorum herzaman sevecegim bin kalbim olsa sana hepsini verecegim bir gun kaparsak gozlerimizi son hiçkirik göklerde bulusturacak bizi
sana bu kez okeyden çaldigimiz taslari degil yüzünün kiblesine okuyamadigim dualari yazdim ne ezberleyip unuttuğumuz hicaz sarkilari nede zulada söndürdügümüz sigaralari beyaz yalanlarimizin ince hesaplarinida degil yillardir içimden sayikladiklarimi yazdim sana idamimi son dilegine tasiyamadigim itiraflarimi çaldigin yillarimi yazdim bu kez sana içimin en iç yanigi sakin aglama sen yoklugumuda at pencereden simdi ve okudugun her satirda yirt beni duvarlara astigin her asi sitemini tak pesimede gönder hadi içimin aciyan yüzü sakin aglama sen agzimdan her kaçani ezberle sadece ve soyleyemedigim diyer yalanlari bu yazı allahin emriyle bu mektup sana tüm hasretimi
seni çok seviyorum herzaman sevecegim bir kalbim olsa sana hepsini verecegim bir gün kaparsak gözlerimizi son hiçkirik göklerde bulusturacak bizi
tipki gözlerinin renginde mürekebim satirlarin bahtimin karaliginda kaybedilmis bütün savaslarim adina yenilmisligimin mahçup cesaretine siginipta sensizlige ve hep sezsizlige biriktirdiklerimi içimde daglari deviren izleri yazdim sana bir gün bu hikayeninde bitecegi aslinda hep aklimda sana veremedigim bütün sözler artik son satirlarimda içimin en iç yanigi bendeki bir enkaz yigini senin terk etmenin bile baskaydi tadi sana hasretlenmek zaten bana bir baht baksana bu ayrilik ikimizede çok yakisti içimin aciyan yüzü sakin aglama sen bende ki bir ayriligin hüznü sende kaybetmisligin aci telasi inan seninki cabuk gecer ama benim ayriligim kim bilir kim bilir kac ömür sürer
bir gün kaparsak gozlerimizi son hickirik göklerde bulusturacak bizi
Eklendiğinde,yalnızlığın yalnızlığıma...iki yalnızlık eder..düşün kıvrımlarımıza,rastlayan yok belki ama sönmüş yanardağların sabrını,enerjilerini içerir döngümüz;uzaktandır dinginliği..iki kişiliktir, aşk..başka yolu yoktur.ne erkendir ne geç lavları saçmaya sanırız ki,hep var olacaktır...sanırız sadece sessizken bedenimiz bir karınca yuvasıdır beynimiz.yalnızlıktır aşk.....köşeyi döndüğünde anlarsın...her aşk gurbettir..hiç bir şey aynı değildir bulutlarda ;ve iklim döndüğünde kışa,en uzaktır yakın olan.
Ruhum, kapalı kapılar ardında kilitli. Denize nazır bir yerde bıraktım bedenimi.. Benden ayrıldığında çok uzaklarda olacağını fısıldıyordu kulağıma.. Korkmadım onsuz olmaktan ve belki de kavuşma ümidiydi benim ki.. Dön deme çabası.. Kırgın değilim ruhumu bedenimden ayırmayı başarana.. Üzgün değildim kaldığım uzak diyarlarda.. İnsan bazen vazgeçer sevdiğinden, ruhuna eşdeğer saydığı da olsa Ayrılıklar da ölüm gibi gelmez mi zaten hep.. Derin bir acı hissetmez mi insan.. Çözümü zor olan sisli sokaklarda çaresizce dolaşmaz mı? Mecbur hisseder kendini başını alır gider, geride sadece loş hüzünler, iç sızlatan anılar, kalır.. Ne yapmalı sorusunu defalarca kendine sorar, o kadar sorar ki tek başına yalnızlık oyununu oynamak istemez.. Sahneye çıkmak zorundadır ama.. Perde açılır... Ruh, kapalı kapılar ardında kilitlide olsa, biraz aralar kendini.. Ama yorgundur, ürkmüştür, kendinden emin değildir. Yalnızlığı önünde sonunu göremediği bir yol olmuştur.. Karanlık bir sahnede başlar oyun, bu aslında ruhum bedene savaşıdır..Ruh söze başlar: Yıprandım ey beden.. Sevdim riyakarlık gördüm, sevdim sevdiğimden emin, ama ne buldum kırık dökük ruhlar gemisi.. Yıkıntı yürekler, kayıp düşler,kendi olmayıp başka maskeleri yüz seçenler.. Buna rağmen sende can bulmalı mıyım? Ardından Beden söze girer : Biz bir insanı insan yapanız. Bunun farkında mısın? Sen ve Ben birlikte olamazsak nasıl ayakta durur insanoğlu.. Ruh sinirlenerek: İnsanoğlunun ayakta durup durmaması umurum da değil artık..Ne gördüysem gene onlardan gördüm.. Varlığımı bertaraf ettiler..Kendimi ağlar olarak buldum, gece yarıları sokak aralarında. Sabahlara kadar dolaştım rahatlamak adına. Sonra deniz.. Denizle dertleştim biraz.. Hırçın dalgalarında o bile kendine göre haklıydı ben haksızken.. Sonra rüzgar.. Bana dokunamazsın derken tam.. Sana dokunma gayreti içinde değilim diyerek geçti gitti. Ben sensiz bir hiçmişim..Tüm varlığı idare eden ben. Koca bir Hiç! Ben olmasam sen yoksun. Soyut ve her şeyi çeken niye ben.. Beden geri çekilir gibi olur ve : Evet, haklısın galiba, bu kadar çabuk pes etmek.. ama haklısın Ne zaman sen benden gitsen artık tutmayacağım seni! Bu sefer kazandın Ruh.. Bu sefer sen Kazandın! Özgür olmayı hak ediyorsun sen. Benden ayrı olmayı.. Ben insanı yürütürüm.. en durup, düşündürür, duygular buhranına sokar çıkarsın. Bu sefer sen kazandın Ruh.. Özgürsün
birgece senden habersiz sana gelicem gün batımından sonra uykunu izlemek için
Bir gece geleceğim sana hiç ummadıgın bir anda !!artık gelmez diye diye düşünürken sen umudunu kesmişken...sen beklemiyorken beni,ben elimde papatyalarla gireceğim kapıdan..sessizce gireceğim içeriye sen uyurken,karanlıkken,pencereden içeri ay ısıgı girerken basucuna bırakıcam cicekleri,gözün yarı aralanıcak,düşmü gercekmi anlamauyacaksın..ciceklerin kokusu içine dolacak askım gözlerin kapalıyken gülümsemelerin yayılacak bitanem... birgece geleceğim sana sen istemesende kadının olmak içinyatagının kenarına oturup seni izleyip öyle sana bakıcağım senin beni bir sabah uykumu izlediğin gibi..tüm bedenini kazıyacağım beynime.kokunu alacagım.vucudunun cıplak yerlerine dokunmak isteğiyle yanıp tutusacagım seni izlerken erkeğim...gizli birsey yapar gibi heyecanlanacağım dudaklarına yaklastıracaım dudaklarımı,tam öpecekken gerei cekeceğim sonra dayanamıcam dokunacağım sevgilim...tutkuyla askla dokunacagım teninin sıcaklıgına dudaklarının tatlılığına..teninin sıcaklıgı parmaklarrrımdan tüm vucuduma yayılacak,terletecek beni.yanına uzanıp sarılmak isteyeceğim sen istemezken bedenimi bedenime yaslamakisteyeceğim ama yapmıcam.cünki o anın büyüsünü bozmamak için duracagım sen uyurken,saatler sürecek belki ama dayanacağım dayanmam gerek... bir gece gelicem sana her neredeysen oraya kim varsa yanında umrumda bile değil sevgilim,ben gelince kovacagım.aylardır yıllardır içimde biriken ask sözcüklerini fısıldamak için kulagına,sana olan hasretimi dindirmek için gelicem .sonra uyanacaksın uykudan ve sasıracaksın..benmiyim karsındaki yoksa hayalmi????senmisin diye fısıldayacaksın ve o içeri giren ay ısıgında hani ilk bulusmamısda batık gemideki ay ısıgındaki gibi dokunmaya calısacaksın elimi uzxatacagım ellerine ozaman benim oldumu anlayacaksın...yalnız gecen gecelere son vermek için gelecegim sana,bir gece o ilk dolunay bulusmasındaki gibi yanıbasına o karanlıkta bir ay dogacak odamıza oda senin gözlerindeki dolunay ısıgı olacak.ay gözlerinde dogacak..sarılacaksın bana,,içine sıgdırmak istercesine,sıkı sıkı...yüreklerimizi bulusturacağız,,ruhlarımız sevismeli önce seviseceklerde sevistireceğiz önce,kıpırdamadan duracagız.ne zamanki inanacakaksın artık yanında olduguma,bırakacaksın bedenini baana işte ozaman kadının olacagım birtanem hayatımın anlamı ...ve nihayet tek beden olacagız,bir olacagız o anın esiri olucagız ve ben o anın esiri olmaktan korkmicam...bir gece geleceğim ve red edemeyecegin bir teklifi suunucam sana..bunu duyunca inanmıcaksın bana.cevabın hazır olacak ama saskınlıktan sözcüklerini kelimeri cıkaramıcaksın agzından cünki o gece tamamen senin olacagım.bir gece sana dünyayı,sana hayatı,sana askı sunmak için gelicem bebeğim
Bütün dertlerimi unntturacak insan! Öyle büyüksün ki içimde.Karşı koyamıyorum sana.Benliğime işlemişsin inceden inceye.Hoşnutsuzluk yok bu ifadelerde;bilakis memnunum,bende benimle yaşamandan.Aksine yokluğun acıtır canımı.İster alılşkanlık de,ister mecburiyet.Nasıl istersen öyle algıla... Kendime bir söz verdim. Senş hayatımdan hiç bir zaman çıkarmayacağım.Derin düşündüğümde asıl amaç yani yaşantımızın asıl amacı mutluluk değil mi? Eee?Seninle mutluysam ve hep mutlu olacağıma inanıyorsam ,her şey bir yana;kendim için bu sözü tutmayayım? Mantık ve duygular her zaman aynı şeyi söylemez.Hem içim hem de mantığım seni istiyor. Bir ödül gibisin ömrüme.Seni kazanmak yada beni kazanman için çok ama çok uğraştık.Gün geldi kuruntuya da düştüm ama hiç bir zaman pes etmedim.Rest de çektim yada cektin,kavga da ettim yada ettin. ama hiç birinde art niyet olmaksızın yaptım herşeyi,SENİN İÇİN,SENİ KAYBETMEMEK İÇİN...ya sen BENİ KAYBETMEMEK İÇİN NELER YAPTIN...
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
BUBENİM GALİBAYA
1biletsizyolcu Belki anka kuşunun kanadında gelmedik.'Gak' deyince et,'guk' deyince su vermedik belki.Başını ezemedik devlerin.Peri padişahının kızıyla kırk gün kırk gece düğün yapamadık.Ama en derin okyanusların en kuvvetli anafrolarınca dibe çekilirken dahi,en tepeye çıkacağımızdan asla şüphe etmedik.Yankı vadisindeki sessizliğimizi kalbimizin ritmini 'yar'diye haykıran dağlar bozdu.çaglayan sesi degişti derelerin ismini her daim anar oldu.Biz aşkımızı suya yazdık okumaya yürek ister.Kalbe işlemiş sevgiyi
Kategoriler
DOSTLARIM HOŞGEDİNİZ
• agnia • abhorrence • ahmetfuat • aysunsay • bayansanem • ahsuvera • beyazgulalev • arzu tezel • ahirem • mecnun1965 • anaksimona • heyysen • guzelbirruyagordum • aaysen • amatoryasamak • asligibi • aglayamam • sedatreisvatansever • emellerim • 74ariseverler74 • agustosyagmuru50 • zeynep03 • asigunes • koookle • 74kaan74 • ihanetlerdeyiz • laz74
|